Yaşasın Cuma Geldi!

schedule of your mood with smiles from monday to friday
schedule of your mood with smiles from monday to friday

Beyaz yakalı dostlarımın içini perşembe akşamından bir sevinç kaplar.

Yüzdeki stres hafiften silinir, perşembe geceleri daha geç yatılır, arkadaşlarla dışarıda buluşulur. Ne de olsa ertesi gün Cuma! Yani pazar akşam üstlerinin kasvetinin tam tersi.

Yıllardır gözlemleyip üzüldüğüm bir gerçek bu maalesef. Bir çok ofis çalışanından fazla çalıştığım halde çok şükür ki bu durum bana yabancı.

Bunun en büyük nedeni ise basit: Seviyorum ben bu işi!

Read more

Kızınızın Kahramanı Kim?

asi-kizlara-uykudan-once-masallar.jpg

Herkes çocuğunun başarılı olmasını ister. Ama çocuklarımızı nasıl eğitmemiz gerektiği konusunda hepimizin kafaları karışık açıkçası.

Belki de doğru eğitimin en iyi yolu onlara doğru kahramanlar kazandırmaktır. Çocukların kahramanlarının davranışlarına ebeveynlerinin nasihatlarından çok daha fazla değer verdikleri malum.

Etrafınızda Barbie ya da Pamuk Prenses gibi davranan, zengin koca, lüks hayat, şık kıyafetler dışında bir hayalleri olmayan genç kızlara bolca rastlıyorsanız ya da Polat Alemdar tavırları sergileyen, gencecik yaşında siyah takım elbiselere bürünen tuhaf delikanlılara, yanlış kahramanlara özenmenin trajik sonuçlarını tecrübe ediyorsunuz demektir. Read more

Yürümeyi Nasıl Öğrendiniz?

n-TODDLER-WALKING-628x314

Yürümeyi öğrendiğimiz yaşta, adım atmayı nasıl kıvırdığımızı, bu beceriyi nasıl geliştirdiğimizi hatırlamak imkansız.

O halde çocuğunuzu, yeğeninizi, arkadaşınızın bebeğini vs düşünün.

Şöyle bir diyaloga denk geldiniz mi?

“Hadi şimdi ayakta dur, bir bacağını kaldır öne uzat, diğeri geride kalsın, sonra öteki bacağını alıp diğerinin yanına getirirken, diğer bacağını yine öne doğru uzat..”

Ya da “Yürümeyi öğrenmenin 5 yolu” gibi heyecanlı bir videoya denk geldiniz mi?

Yürümeyi öğrenmenin tek yolu, yapmaktır. Yani denemek!

Herkesin başka yöntemi vardır. Kimi önce emekler, zemine alışır, yol almanın keyfini yasar, sonra yürür. Kimi hiç emeklemeden direkt ayağa kalkar. Ama hepimiz yürümeyi öğrenirken defalarca popomuzun üzerine düşüp yeniden kalkarız, doğru yöntemi deneyerek öğreniriz. Bu doğanın kanunu!

Yapmak istediğiniz hiç bir şeyi birinin size öğretmesini beklemeyin. Öğrenmek; denemekle yani yapmakla başlar.

Aklınızda süper bir fikir var mesela!

Oyun hamuru gibi düşünün. Beklemeyin, hamuru şekillendirmeye girişin. Yaptıkça kendi yolunuzu bulur, eşsiz bir oyunu değiştiren olursunuz.

Hadi atın o ilk adımı!

Van Gogh: Eşek Gibi Çalışan Dahi

unnamed

Van Gogh belki de tüm zamanların hem en çok hayranlık duyulan hem de en yanlış anlaşılan sanat dahisidir.

Gauguin ile meşhur kavgası sonrasında kulağını kesmesi, alkole düşkünlüğü, kardeşi Theo ile hiç bitmeyen yazışmaları, psikolojik sorunları, Agostina Segatori ile yaşadığı gizemli aşk hikayesi ve tabii ki sonuçta dramatik şekilde kendi hayatına kıyması…

Van Gogh’un son derece ilgi çekici hayatı “yaratıcı dahi” insanların “çılgın”, bizden çok “farklı”, tanrı vergisi “olağanüstü yetenekler” ödüllendirilmiş ve tabii ki yine tanrı vergisi “ilahi lanetlerle” cezalandırılmış insanüstü varlıklar olduğunu düşündürüyor insanlara, yaratıcılar konusunda bir arketip oluşturuyor zihinlerde.

Read more

Kamiwaza (神業): Sonuçları Düşünmeden İşinize Kapılmak

Depositphotos_47804175_originalJaponca, harika kavramları ifade eden büyüleyici kelimelerle dolu bir dil.

Geçenlerde bir kitapta denk geldiğim “Kamiwaza” () kelimesine ve temsil ettiği kavrama hayran kaldım mesela.

Kamiwaza Türkçe’ye “tanrılar gibi ya da tanrısal iş yapmak” şeklinde çevrilebilir.

Olağanüstü bir sanat eserini yaratmak, daha önce görülmemiş bir iş modelini hayata geçirmek, mesleğinizde başka kimsenin ulaşamadığı ustalık seviyelerine ulaşmak, sporda insanüstü performans sergilemek gibi tanrısal işler yapmak hep Kamiwaza kelimesinin ifade etmeye çalıştığı davranışlar.

Bir diğer deyişle oyunu kökten değiştiren üretimlere götüren davranışlar bunlar.

Read more

Yapay Zeka Çağında “Akıllı Olmak” Ne Anlama Gelecek?

pexels-photo-212286Her gün yapay zekanın ulaştığı yeni seviyelerle ilgili inanılmaz haberler okuyoruz.

Yapay zekanın dünyayı ele geçireceğini söyleyerek bizi korkutan, işsiz kalacağımızı, hatta “gereksiz” hale geleceğimizi söyleyen çok sayıda bilimadamı ver.

Peki IBM Watson gibi süper hızlı bilgisayarların yayıldığı bir dünyada insanlar için “akıllı olmak” ne anlama gelecek? Asla başa çıkmayacağınız hızda ve kapasitede yapay zekalarla başa çıkabilmek için akıllarımızın hangi yönünü geliştirmeliyiz? Read more

Plazalara Bayram Geldi!

river_plaza_8369386Bu hafta plaza çalışanlarında genel bir gevşeme gözlemliyorum: “X konusu vardı, bayram sonrası bakarız”. “Toplantıyı bayram sonrasına erteleyelim”…

Bayram yaklaştıkça tuz kokulu bir tatil havası plaza koridorlarında dolaşmaya başladı anlayacağınız. Son derece normal tabi. Bu herkes için böyle. Özellikle plaza insanının epi topu senede bir kaç hafta tatili olduğunu düşünürsek bayram tatili tadından yenmiyor.

Ancak bu gözlem bana başka bir gerçeği de anlatıyor. İşini tutkuyla yapan insan az bu ülkede. Read more

Avatar, Titanic, Olağanüstü Başarı, Olağanüstü Emek, James Cameron…

Avatar ve Titanic gelmiş geçmiş en çok gişe hasılatı yapan iki film olma özelliklerini koruyorlar hala. Avatar 2.8 Milyar dolarlık, Titanic ise 2.2 Milyar dolarlık hasılatlara ulaşmış muazzam başarı hikayeleriler. Özellikle Titanic’in ne kadar eski bir film olduğunu düşünürsek başarısını daha da çok takdir edebiliriz.

Pek bu iki dudak uçuklatıcı derecede başarılı filmin ortak özellikleri ne? Yönetmenleri James Cameron tabii ki. Daha doğrusu James Cameron’un kişiliğinde somutlaşan olağanüstü çalışma, detaylara inanılmaz özen ve yaratıcılığın sınırlarını zorlama tutkusu…

Bu aralar ilgiyle okuduğum Hikaye Tasarımı (Daren McColl & Gaston Legorburu / MediaCat) adlı kitapta Cameron’un Titanic ve Avatar’ın üretimi sırasında yaptıklarını öğrenme şansını buldum ve hem kendisine hem de filmlerine saygım daha da arttı.

Read more

Kendi Sesinizle Kendi Şarkınızı Söyleyin Siz!


İnsanları yeniliklere atılmaktan, başka türlü hayatlar denemekten, güvenli ama öldürücü derecede sıkıcı rutinlerinden çıkmaktan alıkoyan neler var?

Daha önceki bir yazımda belirttiğim gibi para bunlardan birisi tabii, ama çareleri var.

Bence esas önemli korku kaynağı insanların yeteneklerine olan güvensizlikleri.

Acaba girişimci olacak vizyona sahip miyim ben?.. Yazar olmak istiyorum da yazabilir miyim ki?.. Bir kafe açmak istiyorum ama işletebilir miyim?.. Aslında hayatımın gerisi boyunca resim yapmak istiyorum ama resimlerimi satabilir miyim ki?..

Read more

Yoksa Siz de Geç Çiçek Açanlardan mısınız?


Pek çoğumuz gençlik yıllarımızda öğrenme yeteneklerimizin daha yüksek olduğuna inanıyor, öğrenmeyi daha orta yaşlarımıza bile ulaşmadan bir kenara bırakıp kendimizi günlük hayatın koşuşturmasına bırakıyoruz.

Bu kadar öğrenmek yeter, şimdi öğrendiklerimizi uygulama zamanımız geldi diyoruz kendi kendimize.

Oysa son dönemde yapılan araştırmalar beynin öğrenme hızında bir miktar gerileme olsa da, yıllar içinde yapılan zihni birikimlerin yeni kavramsal bağlantılar kurmak konusunda yetişkinlere önemli avantajlar sağladığın ortaya koyuyor. Öğrenmenin yaşı yok anlayacağınız.

Read more

Uzayda Baş Döndürücü Rekabet: SpaceX, Blue Origin’e Karşı

 

151124132635-bezos-musk-rockets-780x439

Rekabet denilince aklımıza şirketlerin pazar payı mücadelesi gelir. Fiyat, kalite, dağıtım kanalı gücü ya da marka bu tür rekabetin temel mücadele araçları olarak öne çıkarlar.

Peki ya henüz ortada olmayan bir pazar için rekabet ediliyorsa; örneğin uzay için? Bu durumda firmalar ne yapmalılar?

Tesla’yı yaratan Elon Musk’un uzay yolculuğu girişimi SpaceX ile Amazon’un kurucusu Jeff Bezos yine aynı alandaki şirketi Blue Origin’in arasındaki rekabet tam da bu türden işte. Yani daha henüz ortada olmayan bir pazarın yaratılmasına ve kazanılmasına dayalı bir rekabet…

Her iki girişimin de temel amacı uzay yolculuğunu ucuzlatmak. Bu amaçla uzay taşımacılığında kullanılan roketlerin dünyaya sağ salim indirilmesi için uzun süredir çaba sarf ediyorlar çünkü uzay yolculuğunun en büyük maliyet unsurunu roketler oluşturuyor.

Read more

Mark Zuckerberg’in Baba Gibi Misyonu

991430-ZuckerbergAFP-1447504753.jpgYıllardır yönetim danışmanlığı işindeyim am şu “misyon cümlesi” meselesi kafama hala bir türlü oturmadı.

Misyonunu hissedarlarına, müşterilerine değer katmak ve sürdürülebilir büyüme sağlamak olarak tanımlayan o kadar çok basmakalıp firmaya rastladım ki, misyon cümlesi yazmanın adet yerini bulsun babından yapılan bir diğer kurumsal uydurmaca olduğuna inanmaya başladım.

Bugün internet üzerinde yaptığım küçük bir araştırmada da çalışanlarını harekete geçirecek, yüreklerini işlerine vermelerini sağlayacak, yaptıkları işe anlam katacak şöyle baba bir misyon cümlesini bir türlü bulamadım anlı şanlı firmalarımızın web sayfalarında (bildiğiniz varsa paylaşın benimle).

Read more

Elon Musk Sinirimi Bozuyor

İyisiyle, kötüsüyle 25 yıldır iş hayatının içindeyim. Başarılı bir eğitim şirketim var. Ayrıca Türkiye’nin en iyi üniversitelerinden Koç Üniversitesi’nde ders veriyorum. Akademik kariyerim de hiç fena değil. Yani kabul edilebilir standartlara göre kendimi başarılı bulabilirim.

Ama bulamıyorum.

Çünkü şu Elon Musk denen adam var.

Read more

Plansız, Fütursuz, Spontane ama Amy Winehouse


Ölmüş insanların hayatlarını anlatan biyografik filmleri izlemek her zaman hüzünlü bir deneyimdir.

Hele kısacık hayatına “Back to Black” gibi unutulmaz eserler sığdırmayı başaran, sadece inanılmaz müziği ile değil giyimi, makyajı, hayata bakışı ile de dünyanın gündemini değiştiren, rahatlıkla dahi olarak nitelenebilecek bir sanatçının cenaze töreninden simsiyah sahnelerle biten yaşam macerasını izlemek..

Yani Amy Winehouse’un hikayesini..

Read more