Uzay Yarışı Hızlanırken

(Okuma Süresi: 1 Dakika)

Elon Musk’ın SpaceX’i hakkında yazılar paylaşıyorum. Ama uzayda çok daha fazla sayıda oyuncu var.

Gelin son gelişmeleri bir özetleyelim.

Richard Brandson’un Virgin Galactic’i uzay turizmini gelecek yıl başlatıyor. (https://lnkd.in/grekEkM)

Jeff Bezos’un Blue Origin’i iniş yapabilen bir uzay aracı geliştiriyor. Araç 2014 yılında 6.5 tonluk kargoyu ve astronotları aya indirebilecek. Bezos Dünya’yı kurtarmak için sanayi tesislerini Ay’a taşımak istiyor.

Çin, Ocak’ta Ay’ın karanlık tarafına insansız bir uzay aracı indirdiğini duyurdu. Araç Ay yüzeyine bir “mini-biyosfer” yerleştirdi”. Bu sayede Ay koşullarında meyve sinekleri, çeşitli tohumlar ve bitkiler yetiştirmeyi denenecek.

İsrail’li özel bir girişim SpaceIL isimli aracını Ay’ın yörüngesine soktu ancak gemi Ay’a yumuşak inişi yapamadı ve parçalandı.

Dubai “kozmotropolis” isimli yeni bir havalimanı kuruyor. Buradan roket gemilerinin, hipersonik ve süpersonik hava araçları kalkabilecekler.

Japon uzay ajansı JAXA ve Toyota Ay üzerinde 10 Bin kilometre yol alabilecek bir insanlı Ay taşıtı tasarlıyorlar.

Dev uzay teleskopundan, NASA’nın Ay’a tekrar insanlı yolculukları başlatmasına kadar daha çok fazla gelişme var. Ben bu kadarını sığdırabildim 1.300 karaktere.

SpaceX Uzayın Parsiyel Kargo Şirketine Dönüşüyor

(Okuma Süresi: 1 Dakika)

SpaceX artık uzaya uydu yerleştirme seferlerini “paylaşımlı” bir hizmete dönüştüreceğini duyurdu.

Mevcut hizmet modelinde uzay taşımacılığı firmaları her seferlerinde tek bir müşteriye ait bir uyduyu yörüngeye yerleştiriyorlar. Bu da doğal olarak yüksek maliyetlere yol açıyor.

Mevcut ikinci bir modelde ise bir müşterinin büyük bir uydusunun yanına -yer varsa- küçük uydunuzu iliştirebiliyorsunuz. Ama bu durumda da zamanlama olarak büyük müşterinin keyfini beklemeniz gerekiyor.

SpaceX’in SMALLSAT RIDESHARE PROGRAM (küçük uydu sefer paylaşım programı) adını verdiği hizmet modelinde ise Falcon 9 gemileri uzaya 150 KG ağırlığındaki uyduları 2.25 Milyon Dolardan başlayan maliyetlerle taşıyacaklar.

Yeni yaklaşımda seferler düzenli olacak ve tarihleri önceden belirlenecek. Bu da özellikle küçük uydu işletmecileri için düşük maliyetin yanısıra zamanlama esnekliği demek.

SpaceX’in bu adımı uzay yolculuklarının hem ucuzlayıp, hem de pratikleşerek daha fazla kurum ve bireyin uzaya gitmesine, yani “uzayın demokratikleşmesi” sürecine önemli bir katkı.

Programın detaylarına şu ekten ulaşabilirsiniz: https://lnkd.in/eyyZA27

Göndermek istediğiniz uydunuz varsa yardımcı olayım dedim:)

Ve yok valla Elon’dan komisyon almıyorum:)

Tesla Enerji Sektöründe Nasıl Değişimler Yaratacak?

(Okuma Süresi: 1 Dakika)

Hep Tesla’nın otomobilleri üzerinde duruyoruz ama şirket enerji sektöründe de büyük değişimler yaratmak için iki ayrı koldan ilerliyor.

Birincisi henüz başarı yakalayamadığı solar panel işi.

Çok şık solar panellerle çatılarımızı şık birer enerji üretim ünitesine dönüştürmeyi hedefleyen Tesla, mevcut ürün gamının çok yüksek maliyetleri nedeni ile rekabetçi olamadı.

Öte yandan Tesla’nın solar paneller konusunda önemli AR-GE çalışmaları yönettiğini biliyoruz.

Musk 2019 sonunda haftada 1.000 çatıyı kaplayacak üretim kapasitesine ulaşacaklarını iddia ediyor, sonuçlarını görmek lazım.

Tesla’nın enerji işindeki asıl gücü ise pil teknolojisinde.

Şirket geçen hafta Megapack adını verdiği ve büyük enerji depolama imkanları sunan ürününü duyurdu.

Tesla Megapack’lerle 250 MW ve 1GW/Saat kapasiteye sahip enerji depolama tesislerini sadece üç ayda kurabileceğini iddia ediyor. Ki bu alternatiflerinden 4 kat daha hızlı.

Tesla ilk Megapack siparişini PG&E firmasının California Moss Landing projesi için almış bile.

Bu projede Megapack enerji talebindeki ani dalgalanmalara karşı bir yedek pil görevi görecek .

Tesla Megapack’’in başarılı olması durumunda enerji sektöründe köklü bir değişimin başlayacağını, güneş ve rüzgar gibi kaynakların çok daha etkin kullanılacaklarını söyleyebiliriz.

Bir Devrimin Aracı: Dronelar

(Okuma Süresi: 1 Dakika)

Gün geçmiyor ki ürün teslimatında drone kullanımının güçlü büyümesini ispatlayan örneklerle karşılaşmayalım.

Amazon, UPS, Uber, Google, DHL gibi kurumlar ve çok sayıda startupın ürün teslimatlarını dronelarla yapmak üzerine girişimleri var.

Peki bu girişimler regulasyon ve lojistik altyapı sorunlarını aşarlarsa dünyamızı nasıl değiştirecekler?

Getir gibi çok hızlı ürün teslimatı yapan firmaların bugün hayatımızı nasıl değiştirdiği bize bazı ipuçları veriyor aslında.

Eşiminin yoğun olarak kullandığı Getir’in buzdolabımızı ve erzak raflarımızı boşalttığını bizzat gözlemleyebiliyorum.

Öyle ya, bir ürüne ihtiyaç duyduğunuzda dakikalar içinde kapınıza geliyorsa onu niye satın alıp istifleyesiniz ki?

Peki ya o matkabı gerçekten satın almanız gerekli miydi?

Yılda bir saat bile kullanmayacağınız bir ürüne para bağlamanın ve dolabınızda yer kaplamasına izin vermenin mantığı var mı?

Şimdi evinizi işgal eden pek çok ürünü düşünün.

Getir gibi bir hizmet sayesinde başkalarından bunu kolayca ödünç alabilseydiniz ve ürünler dronelarla kapınıza anında teslim edilseydi onları satın almanıza gerçekten gerek kalır mıydı?

Dronelar bir şeylere sahip olma ihtiyacımızı azaltan ve paylaşan ekonomisinin önünü gerçek anlamda açan bir devrimin aracı olacak gibi gözüküyorlar.

Ne dersiniz?

Beyaz Yakalılar İçin Özgürlük Yolu – 6

(Okuma Süresi: 1 Dakika)

Serinin 6. ve son videosuna geldik.

Bugünkü sizlerden gelen sorulara yönelik. Oldukça ilginç ve pek çok izleyicimin ilgisini çekebilecek sorunları yanıtlamaya çalışıyorum.

Serinin diğer videolarına YouTube kanalımdan ulaşabilirsiniz: https://www.youtube.com/channel/UCrXj

Youtube kanalıma üye olursanız süper sevinirim!..

Podcast sevenler içinse bugün öğleden sonra kanallara yüklenmeler tamamlanmış olacaklar. Google Podcast, Apple Podcast, Spotify, Stitcher ya da Soundcloud üzerinde ‘Bora Özkent’le Haddini Aş’ diye arama yaparsanız benim güzel sesime ulaşabilirsiniz:)

Her zamanki gibi yorum ve tepkilerinizi heyecanla bekliyorum.

Tesla 2. Çeyreğin Finansal Sonuçlarını Duyurdu.

(Okuma Süresi: 1 Dakika)

Tesla rekor sayıda otomobil sattığı 2. çeyreğin finansal sonuçlarını duyurdu. Kilit sonuçlar ve 2018 2. çeyrek ile karşılaştırmaları şöyle:

Satış: 2018-40.748 Adet, 2019-95.359 Adet, Büyüme: %134

Ciro: 2018-4.002Bin$, 2019-6.349Bin$, Büyüme: %58

Faaliyet Zararı: 2018-621Mil$, 2019-167Mil$, İyileşme: %73

Net Zarar: 2018-718Mil$, 2019-389Mil$, İyileşme: %45

Nakit: 2018-2.236Bin$, 2019-4.955Bin$, Artış: %121

Tesla bu dönemde 614Mil$ opeasyonel pozitif nakit akışı üretti, ki bu biz yatırımcıların en sevindiği göstergeydi. Çünkü şirketin uzun vadeli düşünebilme gücü pozitif nakit üretimine dayalı. Tesla’nın sonuçları benim gibi uzun vadeli yatırımcılar açısından sevindirici, çünkü tüm kritik göstergelerde geçen yıla göre ciddi iyileşme var.

Yılın 2. yarısında hep daha iyi performans gösteren Tesla’nın ilk kez yıllık kara ulaşması olası.

Ama asıl beklentim karlılık değil pozitif nakit akışını sağlayarak hızlı büyümeye devam etme. Çünkü yollardaki Tesla araçlarının sayısı arttıkça, RoboTaksi filoları gerçeğe dönüşecekler.

Son 1 ayda %50’nin üzerinde değer kazanan Tesla hissesi dün hem kar realizasyonu hem de zararın beklenenden büyük olmasından dolayı %10 civarında değer yitirdi. Bu düşüşün 3. çeyrek sonuçları ile rahatlıkla telafi olacağına inanıyorum.

Yapay Genel Zekaya Doğru Önemli Bir Adım Daha!

(Okuma Süresi: 1 Dakika)

Dün Microsoft Elon Musk tarafından kurulan OpenAI firmasına 1 Milyar Dolar yatırım yapacağını duyurdu. Yatırımın amacı yapay genel zekayı geliştirmek.

Bugünün yapay zeka uygulamaları kendilerine tanımlanan dar bir alanda başarılı olabiliyorlar. Bu dar alan Netflix’deki film önerilerinden, çeşitli hastalıkların teşhisine kadar bir yelpazeye yayılabiliyor ama her uygulama tek bir konuyu çözebiliyor.

Yapay genel zekanın hedefi insanımsı tek bir yapay zeka uygulamasının çok farklı alanlardaki problemlere çözüm getirebilmesi.

Microsoft ve OpenAI yetkilileri geliştirecekleri yapay genel zekanın, Azure bulut işletim sistemi ile birleştiğinde iklim değişikliği gibi karmaşık problemleri çözebileceğini söylüyorlar.

Yapay genel zeka hem ürkütücü hem de heyecan verici bir gelişim alanı.

Bu alanda Google ya da Facebook gibi reklamdan para kazanan firmalar yerine, Microsoft ve Elon Musk tarafından kurulan OpenAI gibi etik standartları daha yüksek firmaların başarılı olmasını açık ara tercih ederim.

Bu arada Elon Musk bu işe de mi vakit ayırıyor diyenleriniz varsa, Musk’ın burada sadece yatırımcı olduğunu, operasyonu YCombinator kurucusu Sam Altman’ın yönettiğini de belirteyim.

Elon Musk bile o kadar sınırsız bir güce sahip değil yani:)

2020’de İnsan Beyni Makinalara Bağlanacak

(Okuma Süresi: 1 Dakika)

Bu sabah 6’da Elon Musk’ın Neurolink isimli girişiminin çok önemli bir sunumu vardı. Sizler için izledim ve yorumladım.

Musk ve Neurolink ekibi eğer gerekli izinleri alırlarsa insanlar üzerinde deneyecekleri, beyinle makinalar arasında geniş bant iletişimi sağlayan teknolojiyi geliştirdiklerini iddia ediyorlar.

Bu iddianın doğru çıkması durumunda çeşitli beyin rahatsızlıklarından muzdarip insanların yaşam kalitesi artacağı gibi, insan beyni ile yapay zekanın işbirliği yapması da mümkün olacak.

Gelişmeler inanılmaz, buyrun anlatıyorum.

Uzlaşarak İnovasyon Olmaz!

(Okuma Süresi: 1 Dakika)

Danışmanlık verdiğim pek çok kurumda uzlaşmaya aşırı önem verildiğini görüyorum.

Uzlaşma insani ilişkiler için yararlı elbette. Ve büyük kurumlardaki yüzlerce insanın uyum içinde çalışması için de öyle.

Ama uzlaşma inovasyonun azılı düşmanı.

Eğer gerçekten ilginç bir inovatif fikriniz varsa mevcut düzene, anlayışa ve uygulamalara kökten karşı çıkıyorsunuz demektir.

Bu karşı çıkış aynı zamanda etrafınızdaki insanların iş yapma şekillerini, alışkanlıklarını ve görev tanımlarını da kapsayacaktır.

Bu kadar çok şeye karşı çıkarken herkesle uzlaşmak asla ama asla mümkün değildir.

Onun yerine yapmanız gereken fikrinizi hayata geçirmek için ihtiyacınız olan bir kaç insanı kendinize inandırmak, diğerlerinin ne dediğine ise tamamen kulak tıkamaktır.

Başarılı startupları büyük kurumlardan ayıran en önemli unsur da bu zaten.

Startuplarda bir araya gelen ve kafasına dikine giden bir avuç gencin uzlaşmadan uzak inatçılığı büyük fikirleri hayata geçiriyor.

Departmanlar arası uzlaşmayı bir numaralı öncelik olan büyük kurumların radikal fikirlerde hep başarısız olmasının nedeni de bu.

Uzlaşmanın çok önemli olduğu durumlar var. Ama inovasyon kesinlikle bu durumlardan birisi değil anlayacağınız.

Yıkıcı İnovasyon Dinamikleri

(Okuma Süresi: 1 Dakika)

Bir yatırımcı ve iş insanı olarak beni en şaşırtan konulardan birisi en akıllı insanların bile “yıkıcı inovasyon”un dinamiklerini kavrayamamaları.

Dün Tesla’nın Almanya’daki süper hızlı büyümesinden bahseden bir yazı paylaştım.

Tepkiler Tesla’nın çok küçük olduğu, satışlarının hızla artmasının pek bir şey ifade etmediği ve zaten Almanların da eninde sonunda başarılı elektrikli otomobiller üretecekleri şeklindeydi.

Tam da Apple Iphone ile ortaya çıktığında pek çok insanın Nokia’nın mutlaka Apple’i yeneceğine, Iphone’un küçük yaramaz oyuncu olarak piyasadan silineceğine inandığı gibi.

Sonra neler olduğunu grafik çok güzel anlatıyor:)

Oysa yıkıcı inovasyonlar hep yeni oyuncunun küçük bir pazar payını kapması ile başlar.

Büyüklerse yeni oyuncuyu küçümserler ve onun öğrenme sürecindeki acılarına katlanmak istemediklerinden eski iş modellerine sarılmaya devam ederler.

Sanıldığının aksine Alman üreticilerin elektrikli otomobil hazırlıkları çok zayıf.

Audi Etron,Jaguar IPace gibi örneklerin henüz Tesla’nın 2012 enerji verimliliklerini yakalayamadılar. Ayrıca bu modellerde büyük zararlar ediyorlar, Tesla ise son 3 çeyreğin ikisinde kar etmeyi başardı.

Zaman kimin haklı olduğunu ortaya çıkaracak elbet ama inovasyon tarihi “o fakir dediğin genç” hikayeleri ile dolu:)

Tesla 2.Çeyrekte Satış Rekoru Kırdı

(Okuma Süresi: 1 Dakika)

Dün gece Tesla’nın Nisan-Mayıs-Haziran aylarını kapsayan 2. çeyrek satışları açıklandı ve yer yerinden oynadı.

Tesla 2019 2.çeyrekte 95.200 araç satarak en iyimser beklentileri bile çok ama çok aştı.

2018 2.çeyrek Tesla satışlarının 40.750 adet olduğunu hesaba katarsanız şirketin yıldan yıla büyüme oranının %233 olduğunu görürsünüz ki bu Ford T’den beri otomobil tarihinde görülmüş bir fenomen değil.

Tesla’nın büyüme hızını biraz daha güzel ifade edebilmek için kurulduğu günden bu yana 2. çeyrek satışlarını sunmak istiyorum (Üretim rakamlarını da içeren 2.çeyrekler büyüme eğilimi grafiğini de ayrıca sunuyorum):

  • 2019 2.Çeyrek: 95,200
  • 2018 2.Çeyrek: 40,740 2
  • 017 2.Çeyrek: 22,000
  • 2016 2.Çeyrek: 14,370
  • 2015 2.Çeyrek: 11,532
  • 2014 2.Çeyrek: 7,579
  • 2013 2.Çeyrek: 5,150
  • 2012 2.Çeyrek: 12
  • 2011 2.Çeyrek: 0

Üssel büyüme ya da yıkıcı yaratım tam da böyle bir şey işte.

Tesla’nın doğrudan rekabet içinde olduğu Porsche, BMW ve Mercedes 2019 Haziran ayında ABD satışlarını bir önceki yılın aynı dönemine göre sırasıyla ancak %6, %4 ve %1 oranında artırabilirken Tesla’daki artış tam %156. Diğer tüm lüks markalarda ise düşüş var.

Bilmem daha fazla rakam vermeme gerek var mı?

Gelmektedir gelmekte olan:)

Nasıl Bir Yerli Otomobil?

(Okuma Süresi: 1 Dakika)

Yerli otomobil projesi konusunda pek bir bilgi akışı yok.

En son çizimlerinin tamamlandığına dair bir haber almıştık. Daha önceleri basına sızan fotolarda da elektrikli bir sedan üzerinde çalışıldığını öğrenmiştik.

Ben sedanlar yerine resimde örneğini paylaştığım minik şehiriçi otomobilleri üretmemiz gerektiğini düşünüyorum.

Trafik yoğunluğundan bunalan büyük şehirlerimize ilaç gibi gelecek bu araçları üretmek daha kolay olacak, daha az AR-GE ve sermaye yatırımı gerektirecektir.

Elektrikli otomobil pazarının lideri Tesla’nın şu ana kadar 28 Milyar Dolar sermaye çektiğini ve 10 yılı aşkın bir süredir AR-GE yaptığın düşünürseniz işimizin ne kadar zor olduğunu daha kolay görebilirsiniz.

Resimdeki Mercedes Smart tabanlı Baojun E100 adlı minik elektrikli canavarın 155 mil menzili var ve fiyatı da sadece 7200$’dan başlıyor mesela.

Şahane değil mi? Ne dersiniz?

Tam Otonom Robotaksiler Hizmet Vermeye Başladı

(Okuma Süresi: 1 Dakika)

Uber’in ABD’de en büyük rakibi olan Lyft Arizona’nın belli bölgelerinde Google’un Waymo girişimi tarafından geliştirilen tam otonom robotaksilerle hizmet vermeye başladı.

Şimdilik sürücü koltuğunda hala bir insan sürücü her ihtimale karşı oturuyor ve hizmet sadece Lyft-Waymo tarafından daha önce test edilmiş sınırlı bir alanda veriliyor.

Arizona’da Uber ve Lyft’in sürücülü hizmetlerinde bir millik yolculuğun maliyeti 80 Cent civarında, otonom araçlarla bu maliyetin 20 Cent’in altına ineceği öngörülüyor.

Bizde mi neler oluyor?

Bizde Uber gibi hizmetlerin tamamı yasak. Sarı taksi sahiplerinin mafyası memleketin yüzyılın en büyük devrimlerinden birisinin dışında kalmasını başardı.

https://www.cnbc.com/2019/06/27/waymo-makes-autonomous-vehicles-available-to-lyft-riders.html?__source=twitter%7Cmain

Bitcoin Altının Yerini Alacak mı?

(Okuma Süresi: 1 Dakika)

Ben Bitcoin’in küresel bir para birimi olacağına inanmıyorum. Blockchain teknolojisinin parayla başa çıkması kolay değil.

Ayrıca devletlerin kafalarına göre para basmak gibi bir ayrıcalığı ellerinden kaçırmamak için ellerinden geleni yapacağını öngörmek için falcı olmaya gerek yok.

Bence Bitcoin’in asıl tahtından indireceği değer altın.

Altın her ne kadar günlük hayatta pek kullanılmasa da hala insanları yatırım aracı olarak sevdiği, ekonominin kötü gittiği günlerde son güvenli kale olarak gördüğü bir meta. Altın’ın bir yatırım ve değer koruma aracı olarak görülmesinin 5.000 yıllık bir tarihçesi var. Şu anda dünyada kullanımda olan altının 7.5 trilyon dolar değere sahip. Bitcoin ise 10 yıldır var ve toplam değeri 200 Milyar dolarlar civarında.

Aşağıdaki tablo altın ile bitcoinin ile ilginç bir kıyaslamasını veriyor. Maddelerin Türkçe karşılıkları sırasıyla şöyle:

  • Dayanıklılık
  • Taşınabilirlik
  • Geri Ödenebilirlik (Nakite dönüştürelebilme)
  • Doğrulanabilirlik
  • Bölünebilirlik (Kuruşlanabilirlik)
  • Kıtlık (Madenciliğin Zor ve Masraflı Olması)
  • Güçlü Tarihçe (Altın 5.000 Yıl, Bitcoin 10 Yıl)
  • Sansüre Dayanıklılık (Devlet Müdahelesi Gibi)

Ben bu tablonun kazananının bitcoin olduğunu düşünüyorum.Ve sizlerin yorumlarını da çok merak ediyorum.

Tesla BMW’yi Batırıyor mu?

(Okuma Süresi: 1 Dakika)

Eylül 2018’de “Tesla BMW’yi Batırabilir mi?” diye bir yazı yazmıştım. Benimle epey dalga geçen, hatta fikirlerimi düpedüz aşağılayan epeyce okurum olmuştu. Linki şurada: https://boraozkent.com/2018/09/19/tesla-bmwyi-batirabilir-mi/

Şimdi aradan sadece 9 ay geçti ve BMW CEO’sunun düşen satışlar (ki bunların aslan payı Tesla Model 3’e gidiyor)ve elektrikli otomobil stratejisindeki hatalar nedeniyle işten atılma ihtimali konuşuluyor.

Aşağıdaki makale Alman Handelsblatt sitesi tarafından yazılmış ve Teslarati tarafından İngilizce’ye çevrilmiş. Makale CEO Harald Krüger’in ortaklar tarafından Temmuz’da gönderilebileceğini anlatıyor.

i3 gibi bir hilkat garibesi ile elektrikli otomobil piyasasında var olabileceğine inanmanın bir bedeli vardı elbette. Şimdilik bu bedeli sadece CEO ödeyecek, eğer BMW böyle gitmeye devam ederse etkilerinin daha da büyüyeceği kesin. Gelmektedir gelmekte olan.

Artık Elektrikli Araçlara Sahip Olmak İçten Yanmalılardan Daha Ucuz!

(Okuma Süresi: 1 Dakika)

Elektrikli otomobiller global pazarı neden ele geçiriyorlar biliyor musunuz?

Hayır ne yazık ki sebep insanların bir anda çevre bilinçlerinin yükselmesi değil. 

Belki Norveç ve Hollanda gibi ülkelerde tüketicilerin çevre bilinci önemli bir rol oynuyordur. Ama küresel dönüşümdeki esas mesele ekonomik. Yani para!

Özellikle teşviklerin uygulandığı yerlere elektrikli otomobil sahipliği, içten yanmalı oto sahipliğinden daha hesaplı hale gelmiş durumda.

Ark Invest’in yaptığı araştırmaya göre ABD’de içten yanmalı motorlu binek araba sahipliğinin maliyeti mil başına 70 sent.  Tesla 3’de bu maliyet 49 sente düşmüş durumda.

Aradaki bu büyük farkın sebepleri arasında enerji tasarrufu ve bakım giderlerinin düşüklüğü büyük önem taşıyor. 

Mevcut durumda teşviklerin de bir rolü var elbette. Ama pil maliyetleri  bugünkü hızıyla aşağıya inmeye devam ederse, teşviklere de gerek kalmayacak birkaç yıl içinde.

Bu arada üretilen elekrikli otomobillerin sayısı arttıkça arabaların kendileri de ucuzlamaya devam ediyor. 

Şu anda en düşük donanımlı Tesla’ların fiyatları 35.000 Dolara kadar inmiş durumda ve tahminlere göre yakın zamanda daha ucuz arabalar da gerçekleşiyor.

Evet, büyük bir devrim tam gözlerimizin önünde gerçekleşiyor.

Siz de bu devrimi benim kadar heyecan verici buluyor musunuz?