Yürüyen Ölüler Görüyorum!

(Okuma Süresi: < 1 Dakika)

Yaşamak sadece nefes alıp vermekten ve temel fiziksel ihtiyaçları karşılamaktan ibaret değildir.

Ya da olmamalıdır.

Evet belki dünya nüfusunun büyük bir kısmı için hala beslenmek ve temel fiziksel ihtiyaçlarını karşılamak birer lüks. Ama ortalıkta bu işleri pekala çözmüş olan, ama yine de yürüyen birer ölü gibi gezinen o kadar çok insan var ki.

Yaşamanın ne demek olduğunu tarif edebilecek bir yaşam gurusu filan değilim, beni çok aşar.

Ama çok iyi bildiğim bir şey var: Sevmediğiniz bir işi yıllarca yapmaya devam ediyorsanız, geri dönülmesi her geçen gün zorlaşan bir zombileşme sürecindesiniz demektir.

Sık sık rastlıyorum sevmedikleri işin mesaisinde zombileşen, kimi zaman bunun farkında bile olmayan, kimi zaman ise süreci çaresizce kabullenmiş insanlara.

Belki onları zombi filmlerdeki tuhaf yürüyüşlerinden tanıyamazsınız ama yine de kimin zombileştiğini kokusunu almak oldukça kolay.

Zombiler öğrenme aşkını kaybetmiş, düşük enerjili, dost meclislerinde sarkastik, yöneticilerinin yanındayken ise ödlek ve asla fark yaratamayacaklarına inanan insanlar olarak çıkıyorlar karşıma.

Kendinize sormanız gereken soru şu: Yarın işte zombileşme yolunda bir adım daha mı atacaksınız, yoksa kaderinizi değiştirecek bir girişimde mi bulunacaksınız.

Seçim sizin.

Çok Büyük Hayaller Kurun!

(Okuma Süresi: < 1 Dakika)

Herkes size gerçekçi olmanızı söylüyor.

E çünkü gerçekçilik demek, rasyonalite demek, sınırlamaların, kaynak kıtlıklarının farkında olmak demek ve mantıklı davranmak demek.

Ama gerçekçiliğin karanlık yönü tam da bu işte; sizi aşırı mantıklı olmaya itmesi. Ve aşırı mantıklı olmanın da harekete geçmenizi engellemesi.

Çünkü büyük ihtimalle içinde bulunduğunuz gerçek koşullarınız hayalinize doğru yürümenizi desteklemiyorlar.

Paranız yok, çevreniz dar, bilgi ve becerileriniz uygun değil, tecrübesizsiniz, aileniz sizi desteklemiyor, piyasa iyi değil…

Hayaliniz mantığa aykırı yani.

Tamam haklısınız da, şu hayatta gördüğünüz hangi olağanüstü başarı yolculuğuna bütün bu koşullar yerindeyken çıkıldı ki?

Hangi olağanüstü başarı yolculuğu ilk adımda mantıklı gözüküyordu ki?

Bugün olağanüstü başarılarına imrenek baktığımız, kendisini sıfırdan yaratan hangi girişimci, sanatçı, bilim insanı ya da siyasetçi gerçekçiydi ki büyük hayalini kurarken?

Büyük hayaller kurmak lazım dostlar.

Hatta çok büyük hayaller kurmanız lazım.

Çünkü büyük hayallerin bugünün gerçeklerini bükme ve koşullarınızı şekillendirme gücü var.

Ama gerçekçi olmanız gereken bir şey de var. Tek bir şey. O ne mi?

İşte onu yarın ki videomda açıklayacağım. Çekti mi ilginizi?

Gerçek Statü Sembolleri Nelerdir?

(Okuma Süresi: < 1 Dakika)

Sabahın erken saatlerinde bir plazanın lobisinde etrafımdaki insanları izlerken aklımdan geçen düşünceler:

Kendinize, sevdiklerinize ve sevdiğiniz şeyleri yapmaya ayırdığınız zaman gerçek statü sembolünüzdür.

Fiziksel şeylerle statü sembolleri yaratmak, modası geçmiş, antik çağlara yakışan bir anlayıştır.

Marka kıyafetler, pahallı saatler, lüks evler, havalı restoranlarda yenen yemekler statünüzü değil, zamanınızı boşa harcadığınızı ve hayat zevkinizin gelişmediğini gösterirler sadece.

Az alışveriş edin, az tüketin, bol tasarruf ve yatırım yapın, kendinizi sevmediğiniz işleri yapmaktan kurtarmak için erken emekliliğe hazırlanın derim ben.

Erken emeklilik çalışmamak demek değildir bu arada. Erken emeklilik sevmediğiniz şeyleri yapmaktan özgürleşmiş olmak demektir. Yoksa çok sevdiğiniz bir işiniz varsa elbette doya doya çalışabilirsiniz.

Erken emeklilik hayatı hakkını vererek yaşamak demektir. Ve bence erken emeklilik nihai statü sembolüdür.

Ne dersiniz?

Kendi İşinizi Kurmak İçin Nasıl Bir Pazar Seçmelisiniz?

(Okuma Süresi: < 1 Dakika)

Kendi işinizi kurmak istiyorsanız doğru pazarı seçmeniz hayati önem taşır.

İşte bu videoda siz girişimci adaylarını işinizi kurmak için doğru pazarı nasıl seçebileceğiniz konusunda fikirler veriyorum.

Sosyal Medya Adreslerim…

Linkedin: https://www.linkedin.com/in/bora-özke…

Twitter: https://twitter.com/BoraOzkent

Instagram: https://www.instagram.com/boraozkent/…

Ayrıca Dilerseniz Beni Podcast Kanallarımdan da Dinleyebilirsiniz…

Apple Podcast: https://podcasts.apple.com/us/podcast…

Spotify: https://open.spotify.com/show/40XCn4w…

Soundcloud: https://soundcloud.com/user-839164802…

Stitcher: https://www.stitcher.com/podcast/bora…

İşi Zamana Yaymanın Alemi Yok!

(Okuma Süresi: < 1 Dakika)

Girişimci Peter Thiel iş hayatında öğrendiği en önemli şeyin, istenirse işlerin planlanandan çok daha hızlı bitirilebileceğini görmesi olduğunu söylüyor.

Thiel herkese şu zihinsel alıştırmayı yapmalarını öğütlüyor: “10 yıllık hayat planınızı ele alın ve neden bu planı 6 ayda gerçekleştiremeyeceğinizi kendinize sorun”.

Kabul, bazı şeyleri 6 ayda yapmak asla mümkün değil.

Mesela dünya çapında bir tenisçi olacağım deyip bunu altı ayda başarmak fiziken imkansız. Tenis gibi sporlarda başarı yıllara yayılan sabırlı ve sebatlı çalışma gerekiyor.

Ama pek çok planımızı daha yoğun, akıllıca, odaklı ve kararlı bir şekilde çalışarak hızlandırmak mümkün.

İşleri hızlandırmak konusunda en ünlü girişimcilerden birisi, bir zamanlar Paypal girişiminde Peter Thiel’le ortaklık da yapan Elon Musk.

Musk projelerinde herkese inanılmaz gelen terminler vermek, sonra da bu terminleri tam olarak tutturamasa da, o güne kadar görülmemiş bir hızla işi bitirmekle ünlü.

Bu sayede de girdiği endüstrilerin işleyişini kökten değiştiriyor Elon. Yeni iddiası da herkesin 10 yıllar alır dediği tam otonom sürüşü gelecek yıl başaracağı mesela.

Thiel’in sorusu kafa yormaya değecek bir alıştırma değil mi sizce de? Ha, henüz 10 yıllık planınız yoksa o da ayrı sorun tabii🤤

Kimsenin Size Borcu Yok!

(Okuma Süresi: < 1 Dakika)

Pek çoğumuz hayatta istediğimiz yerde değiliz.Kariyerimiz ilerlemiyor, girişimimiz zararda, evliliğimiz sarsıntıda, çocuklarımız başarısız…

Ve pek çoğumuz bunlar için suçlayacak ve bize borçlu olan birilerini buluyoruz.

Kariyerimiz ilerlemiyor, çünkü yöneticimiz bize terfi sözünü tutmadı.

Girişimimiz para kaybediyor, çünkü seçtiklerimiz ekonomide sözlerini yerine getiremiyorlar.

Evliliğimiz sarsıntıda, çünkü eşimiz bize karşı anlayışlı ve sevecen değil.

Çocuklarımız okulda başarısızlar çünkü tembeller, oysa biz onlar için saçlarımızı süpürge ettik.

Çektiğimiz sıkıntıların nedeni olarak başkalarını suçluyor ve bize borçlarını ödememelerinden dolayı öfkelenerek günlerimizi geçiriyorsak…şey…üzgünüm ama… galiba… ömrümüzün sonuna kadar günlerimizi böyle geçirmeye devam edeceğiz!

Söylenmek, suçlamak, öfkelenmek… Kabul ediyorum, bunlar gayet insani tepkiler ve evet hepimiz zaman zaman haksızlıklara uğruyoruz.

Ama bazılarımızın haksızlıklar karşısında tepkisi farklı oluyor.

Başkalarını suçlamayı bırakıp harekete geçiyor bazılarımız. Kendilerini başkalarının insafına emanet etmekten vazgeçip, hayatlarının kontrolunu kendi ellerine alıyorlar. Suçlamak yerine eyleme geçiyorlar yani.

Peki siz hangisini seçiyorsunuz? Suçlamak mı, eylem mi?

Orijinallik Yoksa Yaratıcılık da Yok!

(Okuma Süresi: < 1 Dakika)

Ne kadar az ”orijinal” insan var.

Özgün bir hayat tarzı, ilginç bir mesleği, giyiminden hobilerine ve düşüncelerine kadar toplumun genelinden ayrılan insanları kast ediyorum ”orijinal” derken.

Orijinallerin sayısı çok az, çünkü orijinal olmak çok zor.

Öncelikle kimse orijinal olmanızı istemiyor.

Toplum ve sistem sıradan insanlardan oluşan işgücüne, tüketiciye ve seçmene ihtiyaç duyuyor. Çünkü sıradanları yönetmek daha kolay.

Eğitim kalıplaştırma için var mesela, özgünleştirme için değil.

Bu kalıba sokan düzen, orijinal insan olmanın ikinci zorluğunu da doğuruyor: KORKU

”Sürüden ayrılanı kurt kapar!” zihniyeti ile büyütülen, ailesinden öğretmenlerinden, arkadaşlarından hep bu yönden telkinler alan bir ölümlünün, kendine özgü davranması ne büyük cesaret işi, değil mi?

Peki ama orijinallik şart mı? Yoo, değil tabii.

Pekala sıradanlığın sıcak kollarına kendinizi bırakıp mutlu mesut yaşamaya devam edebilirsiniz. Ya da mutlu mesut yaşadığınıza inanmaya.

Kalıpların ferahlatıcı bir yönü var elbette.

Ama şu ölümlü hayatta en ufacık bir fark yaratmak, yaşamaya değer bir hayat sürdürmek istiyorsanız orijinallik şart.

Çünkü orijinallik olmadan yaratıcılık olmuyor.

Ve yaratıcılık biz insanları diğer tüm canlılardan ayıran ve hayatı güzelleştiren en önemli özelliğimiz.

Başarılı Olmanın Sırrı: Doğru Alışkanlıklar Kazanmak

(Okuma Süresi: < 1 Dakika)

Başarılı olmanın sırrını mı arıyorsunuz: Günlük alışkanlıklarınızı inceleyin.

Kulağınıza inanılmaz gelecek ama geleceğinizi okuyabilir, nasıl bir hayat yaşayacağınızı, ne iş yapacağınızı, görünümünüzü, gelirinizi ve fiziksel görünümünüzü tahmin edebilirsiniz.

Nasıl mı?

Bugünkü alışkanlıklarınızı inceleyerek tabii ki! Çünkü alışkanlıklarınız geleceğinizi belirliyorlar.

Doğru alışkanlıkları kazanırsanız hayal ettiğiniz geleceğe ulaşıyorsunuz. Aksi halde sizi güzel bir gelecek beklemiyor!

Beyaz Yakalılar İçin Özgürlük Yolu – 6

(Okuma Süresi: < 1 Dakika)

Serinin 6. ve son videosuna geldik.

Bugünkü sizlerden gelen sorulara yönelik. Oldukça ilginç ve pek çok izleyicimin ilgisini çekebilecek sorunları yanıtlamaya çalışıyorum.

Serinin diğer videolarına YouTube kanalımdan ulaşabilirsiniz: https://www.youtube.com/channel/UCrXj

Youtube kanalıma üye olursanız süper sevinirim!..

Podcast sevenler içinse bugün öğleden sonra kanallara yüklenmeler tamamlanmış olacaklar. Google Podcast, Apple Podcast, Spotify, Stitcher ya da Soundcloud üzerinde ‘Bora Özkent’le Haddini Aş’ diye arama yaparsanız benim güzel sesime ulaşabilirsiniz:)

Her zamanki gibi yorum ve tepkilerinizi heyecanla bekliyorum.

Beyaz Yakalılar İçin Özgürlük Yolu-5

(Okuma Süresi: < 1 Dakika)

Geldik serinin 5. videosuna. Bu sondan bir önceki video, yarın seriyi bitiriyorum.

Yarın ki videom daha ziyade soru yanıt şeklinde olacak. O nedenle tüm sorularınızı bana yorum, DM ya da bora@ozkent.co adresinden atabilirsiniz. Elimden geldiğince hepsini yanıtlamaya çalışacağım.

Bugünkü konumuz: “Karlı İş Modeli Tasarımı ve İlk Yatırımcıyı Kazanmak”

Bu arada serinin diğer videolarına YouTube kanalımdan ulaşabilirsiniz: https://www.youtube.com/channel/UCrXj

Youtube kanalıma üye olursanız süper sevinirim!..

Beyaz Yakalılar İçin Özgürlük Yolu-3

(Okuma Süresi: < 1 Dakika)

Bugün serinin üçüncü videosu ile karşınızdayım.

Konumuz: “İlk adımı nasıl atmalıyım?” Siz inanılmaz risklere atılmadan da girişimci olabileceğinize dair güzel ipuçları veriyorum.

Bakalım işinize yarayacaklar mı?

Serinin diğer videolarına şu linklerden ulaşabilirsiniz:

1.Bölüm: https://lnkd.in/gtPNX65

2.Bölüm: https://youtu.be/I5BkPXyRr_U

Önümüzdeki 3 günde 3 video daha ekleyeceğim ve böylece seri tamamlanacak. Yorumlarınızı ve tepkilerinizi heyecanla bekliyorum.