Porsche Taycan: Almanların Büyük Yenilgisi

(Okuma Süresi: 1 Dakika)

Katıksız bir Porsche hayranıyım.

Porsche kendi elektrikli otomobilini tasarlayacağını duyurduğunda heyecanlanmış ve yatırımcısı olduğum Tesla adına da biraz endişelenmiştim.

Ve işte o Porsche, 4 yıldır geliştirdiği elektrikli otomobili sonunda piyasaya çıkarttı: Taycan.

Taycan tasarımı itibarıyla hoş, teknolojisi ve fiyat/performans oranı itibarıyla ise tam bir hayal kırıklığı.

Çünkü Taycan bir Tesla değil. Daha düşük performansa sahip Taycan’in fiyatı rakip Tesla’dan astronomik ölçüde pahallı.

İşte size bir kaç gösterge: Sırasıyla her modelin başlangıç fiyatı ($), menzili (Mil), 0-100 hızlanması (Saniye) ve azami hızı (Mil/Saat).

  • Tesla Model S LR: 79.900, 370, 3.2, 155
  • Tesla Model S P: 99.990, 345, 2.4, 163
  • Taycan Turbo: 150.900, 236, 3.0, 161
  • Taycan Turbo S: 185.000, 241, 2.6, 161

Ha bu arada 48.000$’dan başlayan fiyatlarla, 310 Mil menzile ve 0-100 3.2 saniye hızlanmaya sahip bir Tesla Model 3’de alabilirsiniz:)

Evet sevgili Alman hayranı takipçilerim, bu yenilgiyi nasıl açıklarsınız. Almanların en yüksek teknolojiye sahip markasının Tesla’nın bu kadar gerisinde kalmasına ne diyorsunuz?

Kaynak: https://tcrn.ch/34pQzAc

SpaceX Uzayın Parsiyel Kargo Şirketine Dönüşüyor

(Okuma Süresi: 1 Dakika)

SpaceX artık uzaya uydu yerleştirme seferlerini “paylaşımlı” bir hizmete dönüştüreceğini duyurdu.

Mevcut hizmet modelinde uzay taşımacılığı firmaları her seferlerinde tek bir müşteriye ait bir uyduyu yörüngeye yerleştiriyorlar. Bu da doğal olarak yüksek maliyetlere yol açıyor.

Mevcut ikinci bir modelde ise bir müşterinin büyük bir uydusunun yanına -yer varsa- küçük uydunuzu iliştirebiliyorsunuz. Ama bu durumda da zamanlama olarak büyük müşterinin keyfini beklemeniz gerekiyor.

SpaceX’in SMALLSAT RIDESHARE PROGRAM (küçük uydu sefer paylaşım programı) adını verdiği hizmet modelinde ise Falcon 9 gemileri uzaya 150 KG ağırlığındaki uyduları 2.25 Milyon Dolardan başlayan maliyetlerle taşıyacaklar.

Yeni yaklaşımda seferler düzenli olacak ve tarihleri önceden belirlenecek. Bu da özellikle küçük uydu işletmecileri için düşük maliyetin yanısıra zamanlama esnekliği demek.

SpaceX’in bu adımı uzay yolculuklarının hem ucuzlayıp, hem de pratikleşerek daha fazla kurum ve bireyin uzaya gitmesine, yani “uzayın demokratikleşmesi” sürecine önemli bir katkı.

Programın detaylarına şu ekten ulaşabilirsiniz: https://lnkd.in/eyyZA27

Göndermek istediğiniz uydunuz varsa yardımcı olayım dedim:)

Ve yok valla Elon’dan komisyon almıyorum:)

Tesla Enerji Sektöründe Nasıl Değişimler Yaratacak?

(Okuma Süresi: 1 Dakika)

Hep Tesla’nın otomobilleri üzerinde duruyoruz ama şirket enerji sektöründe de büyük değişimler yaratmak için iki ayrı koldan ilerliyor.

Birincisi henüz başarı yakalayamadığı solar panel işi.

Çok şık solar panellerle çatılarımızı şık birer enerji üretim ünitesine dönüştürmeyi hedefleyen Tesla, mevcut ürün gamının çok yüksek maliyetleri nedeni ile rekabetçi olamadı.

Öte yandan Tesla’nın solar paneller konusunda önemli AR-GE çalışmaları yönettiğini biliyoruz.

Musk 2019 sonunda haftada 1.000 çatıyı kaplayacak üretim kapasitesine ulaşacaklarını iddia ediyor, sonuçlarını görmek lazım.

Tesla’nın enerji işindeki asıl gücü ise pil teknolojisinde.

Şirket geçen hafta Megapack adını verdiği ve büyük enerji depolama imkanları sunan ürününü duyurdu.

Tesla Megapack’lerle 250 MW ve 1GW/Saat kapasiteye sahip enerji depolama tesislerini sadece üç ayda kurabileceğini iddia ediyor. Ki bu alternatiflerinden 4 kat daha hızlı.

Tesla ilk Megapack siparişini PG&E firmasının California Moss Landing projesi için almış bile.

Bu projede Megapack enerji talebindeki ani dalgalanmalara karşı bir yedek pil görevi görecek .

Tesla Megapack’’in başarılı olması durumunda enerji sektöründe köklü bir değişimin başlayacağını, güneş ve rüzgar gibi kaynakların çok daha etkin kullanılacaklarını söyleyebiliriz.

Bir Devrimin Aracı: Dronelar

(Okuma Süresi: 1 Dakika)

Gün geçmiyor ki ürün teslimatında drone kullanımının güçlü büyümesini ispatlayan örneklerle karşılaşmayalım.

Amazon, UPS, Uber, Google, DHL gibi kurumlar ve çok sayıda startupın ürün teslimatlarını dronelarla yapmak üzerine girişimleri var.

Peki bu girişimler regulasyon ve lojistik altyapı sorunlarını aşarlarsa dünyamızı nasıl değiştirecekler?

Getir gibi çok hızlı ürün teslimatı yapan firmaların bugün hayatımızı nasıl değiştirdiği bize bazı ipuçları veriyor aslında.

Eşiminin yoğun olarak kullandığı Getir’in buzdolabımızı ve erzak raflarımızı boşalttığını bizzat gözlemleyebiliyorum.

Öyle ya, bir ürüne ihtiyaç duyduğunuzda dakikalar içinde kapınıza geliyorsa onu niye satın alıp istifleyesiniz ki?

Peki ya o matkabı gerçekten satın almanız gerekli miydi?

Yılda bir saat bile kullanmayacağınız bir ürüne para bağlamanın ve dolabınızda yer kaplamasına izin vermenin mantığı var mı?

Şimdi evinizi işgal eden pek çok ürünü düşünün.

Getir gibi bir hizmet sayesinde başkalarından bunu kolayca ödünç alabilseydiniz ve ürünler dronelarla kapınıza anında teslim edilseydi onları satın almanıza gerçekten gerek kalır mıydı?

Dronelar bir şeylere sahip olma ihtiyacımızı azaltan ve paylaşan ekonomisinin önünü gerçek anlamda açan bir devrimin aracı olacak gibi gözüküyorlar.

Ne dersiniz?

Tesla 2. Çeyreğin Finansal Sonuçlarını Duyurdu.

(Okuma Süresi: 1 Dakika)

Tesla rekor sayıda otomobil sattığı 2. çeyreğin finansal sonuçlarını duyurdu. Kilit sonuçlar ve 2018 2. çeyrek ile karşılaştırmaları şöyle:

Satış: 2018-40.748 Adet, 2019-95.359 Adet, Büyüme: %134

Ciro: 2018-4.002Bin$, 2019-6.349Bin$, Büyüme: %58

Faaliyet Zararı: 2018-621Mil$, 2019-167Mil$, İyileşme: %73

Net Zarar: 2018-718Mil$, 2019-389Mil$, İyileşme: %45

Nakit: 2018-2.236Bin$, 2019-4.955Bin$, Artış: %121

Tesla bu dönemde 614Mil$ opeasyonel pozitif nakit akışı üretti, ki bu biz yatırımcıların en sevindiği göstergeydi. Çünkü şirketin uzun vadeli düşünebilme gücü pozitif nakit üretimine dayalı. Tesla’nın sonuçları benim gibi uzun vadeli yatırımcılar açısından sevindirici, çünkü tüm kritik göstergelerde geçen yıla göre ciddi iyileşme var.

Yılın 2. yarısında hep daha iyi performans gösteren Tesla’nın ilk kez yıllık kara ulaşması olası.

Ama asıl beklentim karlılık değil pozitif nakit akışını sağlayarak hızlı büyümeye devam etme. Çünkü yollardaki Tesla araçlarının sayısı arttıkça, RoboTaksi filoları gerçeğe dönüşecekler.

Son 1 ayda %50’nin üzerinde değer kazanan Tesla hissesi dün hem kar realizasyonu hem de zararın beklenenden büyük olmasından dolayı %10 civarında değer yitirdi. Bu düşüşün 3. çeyrek sonuçları ile rahatlıkla telafi olacağına inanıyorum.

İş Arayan Okurlarıma Tavsiyem Var!

(Okuma Süresi: 1 Dakika)

Bazıları için uygulamasının zorluğunu bilmekle birlikte, iş arayan okurlarıma küçük bir tavsiyem var: Çalışın!

Kendinizi geliştirmek için çalışın!

Yabancı dilinizi veya kod yazmayı öğrenin, inovasyon ve yaratıcılık gibi yeni çağın kritik becerilerini kazanın ve tabii fiziğinizi geliştirin…

Bugün en başta Youtube ve Podcast olmak üzere o kadar çok dijital ücretsiz öğrenme ortamı var ki, kendinizi geliştirmek için bir bilgisayar ve bir internet bağlantısı yetiyor da artıyor bile.

Ve işsizlik size kendinizi geliştirmeniz için büyük bir fırsat sunuyor olabilir aslında.

Belki hatırlayanlarınız vardır. 1999’da ABD NBA Basketbol Ligi yaşanan bir lokavttan dolayı ancak Şubat ayında başlayabildi.

Bu uzun süreli ve sonu belirsiz süreçte pek çok basketbolcu yan gelip yatar ve geleceği hakkında kararlar bağlarken, Kobe Bryant her gün antrenmana devam etti ve lokavtın sürdüğü aylar boyunca 100.000 şut attı.

Evet tam 100.000 şut.

Lokavt bitip de ligler başlayınca Kobe takımı Lakers ile birlikte 2000, 2001, ve 2003 yıllarında ardı ardına şampiyonluklar yaşadı.

Sizce tesadüf mü?

Hadi siz de şimdi üstünüzdeki durgunluğu atın ve hemen kendinizi geliştirmeye başlayın.

Atalarımız boşuna işleyen demir ışıldar dememişler. Siz de ışıldamaya başlayın, işler o zaman düzelecek!

Yapay Genel Zekaya Doğru Önemli Bir Adım Daha!

(Okuma Süresi: 1 Dakika)

Dün Microsoft Elon Musk tarafından kurulan OpenAI firmasına 1 Milyar Dolar yatırım yapacağını duyurdu. Yatırımın amacı yapay genel zekayı geliştirmek.

Bugünün yapay zeka uygulamaları kendilerine tanımlanan dar bir alanda başarılı olabiliyorlar. Bu dar alan Netflix’deki film önerilerinden, çeşitli hastalıkların teşhisine kadar bir yelpazeye yayılabiliyor ama her uygulama tek bir konuyu çözebiliyor.

Yapay genel zekanın hedefi insanımsı tek bir yapay zeka uygulamasının çok farklı alanlardaki problemlere çözüm getirebilmesi.

Microsoft ve OpenAI yetkilileri geliştirecekleri yapay genel zekanın, Azure bulut işletim sistemi ile birleştiğinde iklim değişikliği gibi karmaşık problemleri çözebileceğini söylüyorlar.

Yapay genel zeka hem ürkütücü hem de heyecan verici bir gelişim alanı.

Bu alanda Google ya da Facebook gibi reklamdan para kazanan firmalar yerine, Microsoft ve Elon Musk tarafından kurulan OpenAI gibi etik standartları daha yüksek firmaların başarılı olmasını açık ara tercih ederim.

Bu arada Elon Musk bu işe de mi vakit ayırıyor diyenleriniz varsa, Musk’ın burada sadece yatırımcı olduğunu, operasyonu YCombinator kurucusu Sam Altman’ın yönettiğini de belirteyim.

Elon Musk bile o kadar sınırsız bir güce sahip değil yani:)

2020’de İnsan Beyni Makinalara Bağlanacak

(Okuma Süresi: 1 Dakika)

Bu sabah 6’da Elon Musk’ın Neurolink isimli girişiminin çok önemli bir sunumu vardı. Sizler için izledim ve yorumladım.

Musk ve Neurolink ekibi eğer gerekli izinleri alırlarsa insanlar üzerinde deneyecekleri, beyinle makinalar arasında geniş bant iletişimi sağlayan teknolojiyi geliştirdiklerini iddia ediyorlar.

Bu iddianın doğru çıkması durumunda çeşitli beyin rahatsızlıklarından muzdarip insanların yaşam kalitesi artacağı gibi, insan beyni ile yapay zekanın işbirliği yapması da mümkün olacak.

Gelişmeler inanılmaz, buyrun anlatıyorum.

Yıkıcı İnovasyon Dinamikleri

(Okuma Süresi: 1 Dakika)

Bir yatırımcı ve iş insanı olarak beni en şaşırtan konulardan birisi en akıllı insanların bile “yıkıcı inovasyon”un dinamiklerini kavrayamamaları.

Dün Tesla’nın Almanya’daki süper hızlı büyümesinden bahseden bir yazı paylaştım.

Tepkiler Tesla’nın çok küçük olduğu, satışlarının hızla artmasının pek bir şey ifade etmediği ve zaten Almanların da eninde sonunda başarılı elektrikli otomobiller üretecekleri şeklindeydi.

Tam da Apple Iphone ile ortaya çıktığında pek çok insanın Nokia’nın mutlaka Apple’i yeneceğine, Iphone’un küçük yaramaz oyuncu olarak piyasadan silineceğine inandığı gibi.

Sonra neler olduğunu grafik çok güzel anlatıyor:)

Oysa yıkıcı inovasyonlar hep yeni oyuncunun küçük bir pazar payını kapması ile başlar.

Büyüklerse yeni oyuncuyu küçümserler ve onun öğrenme sürecindeki acılarına katlanmak istemediklerinden eski iş modellerine sarılmaya devam ederler.

Sanıldığının aksine Alman üreticilerin elektrikli otomobil hazırlıkları çok zayıf.

Audi Etron,Jaguar IPace gibi örneklerin henüz Tesla’nın 2012 enerji verimliliklerini yakalayamadılar. Ayrıca bu modellerde büyük zararlar ediyorlar, Tesla ise son 3 çeyreğin ikisinde kar etmeyi başardı.

Zaman kimin haklı olduğunu ortaya çıkaracak elbet ama inovasyon tarihi “o fakir dediğin genç” hikayeleri ile dolu:)

Nasıl Bir Yerli Otomobil?

(Okuma Süresi: 1 Dakika)

Yerli otomobil projesi konusunda pek bir bilgi akışı yok.

En son çizimlerinin tamamlandığına dair bir haber almıştık. Daha önceleri basına sızan fotolarda da elektrikli bir sedan üzerinde çalışıldığını öğrenmiştik.

Ben sedanlar yerine resimde örneğini paylaştığım minik şehiriçi otomobilleri üretmemiz gerektiğini düşünüyorum.

Trafik yoğunluğundan bunalan büyük şehirlerimize ilaç gibi gelecek bu araçları üretmek daha kolay olacak, daha az AR-GE ve sermaye yatırımı gerektirecektir.

Elektrikli otomobil pazarının lideri Tesla’nın şu ana kadar 28 Milyar Dolar sermaye çektiğini ve 10 yılı aşkın bir süredir AR-GE yaptığın düşünürseniz işimizin ne kadar zor olduğunu daha kolay görebilirsiniz.

Resimdeki Mercedes Smart tabanlı Baojun E100 adlı minik elektrikli canavarın 155 mil menzili var ve fiyatı da sadece 7200$’dan başlıyor mesela.

Şahane değil mi? Ne dersiniz?

Tesla BMW’yi Batırıyor mu?

(Okuma Süresi: 1 Dakika)

Eylül 2018’de “Tesla BMW’yi Batırabilir mi?” diye bir yazı yazmıştım. Benimle epey dalga geçen, hatta fikirlerimi düpedüz aşağılayan epeyce okurum olmuştu. Linki şurada: https://boraozkent.com/2018/09/19/tesla-bmwyi-batirabilir-mi/

Şimdi aradan sadece 9 ay geçti ve BMW CEO’sunun düşen satışlar (ki bunların aslan payı Tesla Model 3’e gidiyor)ve elektrikli otomobil stratejisindeki hatalar nedeniyle işten atılma ihtimali konuşuluyor.

Aşağıdaki makale Alman Handelsblatt sitesi tarafından yazılmış ve Teslarati tarafından İngilizce’ye çevrilmiş. Makale CEO Harald Krüger’in ortaklar tarafından Temmuz’da gönderilebileceğini anlatıyor.

i3 gibi bir hilkat garibesi ile elektrikli otomobil piyasasında var olabileceğine inanmanın bir bedeli vardı elbette. Şimdilik bu bedeli sadece CEO ödeyecek, eğer BMW böyle gitmeye devam ederse etkilerinin daha da büyüyeceği kesin. Gelmektedir gelmekte olan.

Otomobil Devi VW Uzun Zamandır Beklenen Duyurusunu Yaptı

(Okuma Süresi: 1 Dakika)

Otomobil devi VW uzun zamandır beklenen duyurusunu yaptı ve saf elektrikli otomobili ID için sipariş toplamaya başladı.

Hatchback formatında olan ID ilk etapta 30.000 adet siparişe açık olacak. Yani VW oldukça sınırlı bir üretimle giriyor oyuna.

330 km menzile sahip ve 30.000 € altında satılacak olan modelin 2020 yazında teslimatları başlıyor. 2021’de 100.000’lik satışa ulaşacağı öngörülüyor. Daha yüksek menzile sahip modellerin fiyatları 40.000 € üzerinde olacak.

VW gibi dev bir grubun elektrikli otomobil işine ilk kez bu kadar ciddi bir giriş yapması sevindirici ekosistemimiz adına. Umarım araç ülkemizde de bir an önce satışa çıkar.

Tesla Model 3 ya da seneye piyasaya sürülecek Model Y ile kıyaslamalarda ID’nin teknik özellikler açısından oldukça geride kaldığını söyleyebilirim.

Pil kapasitesi/menzil ve otonom sürüş gibi özellikler açısından önümüzdeki günlerde detaylı bir çalışma yayınlayacağım. Ama kısaca Tesla’nın 3-4 yıl önce başardıklarını daha VW yeni yakalıyor diyebilirim.

Ben aracın Tesla’ya rakip olmasa da iyi satacağına eminim. VW çok güçlü bir marka ve içten yanmalıdan vazgeçen tüketiciler için iyi bir seçenek.

Daha detaylı bilgi için: https://cleantechnica.com/2019/05/08/what-have-we-just-learned-about-the-2020-volkswagen-id-3-all-electric-hatchback/

Ölümsüz Tasarımın Sırları

(Okuma Süresi: 1 Dakika)Bir tasarımcı değilim, ama çok meraklısı olduğum bir alan.

Dün İstanbul Tasarım Bianelini büyük bir zevkle gezerken tasarımla ilgili bolca düşünme fırsatım oldu.

Bazı tasarımların neden ölümsüz olduklarına kafa yordum Salt Karaköy’ün çok şık kafesinde kahvemi yudumlarken.

Mesela Vespa Scooter’ın 1946’dan beri değişmeyen çizgisini neye borçlu olduğunu düşündüm.

1946’da piyasaya sürülen Vespa iyi giyinmiş motorsiklet sürücülerinin kolay kullanımı için tasarlanmış.

Şık İtalyanlar için şıklıklarını bozmadan binebilecekleri şık bir motorsiklet olarak düşünülmüş Vespa anlayacağınız.

Toza ve çamura karşı koruma sağlamak için çamurlukların ve çalışan tüm parçaların üzerini kaplayan bir motor kapağı bulanan Vespa’nın işlevselliği yüksek bir ürün olduğu kesin.

Ama Vespa tasarımının artisan yönü de efsane. Fotoğraftaki Vespa 1946’daki ilk seriden örneğin.

Bugün bu motorla İstanbul sokaklarında gezseniz kimse yadırgamaz, o kadar çağdaş hala tasarımı.

Ölümsüz tasarımların sırrı iki temel elementten oluşuyor sanırım: İşlevsellik ve yıllarca değerini yitirmeyecek estetik tasarım.

Bu elementlerden ilki nasıl yakalanır konusunda epey bilgi ve tecrübe sahibiyim.

Keşke estetik tasarım konusunda da yetenekli olsaydım.