Beyaz Yakalılar İçin Özgürlük Yolu – 6

(Okuma Süresi: 1 Dakika)

Serinin 6. ve son videosuna geldik.

Bugünkü sizlerden gelen sorulara yönelik. Oldukça ilginç ve pek çok izleyicimin ilgisini çekebilecek sorunları yanıtlamaya çalışıyorum.

Serinin diğer videolarına YouTube kanalımdan ulaşabilirsiniz: https://www.youtube.com/channel/UCrXj

Youtube kanalıma üye olursanız süper sevinirim!..

Podcast sevenler içinse bugün öğleden sonra kanallara yüklenmeler tamamlanmış olacaklar. Google Podcast, Apple Podcast, Spotify, Stitcher ya da Soundcloud üzerinde ‘Bora Özkent’le Haddini Aş’ diye arama yaparsanız benim güzel sesime ulaşabilirsiniz:)

Her zamanki gibi yorum ve tepkilerinizi heyecanla bekliyorum.

Beyaz Yakalılar İçin Özgürlük Yolu-5

(Okuma Süresi: 1 Dakika)

Geldik serinin 5. videosuna. Bu sondan bir önceki video, yarın seriyi bitiriyorum.

Yarın ki videom daha ziyade soru yanıt şeklinde olacak. O nedenle tüm sorularınızı bana yorum, DM ya da bora@ozkent.co adresinden atabilirsiniz. Elimden geldiğince hepsini yanıtlamaya çalışacağım.

Bugünkü konumuz: “Karlı İş Modeli Tasarımı ve İlk Yatırımcıyı Kazanmak”

Bu arada serinin diğer videolarına YouTube kanalımdan ulaşabilirsiniz: https://www.youtube.com/channel/UCrXj

Youtube kanalıma üye olursanız süper sevinirim!..

Beyaz Yakalılar İçin Özgürlük Yolu-3

(Okuma Süresi: 1 Dakika)

Bugün serinin üçüncü videosu ile karşınızdayım.

Konumuz: “İlk adımı nasıl atmalıyım?” Siz inanılmaz risklere atılmadan da girişimci olabileceğinize dair güzel ipuçları veriyorum.

Bakalım işinize yarayacaklar mı?

Serinin diğer videolarına şu linklerden ulaşabilirsiniz:

1.Bölüm: https://lnkd.in/gtPNX65

2.Bölüm: https://youtu.be/I5BkPXyRr_U

Önümüzdeki 3 günde 3 video daha ekleyeceğim ve böylece seri tamamlanacak. Yorumlarınızı ve tepkilerinizi heyecanla bekliyorum.

Dağa Yeniden Tırmanmaya Var mısınız?

(Okuma Süresi: 1 Dakika)

Kariyerinizde belli bir yere geldiniz. Belki zirvede değilsiniz ama karanlık dağ diplerinden de kurtulmuş durumdasınız.

Standartlarınızdan memnunsunuz, faturalarınız ödeniyor, yılda üç hafta izninizi düzgünce kullanabiliyorsunuz.

Ama mutlu değilsiniz

Ve bunun nedenini kendinize bile itiraf etmekten korkuyorsunuz.

Oysa mutsuzluğunuzun nedeni çok açık; işinizden sıkılmış durumdasınız.

İşinizi iyi yapıyorsunuz.

Hatta o kadar iyi yapıyorsunuz ki, çok fazla çalışmanıza bile gerek kalmıyor. Tecrübeniz sayesinde olağanüstü verimli bir şekilde görevlerinizi tamamlıyorsunuz.

Zaten tam bu yüzden sıkılıyor, yeni şeyler öğrenmenin o zorlayıcı hazzını özlüyorsunuz.

Biz insanlar yeni şeyler öğrenmek için tasarlanmış varlıklarız.

Bir ömür boyunca tek bir işi yapmak insan doğasına aykırı. Öyle hayatlar mesela karıncalara uygun, insanlara değil.

Bunu hobilerle telafi edenler var. Ama bu içlerindeki açlığı doyuruyor mu emin değilim.

Bence yeni işler denemelisiniz.

Ama bunun için belki de üçte ikisini tırmandığınız dağdan tekrar dibe inmeyi ve bu kez başka ve bilmediğiniz bir patikadan tırmanmayı göze almalısınız.

Korkutucu değil mi? Peki ama kim size zaman zaman korkutucu şeyler yapmadan tatmin edici bir hayat yaşayabileceğinizi söyledi ki?

Kapanmış Kapıların Ardından Bakakalmayın!

(Okuma Süresi: 1 Dakika)

İş hayatında bazen en ümitli olduğumuz kapılar yüzümüze kapanırlar.

Yanlış bir davranışınızdan dolayı şirketinizde sizi bekleyen parlak bir kariyer kalmamış olabilir mesela.

Ya da bir türlü anlaşamadığınız bir yönetici yükselmenizin önünü kesiyordur belki.

Kişisel gelişiminiz ve eğitiminizdeki eksiklikler yüzünden rüyanızdaki işe bir türlü giremiyor da olabilirsiniz.

Bir girişimciyseniz yanlış bir karar işlerinizi olumsuz etkilemiş, manevra alanınızı çok daraltmış olabilir.

Bunlar hep iş hayatının sevimsiz cilveleri.

Ama sonra size yeni kapılar açılır. Hem de mutlaka açılır.

Yeni kariyer fırsatları, yeni iş imkanları, yeni kişisel girişim alanları, sizi ileriye götürecek yeni insanlarla tanışma fırsatları…

Sorun şu ki pek çoğumuz kapanan kapılara haddinden fazla bakakaldığımızdan, yeni kapıları bir türlü fark edemez, bize bazen altın tepsi ile bazen belli belirsiz ipuçları ile sunulan yeni fırsatları değerlendiremeyiz.

İnsanın başına gelen belaları bir süre düşünmesinde, nedenlerini ve bir sonraki sefer neyi farklı yapacağını irdelemesinde bir sakınca yok.

Hatta bu sağlıklı bir davranış. Hatalarımızdan ders çıkarmamız şart.

Lakin kapanmış kapılardan gözlerinizi ayırmadan yeni açılan kapıları görmeniz de mümkün değil.

İş Arayan Okurlarıma Tavsiyem Var!

(Okuma Süresi: 1 Dakika)

Bazıları için uygulamasının zorluğunu bilmekle birlikte, iş arayan okurlarıma küçük bir tavsiyem var: Çalışın!

Kendinizi geliştirmek için çalışın!

Yabancı dilinizi veya kod yazmayı öğrenin, inovasyon ve yaratıcılık gibi yeni çağın kritik becerilerini kazanın ve tabii fiziğinizi geliştirin…

Bugün en başta Youtube ve Podcast olmak üzere o kadar çok dijital ücretsiz öğrenme ortamı var ki, kendinizi geliştirmek için bir bilgisayar ve bir internet bağlantısı yetiyor da artıyor bile.

Ve işsizlik size kendinizi geliştirmeniz için büyük bir fırsat sunuyor olabilir aslında.

Belki hatırlayanlarınız vardır. 1999’da ABD NBA Basketbol Ligi yaşanan bir lokavttan dolayı ancak Şubat ayında başlayabildi.

Bu uzun süreli ve sonu belirsiz süreçte pek çok basketbolcu yan gelip yatar ve geleceği hakkında kararlar bağlarken, Kobe Bryant her gün antrenmana devam etti ve lokavtın sürdüğü aylar boyunca 100.000 şut attı.

Evet tam 100.000 şut.

Lokavt bitip de ligler başlayınca Kobe takımı Lakers ile birlikte 2000, 2001, ve 2003 yıllarında ardı ardına şampiyonluklar yaşadı.

Sizce tesadüf mü?

Hadi siz de şimdi üstünüzdeki durgunluğu atın ve hemen kendinizi geliştirmeye başlayın.

Atalarımız boşuna işleyen demir ışıldar dememişler. Siz de ışıldamaya başlayın, işler o zaman düzelecek!

Başarının En Önemli Anahtarı: “Zaman Tercihi”

(Okuma Süresi: 1 Dakika)

Şu hayatta çocuğunuza öğretmeniz gereken en önemli kavram, hayatındaki tüm kararlarında “zaman tercihi”ni doğru yapması olmalı.

Zaman tercihi, bugün alınacak bir sonucu gelecekte alacağınız sonuca tercih etme oranınız.

Bu oran çok yüksekse hemen alacağınız bir sonuç uğruna gelecekte alabileceğiniz daha iyi bir sonuçtan vazgeçiyorsunuz demektir.

Mesela düzenli olarak para biriktirip yatırım yaparak gelecekte refaha kavuşmak yerine, anlık arzularımıza yenilip tüm paramızı hemen bugün son kuruşuna kadar harcamak böyledir.

Kısa vadeli hazzı uzun vadeli sonuçlara tercih edenlerimiz maalesef çoğunlukta.

Çünkü bizler sonuçta ölümlü yaratıklarız. Ve bilinmeyen bir gelecek yerine bugün hemen sonuç almayı istememiz insani bir zayıflık.

Sorun şu ki hayatta her türlü harika şey uzun vadeli, yorucu ve yıpratıcı yolculukların sonunda ortaya çıkabiliyor.

Başarılı girişimler, sanat şaheserleri, atletik vücutlar, büyük servetler, iyi eğitimli çocuklar, yüksek verimlilikteki çiftlikler ve hatta mutlu evlilikler hep uzun vadeli bakışın eserleri.

Toplumun geneli ve özellikle de gençlerimizde gittikçe kısa vadeli hazzın daha da fazla prim yaptığını gözlemlediğimden bu yazıyı yazma ihtiyacını duydum.

Aman deyim zaman tercih oranınızı düşürün. Çünkü başarının tek ve en önemli anahtarı bu.

Artık İsyankarları İşe Alın, Bu Kadar Asker Yeterli!

(Okuma Süresi: 1 Dakika)

İsyankarlar zor insanlardır.

Onlar kuralları bir türlü kabul edemezler.

Hatta kurallara uymamanın başlarını derde sokacağını farkettiklerinde bile kendilerine hakim olamaz, isyana devam ederler.

İsyankarlar çevrelerindeki herkesin yıllardır huzurla uygulaya geldiği süreçleri yıkmak ister, karşılarına kim çıkarsa çıksın doğru bildiklerini söylemekten de çekinmezler.

Ve büyük kurumlar isyankarları işe almaktan hiç haz etmezler, tercihlerini emirlere itaat eden disiplinli askerlerden yana kullanırlar.

Güçlü bir kumanda ve kontrol sistematiğinin  kurumsallaşmanın en önemli unsuru olduğuna inanan liderlerin, emirlerine itaat eden askerlere bayılmalarında şaşılacak bir şey yok. 

Read more