Kimsenin Size Borcu Yok!

(Okuma Süresi: 1 Dakika)

Pek çoğumuz hayatta istediğimiz yerde değiliz.Kariyerimiz ilerlemiyor, girişimimiz zararda, evliliğimiz sarsıntıda, çocuklarımız başarısız…

Ve pek çoğumuz bunlar için suçlayacak ve bize borçlu olan birilerini buluyoruz.

Kariyerimiz ilerlemiyor, çünkü yöneticimiz bize terfi sözünü tutmadı.

Girişimimiz para kaybediyor, çünkü seçtiklerimiz ekonomide sözlerini yerine getiremiyorlar.

Evliliğimiz sarsıntıda, çünkü eşimiz bize karşı anlayışlı ve sevecen değil.

Çocuklarımız okulda başarısızlar çünkü tembeller, oysa biz onlar için saçlarımızı süpürge ettik.

Çektiğimiz sıkıntıların nedeni olarak başkalarını suçluyor ve bize borçlarını ödememelerinden dolayı öfkelenerek günlerimizi geçiriyorsak…şey…üzgünüm ama… galiba… ömrümüzün sonuna kadar günlerimizi böyle geçirmeye devam edeceğiz!

Söylenmek, suçlamak, öfkelenmek… Kabul ediyorum, bunlar gayet insani tepkiler ve evet hepimiz zaman zaman haksızlıklara uğruyoruz.

Ama bazılarımızın haksızlıklar karşısında tepkisi farklı oluyor.

Başkalarını suçlamayı bırakıp harekete geçiyor bazılarımız. Kendilerini başkalarının insafına emanet etmekten vazgeçip, hayatlarının kontrolunu kendi ellerine alıyorlar. Suçlamak yerine eyleme geçiyorlar yani.

Peki siz hangisini seçiyorsunuz? Suçlamak mı, eylem mi?

Uzay Yarışı Hızlanırken

(Okuma Süresi: 1 Dakika)

Elon Musk’ın SpaceX’i hakkında yazılar paylaşıyorum. Ama uzayda çok daha fazla sayıda oyuncu var.

Gelin son gelişmeleri bir özetleyelim.

Richard Brandson’un Virgin Galactic’i uzay turizmini gelecek yıl başlatıyor. (https://lnkd.in/grekEkM)

Jeff Bezos’un Blue Origin’i iniş yapabilen bir uzay aracı geliştiriyor. Araç 2014 yılında 6.5 tonluk kargoyu ve astronotları aya indirebilecek. Bezos Dünya’yı kurtarmak için sanayi tesislerini Ay’a taşımak istiyor.

Çin, Ocak’ta Ay’ın karanlık tarafına insansız bir uzay aracı indirdiğini duyurdu. Araç Ay yüzeyine bir “mini-biyosfer” yerleştirdi”. Bu sayede Ay koşullarında meyve sinekleri, çeşitli tohumlar ve bitkiler yetiştirmeyi denenecek.

İsrail’li özel bir girişim SpaceIL isimli aracını Ay’ın yörüngesine soktu ancak gemi Ay’a yumuşak inişi yapamadı ve parçalandı.

Dubai “kozmotropolis” isimli yeni bir havalimanı kuruyor. Buradan roket gemilerinin, hipersonik ve süpersonik hava araçları kalkabilecekler.

Japon uzay ajansı JAXA ve Toyota Ay üzerinde 10 Bin kilometre yol alabilecek bir insanlı Ay taşıtı tasarlıyorlar.

Dev uzay teleskopundan, NASA’nın Ay’a tekrar insanlı yolculukları başlatmasına kadar daha çok fazla gelişme var. Ben bu kadarını sığdırabildim 1.300 karaktere.

SpaceX Uzayın Parsiyel Kargo Şirketine Dönüşüyor

(Okuma Süresi: 1 Dakika)

SpaceX artık uzaya uydu yerleştirme seferlerini “paylaşımlı” bir hizmete dönüştüreceğini duyurdu.

Mevcut hizmet modelinde uzay taşımacılığı firmaları her seferlerinde tek bir müşteriye ait bir uyduyu yörüngeye yerleştiriyorlar. Bu da doğal olarak yüksek maliyetlere yol açıyor.

Mevcut ikinci bir modelde ise bir müşterinin büyük bir uydusunun yanına -yer varsa- küçük uydunuzu iliştirebiliyorsunuz. Ama bu durumda da zamanlama olarak büyük müşterinin keyfini beklemeniz gerekiyor.

SpaceX’in SMALLSAT RIDESHARE PROGRAM (küçük uydu sefer paylaşım programı) adını verdiği hizmet modelinde ise Falcon 9 gemileri uzaya 150 KG ağırlığındaki uyduları 2.25 Milyon Dolardan başlayan maliyetlerle taşıyacaklar.

Yeni yaklaşımda seferler düzenli olacak ve tarihleri önceden belirlenecek. Bu da özellikle küçük uydu işletmecileri için düşük maliyetin yanısıra zamanlama esnekliği demek.

SpaceX’in bu adımı uzay yolculuklarının hem ucuzlayıp, hem de pratikleşerek daha fazla kurum ve bireyin uzaya gitmesine, yani “uzayın demokratikleşmesi” sürecine önemli bir katkı.

Programın detaylarına şu ekten ulaşabilirsiniz: https://lnkd.in/eyyZA27

Göndermek istediğiniz uydunuz varsa yardımcı olayım dedim:)

Ve yok valla Elon’dan komisyon almıyorum:)

Tesla Enerji Sektöründe Nasıl Değişimler Yaratacak?

(Okuma Süresi: 1 Dakika)

Hep Tesla’nın otomobilleri üzerinde duruyoruz ama şirket enerji sektöründe de büyük değişimler yaratmak için iki ayrı koldan ilerliyor.

Birincisi henüz başarı yakalayamadığı solar panel işi.

Çok şık solar panellerle çatılarımızı şık birer enerji üretim ünitesine dönüştürmeyi hedefleyen Tesla, mevcut ürün gamının çok yüksek maliyetleri nedeni ile rekabetçi olamadı.

Öte yandan Tesla’nın solar paneller konusunda önemli AR-GE çalışmaları yönettiğini biliyoruz.

Musk 2019 sonunda haftada 1.000 çatıyı kaplayacak üretim kapasitesine ulaşacaklarını iddia ediyor, sonuçlarını görmek lazım.

Tesla’nın enerji işindeki asıl gücü ise pil teknolojisinde.

Şirket geçen hafta Megapack adını verdiği ve büyük enerji depolama imkanları sunan ürününü duyurdu.

Tesla Megapack’lerle 250 MW ve 1GW/Saat kapasiteye sahip enerji depolama tesislerini sadece üç ayda kurabileceğini iddia ediyor. Ki bu alternatiflerinden 4 kat daha hızlı.

Tesla ilk Megapack siparişini PG&E firmasının California Moss Landing projesi için almış bile.

Bu projede Megapack enerji talebindeki ani dalgalanmalara karşı bir yedek pil görevi görecek .

Tesla Megapack’’in başarılı olması durumunda enerji sektöründe köklü bir değişimin başlayacağını, güneş ve rüzgar gibi kaynakların çok daha etkin kullanılacaklarını söyleyebiliriz.

Bir Devrimin Aracı: Dronelar

(Okuma Süresi: 1 Dakika)

Gün geçmiyor ki ürün teslimatında drone kullanımının güçlü büyümesini ispatlayan örneklerle karşılaşmayalım.

Amazon, UPS, Uber, Google, DHL gibi kurumlar ve çok sayıda startupın ürün teslimatlarını dronelarla yapmak üzerine girişimleri var.

Peki bu girişimler regulasyon ve lojistik altyapı sorunlarını aşarlarsa dünyamızı nasıl değiştirecekler?

Getir gibi çok hızlı ürün teslimatı yapan firmaların bugün hayatımızı nasıl değiştirdiği bize bazı ipuçları veriyor aslında.

Eşiminin yoğun olarak kullandığı Getir’in buzdolabımızı ve erzak raflarımızı boşalttığını bizzat gözlemleyebiliyorum.

Öyle ya, bir ürüne ihtiyaç duyduğunuzda dakikalar içinde kapınıza geliyorsa onu niye satın alıp istifleyesiniz ki?

Peki ya o matkabı gerçekten satın almanız gerekli miydi?

Yılda bir saat bile kullanmayacağınız bir ürüne para bağlamanın ve dolabınızda yer kaplamasına izin vermenin mantığı var mı?

Şimdi evinizi işgal eden pek çok ürünü düşünün.

Getir gibi bir hizmet sayesinde başkalarından bunu kolayca ödünç alabilseydiniz ve ürünler dronelarla kapınıza anında teslim edilseydi onları satın almanıza gerçekten gerek kalır mıydı?

Dronelar bir şeylere sahip olma ihtiyacımızı azaltan ve paylaşan ekonomisinin önünü gerçek anlamda açan bir devrimin aracı olacak gibi gözüküyorlar.

Ne dersiniz?

Beyaz Yakalılar İçin Özgürlük Yolu – 6

(Okuma Süresi: 1 Dakika)

Serinin 6. ve son videosuna geldik.

Bugünkü sizlerden gelen sorulara yönelik. Oldukça ilginç ve pek çok izleyicimin ilgisini çekebilecek sorunları yanıtlamaya çalışıyorum.

Serinin diğer videolarına YouTube kanalımdan ulaşabilirsiniz: https://www.youtube.com/channel/UCrXj

Youtube kanalıma üye olursanız süper sevinirim!..

Podcast sevenler içinse bugün öğleden sonra kanallara yüklenmeler tamamlanmış olacaklar. Google Podcast, Apple Podcast, Spotify, Stitcher ya da Soundcloud üzerinde ‘Bora Özkent’le Haddini Aş’ diye arama yaparsanız benim güzel sesime ulaşabilirsiniz:)

Her zamanki gibi yorum ve tepkilerinizi heyecanla bekliyorum.

Beyaz Yakalılar İçin Özgürlük Yolu-5

(Okuma Süresi: 1 Dakika)

Geldik serinin 5. videosuna. Bu sondan bir önceki video, yarın seriyi bitiriyorum.

Yarın ki videom daha ziyade soru yanıt şeklinde olacak. O nedenle tüm sorularınızı bana yorum, DM ya da bora@ozkent.co adresinden atabilirsiniz. Elimden geldiğince hepsini yanıtlamaya çalışacağım.

Bugünkü konumuz: “Karlı İş Modeli Tasarımı ve İlk Yatırımcıyı Kazanmak”

Bu arada serinin diğer videolarına YouTube kanalımdan ulaşabilirsiniz: https://www.youtube.com/channel/UCrXj

Youtube kanalıma üye olursanız süper sevinirim!..

Dağa Yeniden Tırmanmaya Var mısınız?

(Okuma Süresi: 1 Dakika)

Kariyerinizde belli bir yere geldiniz. Belki zirvede değilsiniz ama karanlık dağ diplerinden de kurtulmuş durumdasınız.

Standartlarınızdan memnunsunuz, faturalarınız ödeniyor, yılda üç hafta izninizi düzgünce kullanabiliyorsunuz.

Ama mutlu değilsiniz

Ve bunun nedenini kendinize bile itiraf etmekten korkuyorsunuz.

Oysa mutsuzluğunuzun nedeni çok açık; işinizden sıkılmış durumdasınız.

İşinizi iyi yapıyorsunuz.

Hatta o kadar iyi yapıyorsunuz ki, çok fazla çalışmanıza bile gerek kalmıyor. Tecrübeniz sayesinde olağanüstü verimli bir şekilde görevlerinizi tamamlıyorsunuz.

Zaten tam bu yüzden sıkılıyor, yeni şeyler öğrenmenin o zorlayıcı hazzını özlüyorsunuz.

Biz insanlar yeni şeyler öğrenmek için tasarlanmış varlıklarız.

Bir ömür boyunca tek bir işi yapmak insan doğasına aykırı. Öyle hayatlar mesela karıncalara uygun, insanlara değil.

Bunu hobilerle telafi edenler var. Ama bu içlerindeki açlığı doyuruyor mu emin değilim.

Bence yeni işler denemelisiniz.

Ama bunun için belki de üçte ikisini tırmandığınız dağdan tekrar dibe inmeyi ve bu kez başka ve bilmediğiniz bir patikadan tırmanmayı göze almalısınız.

Korkutucu değil mi? Peki ama kim size zaman zaman korkutucu şeyler yapmadan tatmin edici bir hayat yaşayabileceğinizi söyledi ki?

Tesla 2. Çeyreğin Finansal Sonuçlarını Duyurdu.

(Okuma Süresi: 1 Dakika)

Tesla rekor sayıda otomobil sattığı 2. çeyreğin finansal sonuçlarını duyurdu. Kilit sonuçlar ve 2018 2. çeyrek ile karşılaştırmaları şöyle:

Satış: 2018-40.748 Adet, 2019-95.359 Adet, Büyüme: %134

Ciro: 2018-4.002Bin$, 2019-6.349Bin$, Büyüme: %58

Faaliyet Zararı: 2018-621Mil$, 2019-167Mil$, İyileşme: %73

Net Zarar: 2018-718Mil$, 2019-389Mil$, İyileşme: %45

Nakit: 2018-2.236Bin$, 2019-4.955Bin$, Artış: %121

Tesla bu dönemde 614Mil$ opeasyonel pozitif nakit akışı üretti, ki bu biz yatırımcıların en sevindiği göstergeydi. Çünkü şirketin uzun vadeli düşünebilme gücü pozitif nakit üretimine dayalı. Tesla’nın sonuçları benim gibi uzun vadeli yatırımcılar açısından sevindirici, çünkü tüm kritik göstergelerde geçen yıla göre ciddi iyileşme var.

Yılın 2. yarısında hep daha iyi performans gösteren Tesla’nın ilk kez yıllık kara ulaşması olası.

Ama asıl beklentim karlılık değil pozitif nakit akışını sağlayarak hızlı büyümeye devam etme. Çünkü yollardaki Tesla araçlarının sayısı arttıkça, RoboTaksi filoları gerçeğe dönüşecekler.

Son 1 ayda %50’nin üzerinde değer kazanan Tesla hissesi dün hem kar realizasyonu hem de zararın beklenenden büyük olmasından dolayı %10 civarında değer yitirdi. Bu düşüşün 3. çeyrek sonuçları ile rahatlıkla telafi olacağına inanıyorum.

İş Arayan Okurlarıma Tavsiyem Var!

(Okuma Süresi: 1 Dakika)

Bazıları için uygulamasının zorluğunu bilmekle birlikte, iş arayan okurlarıma küçük bir tavsiyem var: Çalışın!

Kendinizi geliştirmek için çalışın!

Yabancı dilinizi veya kod yazmayı öğrenin, inovasyon ve yaratıcılık gibi yeni çağın kritik becerilerini kazanın ve tabii fiziğinizi geliştirin…

Bugün en başta Youtube ve Podcast olmak üzere o kadar çok dijital ücretsiz öğrenme ortamı var ki, kendinizi geliştirmek için bir bilgisayar ve bir internet bağlantısı yetiyor da artıyor bile.

Ve işsizlik size kendinizi geliştirmeniz için büyük bir fırsat sunuyor olabilir aslında.

Belki hatırlayanlarınız vardır. 1999’da ABD NBA Basketbol Ligi yaşanan bir lokavttan dolayı ancak Şubat ayında başlayabildi.

Bu uzun süreli ve sonu belirsiz süreçte pek çok basketbolcu yan gelip yatar ve geleceği hakkında kararlar bağlarken, Kobe Bryant her gün antrenmana devam etti ve lokavtın sürdüğü aylar boyunca 100.000 şut attı.

Evet tam 100.000 şut.

Lokavt bitip de ligler başlayınca Kobe takımı Lakers ile birlikte 2000, 2001, ve 2003 yıllarında ardı ardına şampiyonluklar yaşadı.

Sizce tesadüf mü?

Hadi siz de şimdi üstünüzdeki durgunluğu atın ve hemen kendinizi geliştirmeye başlayın.

Atalarımız boşuna işleyen demir ışıldar dememişler. Siz de ışıldamaya başlayın, işler o zaman düzelecek!

Yapay Genel Zekaya Doğru Önemli Bir Adım Daha!

(Okuma Süresi: 1 Dakika)

Dün Microsoft Elon Musk tarafından kurulan OpenAI firmasına 1 Milyar Dolar yatırım yapacağını duyurdu. Yatırımın amacı yapay genel zekayı geliştirmek.

Bugünün yapay zeka uygulamaları kendilerine tanımlanan dar bir alanda başarılı olabiliyorlar. Bu dar alan Netflix’deki film önerilerinden, çeşitli hastalıkların teşhisine kadar bir yelpazeye yayılabiliyor ama her uygulama tek bir konuyu çözebiliyor.

Yapay genel zekanın hedefi insanımsı tek bir yapay zeka uygulamasının çok farklı alanlardaki problemlere çözüm getirebilmesi.

Microsoft ve OpenAI yetkilileri geliştirecekleri yapay genel zekanın, Azure bulut işletim sistemi ile birleştiğinde iklim değişikliği gibi karmaşık problemleri çözebileceğini söylüyorlar.

Yapay genel zeka hem ürkütücü hem de heyecan verici bir gelişim alanı.

Bu alanda Google ya da Facebook gibi reklamdan para kazanan firmalar yerine, Microsoft ve Elon Musk tarafından kurulan OpenAI gibi etik standartları daha yüksek firmaların başarılı olmasını açık ara tercih ederim.

Bu arada Elon Musk bu işe de mi vakit ayırıyor diyenleriniz varsa, Musk’ın burada sadece yatırımcı olduğunu, operasyonu YCombinator kurucusu Sam Altman’ın yönettiğini de belirteyim.

Elon Musk bile o kadar sınırsız bir güce sahip değil yani:)

2020’de İnsan Beyni Makinalara Bağlanacak

(Okuma Süresi: 1 Dakika)

Bu sabah 6’da Elon Musk’ın Neurolink isimli girişiminin çok önemli bir sunumu vardı. Sizler için izledim ve yorumladım.

Musk ve Neurolink ekibi eğer gerekli izinleri alırlarsa insanlar üzerinde deneyecekleri, beyinle makinalar arasında geniş bant iletişimi sağlayan teknolojiyi geliştirdiklerini iddia ediyorlar.

Bu iddianın doğru çıkması durumunda çeşitli beyin rahatsızlıklarından muzdarip insanların yaşam kalitesi artacağı gibi, insan beyni ile yapay zekanın işbirliği yapması da mümkün olacak.

Gelişmeler inanılmaz, buyrun anlatıyorum.

E-Kitap Okuyucusu Satışları Düşüyor ve Bu Çok İyi Bir Şey (2 Dakikalık Okuma)

(Okuma Süresi: 2 Dakika)

Dijitalleşmenin hangi sektörleri tamamen yıkacağı, hangilerini ise kökten değiştireceği her zaman heyecanlı bir tartışma konusu benim için. Bu konuda bazen yanılıyor, bazen ise sandığımdan da haklı çıkıyorum. 

E-kitapların ve e-kitap okuyucularının pek de gelecekleri olmadığını tahmin ediyordum mesela. Ve bu konuda haklı çıktım.

2011 yılında zirveye ulaşan ve 23.6 milyon adet satılan e-kitap okuyucusu cihazların o şanlı günlerinden eser kalmamış durumda. 2016 yılında küresel e-kitap okuyucusu satışları 7.1 milyona kadar gerilemiş durumda.

E-kitap satışları da çakılmış durumda bu arada. Örneğin 2016’da İngiltere’de e-kitap satışlarında %4’lük düşüş olurken basılı kitaplarda satış artışı %7’yi bulmuş durumda.

Başka bir yazımda plak satışlarındaki artışın üzerinde de durmuştum hatırlarsanız. Anlaşılan o ki insanlar bazı ürünlerle olan ilişkilerini soğuk ekranlara teslim etmeye razı değiller. Ve bence bu insanlık hakkında umut verici bir gelişme.

Fiziksel bir kitabı elinizde tutarken, sayfalarını koklarken, satırlarının üzerini çizer, sağına soluna notlar alırken hissettiklerinizi e-kitaplar asla sağlayamıyorlar.

Kitabı tamamladıktan sonra kapağını kaparken yaşanan zafer duygusu ya da sevdiğiniz yazarın tüm kitaplarının kütüphanenizde dizili halinin verdiği tuhaf huzura ne demeli peki?

İnsanız biz.

Dokunmaya, koklamaya, biriktirmeye, paylaşmaya ihtiyacımız var.

Evet dijitalleşme bazı alanlarda büyük rahatlık sağlıyor ve bizi otomobiller ya da televizyonlar gibi saçma ürünlerden kurtarıyor. 

Ama plaklarımız ve kitaplarımızın yarattığı duygu patlamasını yerini alacak ekranlar yaratılmadılar daha.