Meditasyonla (Şimdilik) Çok Başarısız Sınavım

why-you-should-meditate-now-mainBir insan evladının Bali’nin Ubud bölgesinde zaman geçirip memlekete dönünce “bundan sonra meditasyon yapacağım her gün ya!” dememesi imkansız.

Her yeri tapınaklarla dolu, her köşesinde tütsüler yakılan, spiritüel faaliyetten geçilmeyen, yemyeşil sessizlikler ve göz alıcı güzellikteki bir tabiatın içindeki Ubud’da doğal meditasyon seanslarını yaşıyorsunuz farkında bile olmadan.

İnsanın beyni boşalıyor, iç sesiniz susuyor ve şimdiye kadar pek de ciddiye almadığım “anı yaşamak” deneyiminin şahaneliğini kavrıyorsunuz bu güzel beldede.

Bir de Ubud’luların yüzlerinden hiç eksilmeyen gülümsemelerine ve her an size de hissettirdikleri “iç huzur”larına tanık olunca meditasyon yapmayı istemeniz kaçınılmaz oluyor. Siz de onlar gibi görmek istiyorsunuz dünyayı.

Lakin orası Ubud, burası gerçek hayat …

Read more

Yaşasın Cuma Geldi!

schedule of your mood with smiles from monday to friday
schedule of your mood with smiles from monday to friday

Beyaz yakalı dostlarımın içini perşembe akşamından bir sevinç kaplar.

Yüzdeki stres hafiften silinir, perşembe geceleri daha geç yatılır, arkadaşlarla dışarıda buluşulur. Ne de olsa ertesi gün Cuma! Yani pazar akşam üstlerinin kasvetinin tam tersi.

Yıllardır gözlemleyip üzüldüğüm bir gerçek bu maalesef. Bir çok ofis çalışanından fazla çalıştığım halde çok şükür ki bu durum bana yabancı.

Bunun en büyük nedeni ise basit: Seviyorum ben bu işi!

Read more

Plazalara Bayram Geldi!

river_plaza_8369386Bu hafta plaza çalışanlarında genel bir gevşeme gözlemliyorum: “X konusu vardı, bayram sonrası bakarız”. “Toplantıyı bayram sonrasına erteleyelim”…

Bayram yaklaştıkça tuz kokulu bir tatil havası plaza koridorlarında dolaşmaya başladı anlayacağınız. Son derece normal tabi. Bu herkes için böyle. Özellikle plaza insanının epi topu senede bir kaç hafta tatili olduğunu düşünürsek bayram tatili tadından yenmiyor.

Ancak bu gözlem bana başka bir gerçeği de anlatıyor. İşini tutkuyla yapan insan az bu ülkede. Read more

Dünyay(n)ı Nasıl Değiştireceksin? 

reading-girl

Şirketlerde yaptığım konuşmalardan sonradan en çok karşılaştığım sorulardan birkaçı: “Hocam kariyerimi nasıl değiştirebilirim?” “Emekliliğe kadar özel şirket beni tutmaz ki gençler geliyor, ne yapıcaz?” “Başarılıyım ama öne çıkmak icin başka ne yapmam lazım?”…

Bir çok kurum çalışanının karın ağrıları ortak anlayacağınız. Kimi cafe açmak, kimi şirkette üst düzey pozisyon kapmak, kimi benim gibi eğitimci ve konuşmacı olmak istiyor.

Siz de onlardan biri misiniz? Read more

Yaş 45, Yolun Başı, Yeni Şeyler Öğrenmenin Tam Zamanı…

article-2147643-13355863000005dc-184_634x436

Ömrünüzün bir sonunun olduğunu bilmemiz ama ne zaman öleceğinizin belirsizliği insanoğluna lütfedilmiş en büyüleyici çıkmazdır belki de.

Epeyce felsefi tartışmayı da kaldıracak bir çıkmaz bu, ama o tür derin tartışmalara girmek beni aşar. Ben sadece iş hayatı boyutunda ele alacağım meseleyi.

Bugün bir okurumla görüştüm. Bloğumdaki yazılarımdan cesaret alıp benimle iletişime geçen 25 yılın üzerinde devlet hizmeti olan bir kamu çalışanı ile.

Read more

Ya Küçük Kızınız Aşık Olmuşsa Kafanıza Hiç Yatmayan Bir Mesleğe?

whatsapp-image-2016-12-02-at-14-50-30

Bugün İstiklal Caddesi’nde yürürken üzerime üzerime gelen insan kalabalığını gözlemledim. Bu aralar okuduğum kitapların etkisinden olsa gerek “acaba aralarında dünyanın en iyi balerini olacak birisi var mıydı ya da gelmiş geçmiş en büyük bilardocusu?” diye tuhaf düşüncelere daldım.

Oysa çoğunun yüz ifadelerinden, hallerinden, tavırlarından pek de olağanüstü şeyler yapmadıklarını, vasat işlere ve belki de vasat hayat hikayelerine razı olduklarını hissettim. Umarım yanılıyorumdur.

İstiklal Caddesi insanları gözlemlerimi paylaştığım ve bu konuda bir makale yazmak istediğimi anlattığım şahane insan, bana yardım etmek için kısa bir hikaye yazdı. Evet evet şaşırmayın, böyle  insanlar da var bu dünyada:)

Önce o kısa hikayeyi aktarayım size. Zeynep isimli küçük bir kızın kısacık hikayesini…

“Bugün karne günü. Sıcacık yaz tatiline saatler var. Tüm çocuklar okul bahçesine atmış kendini, çığlık çığlığa bir coşku ortalıkta. Read more

Sevdiğine Tam Teslim Olmak

BXP157711Hesapsız kitapsız sevgi ne zor şey değil mi?

İş için de geçerli bu, aşk için de.

Her ikisinde de kendimizi kayıtsız şartsız teslim edemiyoruz bir türlü. Hep hesap, hep kitap, hep sonunu görme, hep bize faydasını anlama endişesi.

Mesele işse “bu işten para kazanabilir miyim?” diyoruz o anda yaptığımıza kendimizi tamamen kaptırmak yerine örneğin.

Read more

Kendi Sesinizle Kendi Şarkınızı Söyleyin Siz!


İnsanları yeniliklere atılmaktan, başka türlü hayatlar denemekten, güvenli ama öldürücü derecede sıkıcı rutinlerinden çıkmaktan alıkoyan neler var?

Daha önceki bir yazımda belirttiğim gibi para bunlardan birisi tabii, ama çareleri var.

Bence esas önemli korku kaynağı insanların yeteneklerine olan güvensizlikleri.

Acaba girişimci olacak vizyona sahip miyim ben?.. Yazar olmak istiyorum da yazabilir miyim ki?.. Bir kafe açmak istiyorum ama işletebilir miyim?.. Aslında hayatımın gerisi boyunca resim yapmak istiyorum ama resimlerimi satabilir miyim ki?..

Read more

Tamam Starbucks Kahvenizi İçin Beyaz Yakalılar, Peki Ama Özgürlük?

6355333036880643221145841396_starbucks-imgopt1000x70

Starbucks Sırasındaki Beyaz Yakalının İkilemi şimdiye kadar blogumda yayımladığım 290 yazının içerisinde en çok tartışılan, yorum alan içeriklerden birisi oldu.  Sırf Linkedin istatistiklerine bakarsak 10.000’e yakın okuma, 300’ün üzerinde beğeni ve 60’a yakın yorum var.

Kimi yorumlar yazıya hak verirken ya da metindeki argümanların üzerine yenilerini eklerken, kimisi de kıyasıya eleştiriyor. Tüm yorumlara teşekkürler öncelikle, gerçekten öğretici ve ufuk açıcı oldular.

Ama çoğu eleştirinin temel bir yanlış anlama üzerine kurulduğunu farkettim ne yazık ki. Yazı beyaz yakalıları tasarrufa teşvik eden, onları savurganlıkla suçlayan, statü delisi bilinçsiz insanlar olduklarını söyleyen, Starbucks gibi küçük zevk kaçamaklarını eleştiren bir yazı gibi algılanmış çok sayıda değerli okurum tarafından.

Oysa kesinlikle maksadım bu değildi.

Read more

Sıkıcı İşlerde Daha Çok Para Kazanırsınız!

money makes you happy

İş hayatı ile ilgili en önemli çıkarımlarımdan birisi kendiliğinden zevkli olan işlere genellikle çok az para ödendiğidir. Eğer herkesin çok yapmak istediği kendiliğinden zevkli bir işi yapacaksanız az para kazanmaya razı olmalısınız.

Kendiliğinden çok zevkli olan fotoğrafçılık, şairlik, yazarlık, felsefecilik, öğretmenlik gibi işleri yapan ya da hentbol gibi popüler olmayan bir spor dalında mücadele eden kişilerin genellikle az para kazandığını bilirsiniz nitekim.

Read more

Gönlümü Verebileceğim İşi Nasıl Keşfederim?


İnsanların ancak gönüllerini verdikleri işte olağanüstü başarılı olabilecekleri çok kuvvetli bir argüman.

Son derece de mantıklı; ister bir girişimci olun, isterseniz bir kariyer savaşçısı, sevdiğiniz işi yapıyorsanız rakiplerinizden daha uzun saatleri, daha büyük bir arzuyla çalışarak ve daha verimli bir şekilde geçirebilirsiniz. Çok çalışma ile başarı arasında da genellikle güçlü bir ilişki olduğuna göre doğru yoldasınız demektir.

Argüman güçlü ve mantıklı ama küçük bir sorunu var: Çoğumuz gönlümüzü verebileceğimiz işi bilmiyoruz ki.

Para Kazanmasam Bu İşi Yapar mıydım?

Bir işi gerçekten çok severek yapıp yapmadığınızı bulmanın kolayı var aslında. Kendinize şu soruyu sorun: “Para vermeseler de bu işi yapmaya devam eder miydim?”. Read more

Başarının Tanımı Size Özel Olmalı

sHepimiz bir şeyler başarmaya çalışıyoruz. Kimimiz başarı konusunda daha iyi sonuçlar alıyor, kimimiz ise başarı oyununda “kaybedenler” kategorisinde yaftalanıyoruz.

Başarı kavramanının hepimiz üzerinde büyük bir baskı unsuru oluşturduğu da kesin.

Bir mezuniyet toplantısına gittiğinizde  fiziksel durumunuzdan, işinizdeki konumunuza, oturduğunuz evden, eşinizin güzelliğine kadar hemen hemen her konuda okul sıralarındaki can arkadaşlarınızla rekabet ettiğinizi itiraf eder misiniz siz de benim gibi?

Read more

Starbucks Sırasındaki Beyaz Yakalının İkilemi


Bir beyaz yakalı olarak hayatınızdan çok memnun olabilirsiniz. Buna asla itirazım yok, eğer mutluysanız tadını çıkartın.

Ama şu bir gerçek ki çoğu beyaz yakalı mutlu değil.

Beyaz yakalıların mutsuzluğu konusunda çok sayıda araştırma var da sizi istatistiklere boğmayım şimdi. Etrafınızdaki beyaz yakalıların bitmeyen sızlanmalarından ve belki de kendinizin çok da zevkli gitmeyen hayatınızdan dolayı zaten durumun farkındasınız.

Read more

Hayalsiz ve Öğrenmek İstemeyen Beyaz Yakalılar


Büyük kurumlar çalışanlarına mis gibi eğitimler sunuyorlar. Ben de yıllardır ekmeğimi büyük kurumların yarattığı bu sektörden çıkarıyorum çok şükür.

Lakin şu bir gerçek ki eğitimlere katılan beyaz yakalıların çok büyük bir kısmı eğitime bir şeyler öğrenmek için gelmiyor. Hele kişinin eğitime kendi seçimi ile değil de yöneticisinin ataması ile gelmesi durumunda sıfıra yakın öğrenme gerçekleşiyor diyebilirim.

Read more

Kendin Olma, Başkası Ol!


Etrafta bir sürü guru var bize içimize dönmemizi, kendimizi tanımamızı ve özümüze uygun davranmamızı tavsiye eden.

Onlara göre başarı için insanlar ilişkilerinde “otantik” olmalı, tüm davranışlarını kendi “özlerine” uygun olarak ayarlamalı ve başkalarını “taklit” etmekten sakınmalılar.

Tarkan’ın şarkısında söylediği gibi yani; “Başkası olma kendin ol!”

Ne devasa boyutta bir saçmalık ama!!!

Read more

Mutsuzluğa Övgü


Evet doğru. Çoğumuz mutsuzuz ve kendimize çareler, çıkış yolları arıyoruz.

Bizler böyle çıkış yolları aradıkça da bir ton cin fikirli arkadaş karşımıza kitaplarla, makalelerle, aforizmalarla, öğretilerle, eğitimlerle, velhasıl mutluluk önerilerinin bin bir çeşidi ile çıkıyorlar.

Mutluluk endüstrisinin en büyük oyuncusu Amerikalılar tabii, içinde mutluluk kelimesi geçen binlerce yazı, video, seminer üretiyorlar her gün. Ama sağolsun bizimkiler de meslektaşlarından hiç geride kalmıyorlar. Bir ara D&R’ın raflarına bir gözatın isterseniz, ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız.

Read more

Oruç Diyetiyle Hem Hafifleyin Hem Genç Kalın

1238657337834806415

Hayatımı küçültürken büyütmek istediğimden daha önce bahsetmiştim hatırlarsanız. Küçültmeye başlamak için benim ilk önceliğimin göbeğim olduğunu da başka bir yazıda anlatmış, bunun için oruç tutmanın benim çok işime yaradığını söylemiştim

Oruç derken bir yanlış anlama olmasın ama.

Dinimizin gerektirdiği oruçtan bahsetmiyorum – ki onun da altyapısında anlatacaklarımın etkisi olduğuna eminim. Zaten islam dışındaki pek çok dinde de oruç önerildiğine göre aç kalmanın yararlarının insanoğlunun kadim bilgileri arasında yer aldığını söyleyebiliriz rahatlıkla.

Read more

Hayatınızı Küçültmek İçin Oruç Tutun

whereyat_621739789

Bir önceki yazım oldukça ilgi gördü. Demek ki hayatını küçültmek isteyen, bu yola zaten çıkmış olan, uyanış halinde bulunan ya da nereden başlayacağını bilemeyen çok insan varmış etrafta. Sevindirici.

Yazıyla ilgili en sık aldığım soru “tamam da nereden başlayalım küçülmeye?” oldu.

Akıllıca bir soru ama tek bir doğru yanıtı olduğunu düşünmüyorum. Herkesin gereksiz yere büyüttüğü şeyler birbirinden farklı olabilir neticede.

Örneğin ben en gereksizce büyümüş şeyim göbeğimdi.

Read more

Hayatı Küçülterek Büyütmek

130327_cbox_minimalistcraze-jpg-crop-article568-large

Bu aralar ajandamın bir numaralı konusu “hayatımı küçültmek”.

Etrafımızdaki insanların, iletişim kanallarının ve tabii ki kapitalist sistemin ta kendisinin temel yapı taşı olan “sürekli büyüme” fikrine tamamen aykırı bir şey hayatı küçültmek, farkındayım.

Ama ya etrafımızdaki insanlar (bize en yakın olanlar bile), iletişim kanallarından üzerimize boca edilen onca reklam ve dahi kapitalist sistemin ta kendisi tamamen yanılıyorlarsa? Büyümenin önemini, güzelliğini ve muhteşemliğini anlatan tüm o öğretiler aslında birer palavradan ibaretse.

Read more