Bilim İnsanlarının Eşi Görülmemiş Covid-19 Mücadelesi

(Okuma Süresi: 3 Dakika)

Covid-19’a karşı henüz etkili bir aşının ve kesin sonuçlar alınan bir tedavinin geliştirilemediği maalesef doğru. 

Ama bu amansız virüsün sırlarını keşfetmek ve onunla savaşacak tıbbi çözümleri geliştirmek için bilim insanlarının çabalarından başka güvenecek bir kaynağımız da yok.

Ve bilim insanları gerçekten bu konuda tarihte görülmemiş bir yoğunlukta ve işbirliği kültüründe çalışıyorlar.

Sadece 4 aydır aramızda olan bu virüsle mücadele eden bilim insanlarının ortaya koyduğu işbirliğinin boyutlarını takdir etmemek büyük haksızlık olur.

Bu makalemde bu çabaları ortaya koyuyorum. Yazının devamını aşağıdaki linke tıklayarak okuyabilirsiniz.

Read more

Koronavirüs Belasından Nasıl Kurtuluruz?

(Okuma Süresi: 8 Dakika)

Bir yatırımcı olarak koronavirüsün geleceğimizi nasıl etkileyeceğine çok fazla kafa yoruyorum.

Virüsün ekonominin, yatırım ortamının ve iş hayatının üzerindeki etkilerini hesaplamak bu aralar günlük rutinimin bir parçası.

Bu amaçla onlarca kaynaktan öngörüler okumaya, bunları analiz etmeye ve öğrendiklerimi kendimce bir hipotez silsilesine oturtmaya çalışıyorum.

Vardığım temel sonuçlar şunlar:

  • Koronavirisün ekonomi, toplum, teknoloji ve çevre üzerinde “kalıcı” ve “büyük” etkileri olacak. Bu etkiler yaratılacak “kürsel işbirliği” kültürüne ve “etkin teknoloji” kullanımına göre şekillenecekler.
  • Güçlü işbirliği ortamı ve teknoloji kullanımı salgının etkilerinden hızla kurtulmamızı sağlayacak ve hatta salgın öncesinden daha iyi bir dünya yaratmamıza yardımcı olacaklar.
  • Aksine uygulamalar ise hem salgının etkilerini çok sertleştirecek, hem de geleceğimizi ipotek altına alacaklar.

Sadece bültenime üye olan siz sayın takipçilerimle paylaştığım bu yazının geleceğini planlamaya çalışan her iş insanının ilgisini çekeceğine inanıyorum.

Yazıyı arkadaşlarınızla paylaşır ve şu link üzerinden bültenime kaydolmalarını sağlarsanız ayrıca çok sevinirim.

Her türlü soru ve yorumunuzu da büyük bir heyecanla bekliyorum.

Hadi şimdi başlayalım.

Read more

Koronavirüs Günlerinde 5 Kritik Liderlik Davranışı

(Okuma Süresi: 3 Dakika)

Küresel salgının yarattığı endişe, korku ve belirsizlik ortamında insanlar cevaplar için liderlerine dönüyor, güçlü liderlere her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyuyorlar.

Lider olmak demek, binlerce kişinin çalıştığı bir şirketin CEO’su ya da sahibi olmak demek değil bu arada. Hangi seviyede bir yönetici, hangi büyüklükte bir işletmenin  sahibi olursanız olsun siz bir lidersiniz. 

Ve liderliğin hakkını vermelisiniz. Özellikle de lider boşluğunu hiç kaldırmayan bugünlerde.

Bugün korona virüsü gibi felaketlerin gündemi belirlediği ortamlarda nasıl bir liderliğe ihtiyaç duyulduğunu, Gallup grubunun yaptığı bir araştırmanın ışığında yazdım. 

Yazıyı okurken bir liderseniz kendinizi, bir çalışansanız de amirlerinizi ve şirketinizi zihninizde değerlendireceğinize eminim. O nedenle yorumlarınızı heyecanla bekliyorum.

Read more

Covid-19 Hakkında İlginç Bilgiler

(Okuma Süresi: 4 Dakika)

Covid-19 hakkında okuduğum en ilginç ve zihin açıcı bilgisellerden birisini Türkçe’ye çevirmeye çalıştım. Bu bilgisel virüsü kapan ama etkilerini semptomsuz atlatan insanları nasıl tespit edebileceğimizi ve bu tespitin hem yayılmayı engellemede hem de normal hayata dönmedeki önemini anlatıyor.

Yale Üniversitesi profesörü Nicholas A. Christakis (@NAChristakis) tarafından yayınlanan bilgiselin çevirisinde bazı hatalar yapmışsam özür dilerim, çünkü oldukça teknik bir makaleydi. Ayrıca bazı bölümlerini kısaltma cüretini de gösterdim. 

Başlıyoruz.

COVID19’u alıp iyileşirseniz ne olacağı hakkında konuşalım. Hastalığa karşı bağışıklı mısınız? Bağışıklık ne kadar sürer? Ve bu sizin hayatınız, toplumumuzun halk sağlığı ve ekonomisi için ne anlama geliyor?

Read more

COVID-19 Hakkında Doğru Bilinen Yanlışlar

(Okuma Süresi: 2 Dakika)

COVID-19 hakkında pek çok saçma ve akıllara ziyan mit üretilmiş durumda. Maryland Üniversitesi doktoru Faheem Younusbu saçma mitleri yıkan bir twit bilgeseli hazırlamış. Çok yararlı bulduğumdan dilimize çevirdim.

Mit-1: Coronavirus yaz aylarında ortadan kalkacak.

Doğrusu: Daha önceki pandemiler hava durumundan bağımsız davrandılar. Ayrıca biz yaza girerken Güney Yarımküre’de kış olacak. Virüs küreseldir.

Mit-2: Yaz aylarında virüs sivrisinek ısırıkları nedeniyle daha fazla yayılır.

Doğrusu: Bu enfeksiyon kan değil, solunum damlacıkları ile yayılır. Sivrisinekler yayılmayı arttırmaz.

Read more

Victoria’s Secret Meleklerinin Kanatları Kırık!

(Okuma Süresi: < 1 Dakika)

Bir zamanlar muazzam yılbaşı defileleri ve efsanevi güzellikteki top modelleriyle dünyayı kasıp kavuran Victoria’s Secret, bugünlerde satışları sürekli olarak gerileyen ve sahibi olan L Brands Inc. (LB) tarafından halka kapatılarak, küçük bir butik operasyon olarak yaşatılmaya çalışılan bir başarısızlık hikayesine dönüşüyor.

Şirket her markanın başına gelebilecek en kötü sorundan muzdarip: Tüketiciler artık markanın duruşunu beğenmiyorlar.

Read more

İran ABD Savaşını Twitter mi Engelledi?

(Okuma Süresi: 2 Dakika)

Biliyorum, kimisi kerameti kendinden menkul, kimisi de işinin erbabı pek çok uluslararası ilişkiler uzmanı bu teorime gülebilirler. 

Ama İran füzelerinin ABD üslerini vurduğu gece Twitter üzerinden dönen iletişim trafiğinin iki ülke arasındaki gerilimin düşürülmesinde büyük etkisi olduğunu söylemek çok da ahmakça değil bence. 

Böyle gerilimli, her açıklamanın ve her saniyenin kritik olduğu anlarda düşman ülke yöneticilerinin direkt iletişim kurabilmesinin önemi uzun zamandır biliniyor zaten. 

Küba Füzeleri Krizi sırasında ABD ve Rusya başkanları arasındaki iletişim sorunlarıdan ders alarak kurulan Beyaz Saray-Rusya direkt teleks hattının bugün hala kullanılıyor olması bunun kanıtı.

Read more

İnsanlığın Acı Tablosu

(Okuma Süresi: < 1 Dakika)

1.5 milyar yetişkin insan 0.01$ ile 100$ arasında bir servete sahip. Neredeyse hiç bir şey satın alacak güçleri yok.

1.7 milyar yetişkin insan sadece 1.000$’lık bir serveti elinde tutuyor. Çok acil durumları borç almadan idare edebilecek durumdalar ancak.

Yani tam 3.2 milyar insan her sabah güne o günü atlatıp atlatamayacaklarını bilmeden uyanıyorlar.

Buna karşın 150 kişinin 10 milyar dolar ve 2 kişinin de 100 milyar dolar üzerinde servetleri var.

Bu kadar adaletsizliğin olduğu bir dünyada yine az çatışma ve savaş yaşıyoruz. Şükretmek lazım.

İnsanlığa Olan İnancımı Kaybetmek Üzereyim

(Okuma Süresi: < 1 Dakika)

Şöyle şeyleri sık sık duyarız: ”Zaman en önemli ve en geri dönüşümsüz kaynak, değerini bilmek lazım.“

Bu pek bilgece sözün gerçek hayatta ne yazık ki pek karşılığı yok ama. İnsanoğlu zamanını çöpe atmanın yeni yollarını keşfetmekte pek mahir.

Resimde 3.Çeyrekte Twitch üzerinden oyun izlemeye harcanan saatler gösteriliyor. Kaynağa göre 3 ay içerisinde 223.4 milyon saat Fortnite izlenmiş mesela.

Bu kadar çok araştırılacak, öğrenilecek, geliştirilecek konu varken, 9.3 milyon adam/günlük kaynak başkalarının oynadığı Fortnite’i izlemek için harcanmış 3 ayda.

Ki günlük çalışma süresinin 8 saat olduğunu düşünürsek bu 27.9 milyon adam/çalışmagünü gibi dudak uçuklatıcı bir rakama geliyor. Ve bu sadece Fortnite ve sadece Twitch kanalı.

3 ayda 60 çalışma günü olduğunu varsayarsak 465.000 Adam/Ay’lık insani kaynak Fortnite izleyerek tüketmiş zamanını. Üstelik bu zaman tüketicilerininin büyük bir kısmının gençler olduğunu varsaymak da çok yanlış olmaz sanırım.

Hesaplamayı derinleştirdikçe insanlığa olan inancımı yitiyorum ben. Ya siz?

İstanbul Belediyesinden Beklentilerim

(Okuma Süresi: < 1 Dakika)Sonunda İstanbul seçimleri bitti, mazbata verildi. Herkese hayırlı olsun. Ben sıcağı sıcağına yeni yönetimden beklentilerimi sıralamak istiyorum.

1-Girişimcilik Kampüsü: Paris’teki Station F projesini bilenler vardır mutlaka. Eski bir tren istasyonunun dönüştürülmesi ile oluşturulan bu dev girişimcilik kampüsü iş kurmak isteyen insanların her türlü ihtiyaçlarına yardım bulabildikleri bir ekosistem yarattı. Neden İstanbul’umuzun da benzer bir ortamı olmasın?

2-Aktif Yeşil Alan: Lütfen artık inşaatlara değil yeşil alanlara yönlenelim. Ayrıca buraların aktif yeşil alanlar olması lazım. İnsanların içinde spor yapabilecekleri ve temiz havada keyifle vakit geçirecekleri alanlar. Maslak ve Hasdal’daki askeri kışlaların bu amaçla yeniden düzenlenmesi düşünülemez mi mesela?

3-Kültür Alanları: İstanbul tam bir kültür başkenti olmak için her türlü olanağa sahip. Ama ne yazık ki bir kültür başkentinin sahip olması gereken müze, sanat galerisi, tiyatro ve konser salonu gibi alanlarda oldukça zayıf. Avrupa kentlerinde sık sık gördüğümüz Müze Bölgeleri kurmak, özellikle Taksim, Karaköy ve Eminönü gibi bölgelerde hem özel hem de kamu yatırımları aracılığı ile sanatı ve kültürü teşvik etmek şehrimizin değerini çok yükseltir.

Sizlerin beklentileriniz ne yeni yönetimden?

Kızamık Geri Dönüyor!

(Okuma Süresi: < 1 Dakika)

İnternetin başımıza açtığı en büyük belalardan birisi bilimsellikten tamamen uzak iddiaları ışık hızıyla yayabilmesi.

Mesela aslında dünyanın düz olduğu safsatası.

Neyse ki dünyanın düz olması gibi iddialar nispeten masum, zararsız ve hatta birazcık da eğlenceli olabiliyorlar. Ne de olsa salaklık eğlencelidir.

Gelgelelim çocuk aşılarının zararlı olduğunu öne sürenlerin internetteki devasa gücü gerçekten hayati tehlike yaratıyor.

Read more

Etrafınızda Aptalların Arttığını mı Düşünüyorsanız, Haklısınız.

(Okuma Süresi: < 1 Dakika)

Uzun zamandır şüphelendiğim bir şeydi, meğerse bilimsel gerçekmiş: İnsanoğlu IQ gerilemesi yaşıyor.

20. yüzyıl boyunca her onyılda bir ortlama 3 puan artan IQ seviyemiz, 1970’lerden beri düşüş içindeymiş de bizim haberimiz yokmuş.

Mesela Norveç’te 1970 ile 2009 arasında 730.000 erkeğe askerlik öncesinde yapılan mecburi IQ testlerinde, her nesilde 7 puanlık IQ puanı düşüşü gözlemlenmiş.

Sorun Norveç’e özel de değil.

Araştırmalar aralarında Finlandiya, İngiltere ve Danimarka başka gelişmiş ülkelerinde bulunduğu çok sayıda yerde IQ seviyelerinde benzer sert düşüşler gösteriyor.

Yaşam şartlarının ve eğitim kalitesinin bu kadar yüksek olduğu ülkelerde bile IQ düşüşü trendi varsa, dünyanın gerisi ne haldedir acaba.

Tabii bu rahatsız edici olgunun nedenlerini araştıranlar da var. Ama henüz ortaya konmuş somut bir gerekçe yok.

Zeka gerilemesinin 1970’lerden beri sürüyor olması, çoğumuzun aklına ilk etapta gelen dijitalleşmeyi olağan şüpheli olmaktan çıkarıyor gibi.

Sağlıklı olmayan diyetler, küresel ısınma ve çevresel bozulma, beyin öldüren medya, eğitim kalitesinde gerileme ve tabii ki kitap okuma oranlarındaki düşüş gibi unsurlar da tartışılıyor.

Kim bilir?

Belki de hepsi birdendir.

Ama gidişat hiç iyi değil yani.

 

Yararlandığım Kaynak: https://www.inc.com/jessica-stillman/we-are-all-getting-dumber-new-science-proves-no-one-is-sure-why.html

 

Hayaller “Bilgi Çağı”, Gerçekler “İlgi Arsızlığı”

(Okuma Süresi: 3 Dakika)Yüzyılın başlarında internet hayatlarımıza yeni yeni girerken, uzmanlar “bilgi ekonomisi”ne adım attığımızı müjdeliyorlardı.

Sanal ortamdaki bilginin artışı ve bilgiye erişimin kolaylaşması insanoğlunu bilgi çağına taşıyacak, dolayısı ile bilgi şirketleri ve işçileri yeni çağın kazananları olacaktı.

Bu öngörüye tamamen yanlış çıktı demek doğru değil elbette. Internet her türlü bilgiye kolayca erişilebilecek dev bir kütüphaneye dönüştü gerçekten de. Ve bilgi şirketleri ile işçileri de bu işten kazançlı çıktılar.

Ama bilgi çağı insanları gerçekten daha bilgili yaptı mı, işte orası epey tartışmalı.

Wired dergisi yazarlarından teorik fizikçi Michael Goldhaber ta 1997 yılında yazdığı ünlü “Attention Shoppers” (İlgi Alışverişçileri) makalesinde, aslında içinde yaşadığımız çağın “bilgi ekonomisi” değil de “ilgi ekonomisi” olduğunu iddia eder. Read more