Yıldız Savaşları Fiyaskosu

Hemen atarlanmayın sevgili Yıldız Savaşları fanatikleri, sinemalarda oynayan yeni bölüm hakkında bir yorum değil bu:)

George Lucas, Star Wars’ın ilk bölümünü “Whills’in Günlüğü, Saga 1: Yıldız Savaşları’ndan Luke Starkiller’in Serüvenleri” olarak adlandırmış. Elinde 200 sayfalık bu son derece garip isimli senaryo ile stüdyoların kapısını aşındıran Lucas, sadece Twentieth Century Fox’u 8.5 milyon dolar gibi o dönem için bile çok cüzi bir yatırıma ikna etmeyi başarmış.

Read more

Sağlık Sistemini Yıkacak Girişimciler Yok mu?

Bu aralar ailedeki bazı sağlık sorunları yüzünden yolumuz bolca hastenelere ve doktorlara düşüyor ne yazık ki. Ve gerek hastanelerle, gerekse doktorlarla olan her temasımızda sağlık sisteminin ne kadar ilkel ve çağdışı bir iş modeline sahip olduğunu üzülerek gözlemliyorum.

Klasik sağlık sistemi kabaca şöyle çalışıyor:

Önce hastalanıyor, bir teşhis konması için doktora başvuruyorsunuz. Eğer kanser gibi karmaşık bir hastalığınız varsa tek doktorun teşhisine asla güvenemediğinizden bir kaç hastane geziyorsunuz. Genellikle her doktor farklı teşhis koyuyor ve farklı tedaviler öneriyor. Eğer farklı disiplinlerden doktorlara ihtiyacınız varsa işler daha da karmaşıklaşıyor, birbirinin tam zıttı görüşler dinliyor, aralarında işbirliği yaratmak için şahsen çabalıyorsunuz.

Read more

Bugün Astronot Olmak İçin Ne Yaptınız?

Bu ayın StartUp dergisini incelerken Bankalararası Kart Merkezi genel müdürü Soner Canko’nun çok ilham verici bir hikayesine rastladım. Sizlerle paylaşmasam olmazdı.

Soner Canko bir süre önce NASA astronotu ve robotu Dan Barry ile tanışmış. Astronot olma hayalini ancak 40 yaşından sonra gerçekleştirebilen Dan Barry’nin başarıya giden yolu herkese ilham verecek nitelikte.

Çocukluğundan beri astronot olma hayalleri kuran Barry NASA’ya ilk kez 23 yaşındayken başvurmuş. Ama reddedilmiş. Her yıl şansını denemeye devam eden Barry 30 yaşında Michigan Üniversitesi’nde profesör olarak çalışırken bile NASA başvurularını yenilemeye devam etmiş. Ama NASA’nın her seferinde aynı olmuş: Reddedildiniz!

Başarısızlıklarla yılmayan Barry boş durmamış ve kendisini uçuş eğitimleri ve medikal eğitimlerle donatmaya, yani astronot olmaya hazırlamaya devam etmiş. Sonunda 37 yaşındayken NASA’dan iş teklifi almış ve 40 yaşında ilk kez uzaya çıkmış.

Tam bir oyun değiştirici olan Barry’nin hikayesinin en etkileyici yönü ise başarısız denemelerle geçen yıllarda kendisine sormaya devam ettiği soru: “Bugün astronot olmak için ne yaptım?”.

Sahi, siz bugün ne yaptınız hayallerinize ulaşmak için?

Herkes Sizi Başarısız mı Buluyor? Harika, Doğru Yoldasınız!

Geçmiş başarısızlıklarımızın moral bozukluğundan kurtulmak, yarattıkları yıkıcı psikolojinin etkisini atlatmak zor. Kendi hayal kırıklıklarımdan şahidim.

Hele bir de ne kadar başarısız olduğunuzu ve ömrünüzün gerisinde de bir yere varamayacağınızı söyleyen birileri varsa etrafınızda işiniz daha da çetrefilli.

Ya da tam tersi.

Belki de başarısız olmuşsanız, etrafınızdakiler sizi bir “kaybeden” olarak yaftalamışsa, çok büyük bir başarının eşiğinde olabilirsiniz.

Read more

Bazen Durun, Rüyalara Dalın, Kendinizle Baş Başa Kalın!

İş hayatında koşuşturma hiç bitmez.

Hele hele kurumsal dünyada, toplantıların, sunumların, proje terminlerinin sonu gelmez. Bu tür koşuşturmalı bir hayat yöneticiler tarafından sürekli teşvik de edilir, kimse etrafta boş gözlerle hayallere dalmış insanlara görmeyi istemez.

O yüzden de şirketlerden Einstein’lar çıkmıyor ya zaten; kimsenin hayal kuracak, kendinle baş başa kalacak zamanı yok.

Oysa çok sayıda araştırma ve ünlü inovasyon hikayesi büyük yaratıcı fikirlerin insanların hayal kurduğu, kendileri ile baş başa kaldığı , doğada sakin sakin yürüyüş yaptığı zamanlarda ortaya çıktığını gösteriyor.

Einstein gündüzleri bile hayal kurmaya vakit ayıran şahane yaratıcılardan. Modern fiziğin temellerini atan “izafiyet teorisi” onun gündüzleri bile hayal kurmasının sonucunda ortaya çıkıyor mesela.

Einstein bir ışık hüzmesinin üzerine binip tıpkı yolculuk yapmanın neye benzeyeceğini hayal etmeye çalışıyor bir gün.

Kendisi de ışık hızı ile aynı hızda seyahat ediyor olacağından ışık hüzmesinin kendisine donmuş ve hareketsiz gözükeceğini tahmin ediyor. Belki bu hayali kurduğu anda Einstein ne kadar önemli bir buluş yaptığının farkında bile değildi. Sonrasını ise tarih yazıyor.

Ünlü girişimcilerden, mucitlere ve sanatçılara kadar, yaratıcı fikirleri ile ünlü tüm oyun değiştiricilerin kendilerine, hayallerine ve düşüncelerine zaman ayırmak konusunda ritüelleri var. Mesela Steve Jobs uzun yürüyüşleri ile çok meşhur.

Hadi, kendinize zaman ayırmanın yolunu bulun hemen. Haftada bir kaç saati kendi başınıza, hayallerinizle, düşüncelerinizle baş başa geçirmenin tadına bir varın, bir daha asla vazgeçemeyeceksiniz. Yoksa oyunu değiştirmeniz mümkün değil zaten.

Yaşasın Cuma Geldi!

Beyaz yakalı dostlarımın içini perşembe akşamından bir sevinç kaplar.

Yüzdeki stres hafiften silinir, perşembe geceleri daha geç yatılır, arkadaşlarla dışarıda buluşulur. Ne de olsa ertesi gün Cuma! Yani pazar akşam üstlerinin kasvetinin tam tersi.

Yıllardır gözlemleyip üzüldüğüm bir gerçek bu maalesef. Bir çok ofis çalışanından fazla çalıştığım halde çok şükür ki bu durum bana yabancı.

Bunun en büyük nedeni ise basit: Seviyorum ben bu işi!

Read more

Kızınızın Kahramanı Kim?

Herkes çocuğunun başarılı olmasını ister. Ama çocuklarımızı nasıl eğitmemiz gerektiği konusunda hepimizin kafaları karışık açıkçası.

Belki de doğru eğitimin en iyi yolu onlara doğru kahramanlar kazandırmaktır. Çocukların kahramanlarının davranışlarına ebeveynlerinin nasihatlarından çok daha fazla değer verdikleri malum.

Etrafınızda Barbie ya da Pamuk Prenses gibi davranan, zengin koca, lüks hayat, şık kıyafetler dışında bir hayalleri olmayan genç kızlara bolca rastlıyorsanız ya da Polat Alemdar tavırları sergileyen, gencecik yaşında siyah takım elbiselere bürünen tuhaf delikanlılara, yanlış kahramanlara özenmenin trajik sonuçlarını tecrübe ediyorsunuz demektir. Read more