Haftanın “En 5″i

(Okuma Süresi: < 1 Dakika)

Bu hafta deneyimlediğim en harika 5 şey. Sizinkiler neler?

Kitap: 

İstanbul’u Dolaşırken/Hilary Sumner/Pan Yayıncılık. İnanılmaz gerçek; İstanbul’luların  %98’i Ayasofya’nın içini görmemiş.  Bu klasikleşmiş kitap herkeste şehri gezme hevesi yaratacak kadar bilgi, dedikodu ve hikayeyle dolu.

Kitapçı:

Hazır İstanbul demişken devam edeyim. İBBB’nin işlettiği Tünel meydanındaki İstanbul Kitapçısı dünyanın en güzel şehirlerinden birisi üzerine yazılmış ne varsa bulabileceğiniz huzur dolu bir mekan.

Makale:

İnovasyon ve dijitalleşme heveslisi şirketlerin çevik liderlere sahip olması şart. Bu konular üzerine yazan Cihan Yılmaz’ın Çevik Lidelik makalesi çok başarılı. http://www.yilmazcihan.com/cevik-lider-nedir/

Podcast: 

Conan O’brien Needs A Friend son Amerikan Başkanı’nın eşi Michelle Obama’yı ağırlıyor. İnsana bu çiftten sonra Trump’u başkan olarak seçen Amerika’lıların başlarına gelecek ekonomik felaketi hakettiklerini düşündürüyor. https://itunes.apple.com/us/podcast/18-michelle-obama/id1438054347?i=1000432142475&mt=2

Semt:

Yıllar geçtikçe çirkinleşmeyip tam tersine güzelleşen pek az semt var İstanbul’da. Bunların en şahanesi de Kuzguncuk tabii. Şahane kafeler, kitapçılar, doğal ürün manavları, organik fırınlar, sanat galerileri. Ve tabii İstanbul’un en iyi balıkçısı İsmet Baba. Hava da güzel bugün, kim tutar sizi. 

Haftanın En 5’i

(Okuma Süresi: < 1 Dakika)

İşte bu haftaki favorilerim. Sizlerinkiler neler?

İnsan: Andrew Yang, ABD Başkan adayı. Yapay zekanın yaratacağı işsizlere 1.000’er dolar vatandaşlık temettüsü ödenmesi gerektiğini savunan güzel insan. Kampanyası ve kendisi hakkında bilgiler: https://www.yang2020.com

Podcast: Affectiva-Software that detects how you feel. Favorim podcast kanalı “Should This Exist” bu hafta insanların yüzlerine bakarak duygularını anladığını iddia eden Affectiva’yı irdeliyor. Bu tuhaf teknoloji hayatımıza güzellikler mi katacak, yoksa başımıza bela mı olacak? Mutlaka dinlenmeli. https://shouldthisexist.com/affectiva/

Read more

Haftanın ‘En’leri

(Okuma Süresi: < 1 Dakika)

Ürkünç Gelişmesi: Yapay zekayla gerçekte var olmayan insanların yüz fotoğraflarını tasarlayan thispersondoesnotexist.com. Simone adlı filmi hatırlayanlar varsa böyle teknolojilerle yapılabilecekleri hayal edebilirler. Fotoğraftaki yüz yaratılan bu hayali karakterlerden birisi. Süper rahatsız edici değil mi sizce de?

Makalesi: The Economist’deki Robots Look After Your Grandma (Robotlar Ninenize Bakıyorlar) adlı makale, nüfusu hızlı yaşlanan ülkelerin robotlara en çok yatırım yapan ülkeler olduğunu açıklıyor. Çünkü yaşlıların bakıma ve desteğe ihtiyaçları var. Makalenin linki: https://www.economist.com/international/2019/02/16/an-ageing-world-needs-more-resourceful-robots

Read more

Haftanın En 5’i

(Okuma Süresi: < 1 Dakika)

Haftanın Hayal Kırıklığı: Organize İşler Sazan Sarmalı

Devam filmleri zaten ilkini aratırlar, ama bu film başka bir seviyede kötü. İlk filmle drone ile çekilen şahane İstanbul manzaraları dışında hiç bir ortak yönü yok. Yılmaz Erdoğan dökülüyor, Kıvanç Tatlıtuğ’a da yazık olmuş .

Haftanın TedX Konuşması: Teknolojinin Epik Hikayesi

Kevin Kelly’nin konuşması son dönemde en ilgimi çeken konulardan olan teknoloji ile insanın çetrefilli ilişkisini o kadar güzel anlatıyor ki. Mutlaka izlemelisiniz.

Read more

Haftanın Kitabı: Kendi Nedenini Bul

(Okuma Süresi: < 1 Dakika)

Bugünden itibaren pazartesi sabahlarına sevdiğim bir kitabın harekete geçirici ve haddinizi aşmanıza yardımcı olacak önerileri ile başlamak istiyorum.

Bu haftaya Simon Sinek’in çok satan kitabı “Start With Why” (Nedenle Başla!)’dan bir kaç öneri ile başlamaya ne dersiniz? 

Bakalım Sinek’in hangi önerisi sizi harekete geçirecek ve haddinizi aşmanıza yardımcı olacak?

– İçeriden dışarıya (“neden”le başlayarak) düşünün, dışarıdan içeriye (“ne”yle başlayarak) değil. “Neden”in iletişimini yapın çünkü aidiyet duygusunu o yaratır.

– Amaç sizin inandıklarınıza inanan insanlarla iş yapmaktır.

– İnsanlar sizin ne yaptığınızı değil, onu neden yaptığınızı satın alırlar. Ne yaptığınız sadece neye inandığınızı kanıtlar.

– Amacınıza  inanan çalışanlar ve müşteriler şirketinizin sahip olabileceği en güçlü kaynaklardır.

– Finansal getiriler ve cezalar insanları derin ve duygusal seviyede motive etmezler.

– Altın çember 3 içiçe geçmiş çemberden oluşur: “Ne” dış

dış, “nasıl” orta, “neden” ise çekirdek çemberdir. İşiniz ve kariyeriniz için 3’üne de kafa yormalısınız.

#haddiniaş

Haftanın 5’i (1)

(Okuma Süresi: < 1 Dakika)

Haftanın 5’i Her hafta deneyimlediğim 5 ilginçliği sizlerle paylaşacağım. Siz de paylaşırsanız birbirimizden neler neler öğreniriz:)

1.Mülakatlar:

Sosyal medyadaki içerik kalitemizi ve erişimimizi artırmak amacıyla 2 takım arkadaşını bünyemize katmak için adaylarla görüştük. Bundan sonra “gençler yetersiz” diyenin ağzına terlikle vururum, şahane ötesi gençler var.

2.İnanılmaz Kitap:

Life 3.0 Yapay zekanın etkilerine dair şimdiye kadar okuduğum en bilimsel, kışkırtıcı ve zihin açıcı kitap oldu Mex Tegmark’ın eseri. Aklımı başımdan aldı. Hey @elmayayınevi hadi bunu Türkçeleştirsenize.

3.Belgesel:

Fyre Festival Netflix yapımı bu çok ilginç belgesel genç, cesur ve sahtekar bir girişimcinin skandallarla dolu tuhaf yolcuğunu anlatıyor. Girişimciler mutlaka izlemeli.

4.Makale:

The Psychology of Belief Ne yazık ki İngilizce. Ama inançların kararlarımızı ve davranışlarımızı nasıl etkilediğini o kadar güzel anlatıyor ki. Yok mu gönüllü bir çevirmen? https://lnkd.in/gtfQP_H 5.

5.Trajikomik Twit:

Makine Öğrenmesi @Aykut_Eren: Bir arkadaşım çalıştığı üniversite senatosuna “Makine Öğrenmesine Giriş” dersi açmak için yazı yazıyor. Senatodan gelen cevap “Makine Öğrenmesine Giriş dersi Makine Mühendisliği bölümünden verilmesi uygundur.

Aldous Huxley geleceği George Orwell’den daha iyi öngördü

(Okuma Süresi: 3 Dakika)Geleceğin neye benzeyeceğine dair karanlık distopya kitapları içinde hiç şüphesiz en dikkate değer ve ölümsüz olan eserler George Orwell’in “1984”ü ile Aldous Huxley’in “Cesur Yeni Dünyası”dır.

Bu iki muazzam karamsar yazarın gelecek öngörülerinden hangilerinin doğru çıkacağı her zaman sevilen bir tartışma konusu olmuştur. Ekşi Sözlük’te bu başlık altında yapılan sıkı atışmalara şu linkten ulaşabilirsiniz örneğin: https://eksisozluk.com/george-orwell-vs-aldous-huxley–2166872

Her ikisine de hayran olmama rağmen, etrafımda olan bitenlere bakınca benim kazananım açık ara Huxley ama.

3 başlık altında Huxley’in zaferini açıklayım. Read more

Mustafa Amcam 78 Yaşında Yeni Albümünü Çıkardı!

(Okuma Süresi: 2 Dakika)

Yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı,
yetmişinde bile, mesela, zeytin dikeceksin,
hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil,
ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için,
yaşamak yani ağır bastığından.

der Nazım Hikmet yaşama hiç tükenmeyen yaşama sevincini anlatırken.

Muazzam şiirdir şüphesiz.

Ama gerçek hayatta yaşanan bazı hikayeler var ki, şiirlerin gücü yetmez onların muhteşemliğini anlatmaya.

Mesela amcam Mustafa Özkent’in hikayesi bunlardan birisidir.

Amcam dünya çapında bir müzisyendir.

1973’te çıkardığı “Gençlik ile Elele” adlı albümü zamanın ötesinde bir çalışma olarak görülür. Read more