İş Arayan Okurlarıma Tavsiyem Var!

(Okuma Süresi: 1 Dakika)

Bazıları için uygulamasının zorluğunu bilmekle birlikte, iş arayan okurlarıma küçük bir tavsiyem var: Çalışın!

Kendinizi geliştirmek için çalışın!

Yabancı dilinizi veya kod yazmayı öğrenin, inovasyon ve yaratıcılık gibi yeni çağın kritik becerilerini kazanın ve tabii fiziğinizi geliştirin…

Bugün en başta Youtube ve Podcast olmak üzere o kadar çok dijital ücretsiz öğrenme ortamı var ki, kendinizi geliştirmek için bir bilgisayar ve bir internet bağlantısı yetiyor da artıyor bile.

Ve işsizlik size kendinizi geliştirmeniz için büyük bir fırsat sunuyor olabilir aslında.

Belki hatırlayanlarınız vardır. 1999’da ABD NBA Basketbol Ligi yaşanan bir lokavttan dolayı ancak Şubat ayında başlayabildi.

Bu uzun süreli ve sonu belirsiz süreçte pek çok basketbolcu yan gelip yatar ve geleceği hakkında kararlar bağlarken, Kobe Bryant her gün antrenmana devam etti ve lokavtın sürdüğü aylar boyunca 100.000 şut attı.

Evet tam 100.000 şut.

Lokavt bitip de ligler başlayınca Kobe takımı Lakers ile birlikte 2000, 2001, ve 2003 yıllarında ardı ardına şampiyonluklar yaşadı.

Sizce tesadüf mü?

Hadi siz de şimdi üstünüzdeki durgunluğu atın ve hemen kendinizi geliştirmeye başlayın.

Atalarımız boşuna işleyen demir ışıldar dememişler. Siz de ışıldamaya başlayın, işler o zaman düzelecek!

Başarının En Önemli Anahtarı: “Zaman Tercihi”

(Okuma Süresi: 1 Dakika)

Şu hayatta çocuğunuza öğretmeniz gereken en önemli kavram, hayatındaki tüm kararlarında “zaman tercihi”ni doğru yapması olmalı.

Zaman tercihi, bugün alınacak bir sonucu gelecekte alacağınız sonuca tercih etme oranınız.

Bu oran çok yüksekse hemen alacağınız bir sonuç uğruna gelecekte alabileceğiniz daha iyi bir sonuçtan vazgeçiyorsunuz demektir.

Mesela düzenli olarak para biriktirip yatırım yaparak gelecekte refaha kavuşmak yerine, anlık arzularımıza yenilip tüm paramızı hemen bugün son kuruşuna kadar harcamak böyledir.

Kısa vadeli hazzı uzun vadeli sonuçlara tercih edenlerimiz maalesef çoğunlukta.

Çünkü bizler sonuçta ölümlü yaratıklarız. Ve bilinmeyen bir gelecek yerine bugün hemen sonuç almayı istememiz insani bir zayıflık.

Sorun şu ki hayatta her türlü harika şey uzun vadeli, yorucu ve yıpratıcı yolculukların sonunda ortaya çıkabiliyor.

Başarılı girişimler, sanat şaheserleri, atletik vücutlar, büyük servetler, iyi eğitimli çocuklar, yüksek verimlilikteki çiftlikler ve hatta mutlu evlilikler hep uzun vadeli bakışın eserleri.

Toplumun geneli ve özellikle de gençlerimizde gittikçe kısa vadeli hazzın daha da fazla prim yaptığını gözlemlediğimden bu yazıyı yazma ihtiyacını duydum.

Aman deyim zaman tercih oranınızı düşürün. Çünkü başarının tek ve en önemli anahtarı bu.

Yaş 51, Yeni Kariyerimde İlk Günüm!

(Okuma Süresi: 5 Dakika)

51 yaşındayım. Bizim annelerimizin, babalarımızın çoktan emeki olup bir sahil kasabasında yaşamlarının gerisinin tadını torunlarının yolunu gözleyerek ya da arkadaşları ile okey oynayarak çıkarmaya başladıkları bir yaş bu.

Ama ben yepyeni projelerin peşindeyim ve kariyerimde önemli değişiklikler yapmayı hedefliyorum.

Şimdiye kadar daha ziyade eğitimcilikten ve konuşmacılıktan para kazanırken, hayatımın bundan sonrasında podcaster olmayı, güçlü bir video blogu kurmayı ve bir yandan da yatırımcılık yapmayı hayal ediyorum.

Beni takip edenleriniz bilirler, bu konularda epey de yol aldım ve almaya devam ediyorum.

Read more

Haddini Aş Hikayeleri 1: Sidar Şahin

(Okuma Süresi: 4 Dakika)

Girişimcilik, başarı, motivasyon üzerine çokça yazılar yazıyor, önerilerde bulunuyorum. Bundan böyle size ilham vermeleri için ülkemizdeki ve dünyadaki başarılı, haddini aşan insanların hikayelerini, bugünlere nasıl geldiklerini anlatan yazılar da paylaşacağım.

Başarının aslında bir şans olmadığını, çok çalışmanın, yaratıcılığın, cesaretin, kendine güvenin ne kadar önemli etkenler olduğunu göreceğiz her bir hikâyede.

Hadi o halde ülkenin yetiştirdiği en iyi girişimcilerden biri olan Sidar Şahin’den başlayalım.

Şu an dünya mobil oyunu pazarında çok önemli bir yere sahip olan Peak Games’in kurucusu kendisi.

Read more

Girişimcilik Hayalleriniz mi Var, O Halde Bugün İşte Daha Fazla Sorumluluk Alın!

(Okuma Süresi: 1 Dakika)

Girişimcileri beyaz yakalı profesyonellerden ayıran en önemli fark daha fazla sorumluluk almaları.

Çünkü bir girişimcinin işleri ters gittiğinde başkalarını suçlayarak sorumluluklarından kurtulması mümkün olmaz. 

Maaşların, borçların, vergilerin her ne olursa olsun ödenmesi gerekir, girişimci kendi dışındaki faktörlerden yakınarak bunlardan yırtamaz. Ve eğer bu sorumlulukları yerine getiremezse hayatı mahvolur.

Girişimcilerin profesyonellerden daha fazla para kazanmalarının nedeni de bu zaten; daha fazla sorumluluk almaları.

Read more

Üniversitedeyken Girişimci Olmayın Gençler!

(Okuma Süresi: 2 Dakika)

Sık sık üniversitelerin girişimci kulüpleri tarafından konuşmalara çağrılıyorum.

Benim ODTÜ’de okuduğum ya da Koç Üniversitesi’nde yüksek lisans yaptığım yıllarda üniversitelerde girişimciliğin esamesi okunmazdı.

Bugünün gençleri daha şanslılar. Çünkü hem bu kulüplerin organizasyonları sayesinde gerçek girişimcileri dinleme şansını buluyorlar, hem de pek çok üniversitede açılan girişimcilik dersleri sayesinde bu zorlu yolculuğun temellerini öğreniyorlar.

Buraya kadar tamam genç dostlarım, herkesin girişimciliği öğrenmesini kesinlikle destekliyorum.

Ama sakın ha üniversitedeyken girişimci olmaya kalkmayın!

Devamını Oku

İş Başvurusu Yapanlara 3 Kritik Tavsiyem

(Okuma Süresi: 3 Dakika)Ülkemizde işsizlik sorunu büyüyor.

Hele genç işsizliğinde sorun çok büyük. Yeni mezunların iş bulması çok ama çok zorlu bir süreç.

Peki bu zor dünyada gençler iş ilanlarına yönelik yazılı başvuru yaparken nelere dikkat etmeliler?

Bir insan kaynakları uzmanı değilim ve yukarıdaki soruya yanıtlarım oldukça subjektif olabilir.

Ama geçen hafta yayınladığımız iş ilanlarına aldığımız başvurulardan yola çıkarak 3 kritik tavsiye verebilirim genç dostlarıma.

Tavsiyelerimin temel kriteri “dikkatimi çekme!”.

2 ayrı pozisyona yapılan 100’e yakın başvurudan hangileri dikkatimi çekti ve ön tarama sürecinden sonra görüşme yapma isteği uyandırdı bende.

Bu kadar basit bir kriter işte.

Bu kritere uygun özgeçmişlerin 3 temel özelliğinden yola çıkarak tavsiyelerim şunlar: Read more

2018’de En Hızlı Büyüyen Yeni İş Alanları

(Okuma Süresi: 2 Dakika)Ne yazık ki ülkemiz genç işsizliği ve özellikle genç kızların iş gücüne katılım oranları pek içi açıcı bir yerde değil.

Üniversite mezunu olup iş bulamayan gençlerin oranında çok hızlı bir tırmanış var. 2010’da bu sayı 150.000 civarında iken, 2018’de 1.000.000’u geçti.

Genç işsizliği oranındaki artışın elbette pek çok faktörü var. Ama en önemli nedenlerden birisi gençlerimizin dünyanın yeni gereksinimlerine uygun şekilde kendilerini geliştirmemeleri.

Bu nedenle zaman zaman bu köşeden gençlerimizi yeni iş alanları ile ilgili bilgilendirmek istiyorum.

Linkedin’in her yıl hazırladığı ve tamamına şu linkten ulaşabileceğiniz Emerging Jobs Report (Gelişmekte Olan İşler) raporu bu anlamda son derece yol gösterici.

Gelişmekte Olan İşler Read more

LinkedIn’e Göre 2019’da En Çok Aranan Beceriler ve Bunları Geliştirmeniz İçin Eğitimler

(Okuma Süresi: 2 Dakika)ABD ekonomisi iyi gidiyor son dönemde.

Ve şirketler güçlü ekonomide aranan becerilere sahip insanları bulmak da zorlanıyorlar (darısı bizim de başımıza).

Bu nedenle aralarında Google, Bank of America, Apple ve IBM’in de bulunduğu pek çok şirket, üniversite mezunu olma mecburiyetini tamamen kaldırmış durumdalar.

Kimin hangi üniversiteyi bitirdiğinden ziyade hangi becerilere sahip olduğu önemli artık işgücü piyasalarında.

Sayısı çok niteliği düşük üniversite mezunlarımızın durumuna bakınca, Türkiye’de de benzer bir durumun yaşanacağına eminim önümüzdeki yıllarda.

Veritabanındaki iş fırsatlarını araştıran LinkedIn, 2019’da en çok hangi becerilerin şirketler tarafından arandığını aşağıdaki gibi sıralıyor.

Bu arada, dilerseniz bu her konuda Linkedin tarafından sağlanan çevrimiçi eğitimlere becerilerin yanındaki bağlantılara tıklayarak ulaşabilirsiniz: Read more

Kendime Muhalif

(Okuma Süresi: 1 Dakika)

Sıkça aldığım bir eleştiri fikirlerimde tutarlı olmadığım, onları sık değiştirdiğim yönünde.

Bu eleştirileri haklı çıkaran çokça örneğim de yok değil hani.

Mesela birkaç yıl önce Bitcoin başta olmak üzere tüm kripto paraların birer ponzi şeması olduğunu, hiç bir zaman değer kazanamayacaklarını düşünüyordum.

Oysa şimdi kripto para fikrinin dünyayı olumlu yönde değiştirebilecek en önemli buluşlardan birisi olacağına ve bu köklü değişimin etkilerini on yıla kalmadan kendisini göstereceğine inanıyorum.

Muhalif kelimesinin muhakeme kelimesi ile aynı etimolojik kökenden gelmesi bir tesadüf müdür bilemem.

Ama insan kendisine muhalif olduğunda yeni öğrendikleri çerçevesinde düşüncelerini sık sık yeniden muhakeme ediyor, onu biliyorum.

Ve eğer bu muhakeme sonucunda fikrinizin yanlış olduğunu farkederseniz onu değiştirmekten başka ne yapabilirsiniz ki?

Fikirlerimin değişmesinin nedeni, yeni öğrendiğim ve deneyimlediğim şeyleri zihnimde kendime muhalefet eden bir karşı cephenin argümanları olarak kullanmam.

Varsınlar tutarsızlıkla suçlasınlar beni.

Yeni şeyler öğrenmeye, deneyimlemeye, fikirlerimi yeniden muhakeme etmeye ve gerekirse onları acımasızca değiştirmeye devam edeceğim ben.

Kendimin muhalifi olmazsam nasıl gelişebilirim ki?