İş Arayan Okurlarıma Tavsiyem Var!

(Okuma Süresi: 1 Dakika)

Bazıları için uygulamasının zorluğunu bilmekle birlikte, iş arayan okurlarıma küçük bir tavsiyem var: Çalışın!

Kendinizi geliştirmek için çalışın!

Yabancı dilinizi veya kod yazmayı öğrenin, inovasyon ve yaratıcılık gibi yeni çağın kritik becerilerini kazanın ve tabii fiziğinizi geliştirin…

Bugün en başta Youtube ve Podcast olmak üzere o kadar çok dijital ücretsiz öğrenme ortamı var ki, kendinizi geliştirmek için bir bilgisayar ve bir internet bağlantısı yetiyor da artıyor bile.

Ve işsizlik size kendinizi geliştirmeniz için büyük bir fırsat sunuyor olabilir aslında.

Belki hatırlayanlarınız vardır. 1999’da ABD NBA Basketbol Ligi yaşanan bir lokavttan dolayı ancak Şubat ayında başlayabildi.

Bu uzun süreli ve sonu belirsiz süreçte pek çok basketbolcu yan gelip yatar ve geleceği hakkında kararlar bağlarken, Kobe Bryant her gün antrenmana devam etti ve lokavtın sürdüğü aylar boyunca 100.000 şut attı.

Evet tam 100.000 şut.

Lokavt bitip de ligler başlayınca Kobe takımı Lakers ile birlikte 2000, 2001, ve 2003 yıllarında ardı ardına şampiyonluklar yaşadı.

Sizce tesadüf mü?

Hadi siz de şimdi üstünüzdeki durgunluğu atın ve hemen kendinizi geliştirmeye başlayın.

Atalarımız boşuna işleyen demir ışıldar dememişler. Siz de ışıldamaya başlayın, işler o zaman düzelecek!

Yapay Genel Zekaya Doğru Önemli Bir Adım Daha!

(Okuma Süresi: 1 Dakika)

Dün Microsoft Elon Musk tarafından kurulan OpenAI firmasına 1 Milyar Dolar yatırım yapacağını duyurdu. Yatırımın amacı yapay genel zekayı geliştirmek.

Bugünün yapay zeka uygulamaları kendilerine tanımlanan dar bir alanda başarılı olabiliyorlar. Bu dar alan Netflix’deki film önerilerinden, çeşitli hastalıkların teşhisine kadar bir yelpazeye yayılabiliyor ama her uygulama tek bir konuyu çözebiliyor.

Yapay genel zekanın hedefi insanımsı tek bir yapay zeka uygulamasının çok farklı alanlardaki problemlere çözüm getirebilmesi.

Microsoft ve OpenAI yetkilileri geliştirecekleri yapay genel zekanın, Azure bulut işletim sistemi ile birleştiğinde iklim değişikliği gibi karmaşık problemleri çözebileceğini söylüyorlar.

Yapay genel zeka hem ürkütücü hem de heyecan verici bir gelişim alanı.

Bu alanda Google ya da Facebook gibi reklamdan para kazanan firmalar yerine, Microsoft ve Elon Musk tarafından kurulan OpenAI gibi etik standartları daha yüksek firmaların başarılı olmasını açık ara tercih ederim.

Bu arada Elon Musk bu işe de mi vakit ayırıyor diyenleriniz varsa, Musk’ın burada sadece yatırımcı olduğunu, operasyonu YCombinator kurucusu Sam Altman’ın yönettiğini de belirteyim.

Elon Musk bile o kadar sınırsız bir güce sahip değil yani:)

Üniversite Seçimi Yapan Gençlere Çağrı!

(Okuma Süresi: 1 Dakika)

Sevgili Gençler,

Ne yazık ki size iyi bir eğitim vermeyi başaramıyoruz.

Üniversite girişi sınavlarındaki sonuçlar bir skandal.

Ama bundan utanması gereken sizler değil, biz yetişkinleriz.

Seçtiğimiz yöneticilerin başınıza sardığı bu felaketi önleyemedik.

Hepimiz adına samimiyetle özür diliyorum.

Ama aranızda bazılarınız var ki bize rağmen müthiş işler başaracaksınız. Özellikle de matematik, fizik, kimya gibi pozitif bilimlerde ilerlemek isteyen parlak gençlerimizi inanılmaz bir dönem bekliyor.

Siz yeteri ki çok çalışmaya devam edin. Her şeye rağmen başarılı olmayı başaran sizin gibi gençlere tek tavsiyem var; kendinizi dünyayı değiştiren şirketlerde çalışacak şekilde hazırlayın.

Yapay zeka, mikrobiyoloji, alternatif enerji, alternatif gıda, uzay, genetik ve mobilite gibi alanlarda çalışan uluslarası firmaları kendinize hedefleyin.

Bu şirketlerin aradığı elemanların niteliklerini araştırın ve bir gün oralarda çalışacak şekilde kendinizi hazırlayın.

Mesela fotoğraftaki ilan Elon Musk’ın beyin hackleme girişimi Neurolink’in aradığı pozisyonları gösteriyor. Buralara hazırlayın kendinizi.

Eğer inanır ve çok çalışırsanız bize rağmen dünyayı daha iyi bir yer haline getirmeye çalışan kahramanların arasına katılabilirsiniz.

2020’de İnsan Beyni Makinalara Bağlanacak

(Okuma Süresi: 1 Dakika)

Bu sabah 6’da Elon Musk’ın Neurolink isimli girişiminin çok önemli bir sunumu vardı. Sizler için izledim ve yorumladım.

Musk ve Neurolink ekibi eğer gerekli izinleri alırlarsa insanlar üzerinde deneyecekleri, beyinle makinalar arasında geniş bant iletişimi sağlayan teknolojiyi geliştirdiklerini iddia ediyorlar.

Bu iddianın doğru çıkması durumunda çeşitli beyin rahatsızlıklarından muzdarip insanların yaşam kalitesi artacağı gibi, insan beyni ile yapay zekanın işbirliği yapması da mümkün olacak.

Gelişmeler inanılmaz, buyrun anlatıyorum.

Yıkıcı İnovasyon Dinamikleri

(Okuma Süresi: 1 Dakika)

Bir yatırımcı ve iş insanı olarak beni en şaşırtan konulardan birisi en akıllı insanların bile “yıkıcı inovasyon”un dinamiklerini kavrayamamaları.

Dün Tesla’nın Almanya’daki süper hızlı büyümesinden bahseden bir yazı paylaştım.

Tepkiler Tesla’nın çok küçük olduğu, satışlarının hızla artmasının pek bir şey ifade etmediği ve zaten Almanların da eninde sonunda başarılı elektrikli otomobiller üretecekleri şeklindeydi.

Tam da Apple Iphone ile ortaya çıktığında pek çok insanın Nokia’nın mutlaka Apple’i yeneceğine, Iphone’un küçük yaramaz oyuncu olarak piyasadan silineceğine inandığı gibi.

Sonra neler olduğunu grafik çok güzel anlatıyor:)

Oysa yıkıcı inovasyonlar hep yeni oyuncunun küçük bir pazar payını kapması ile başlar.

Büyüklerse yeni oyuncuyu küçümserler ve onun öğrenme sürecindeki acılarına katlanmak istemediklerinden eski iş modellerine sarılmaya devam ederler.

Sanıldığının aksine Alman üreticilerin elektrikli otomobil hazırlıkları çok zayıf.

Audi Etron,Jaguar IPace gibi örneklerin henüz Tesla’nın 2012 enerji verimliliklerini yakalayamadılar. Ayrıca bu modellerde büyük zararlar ediyorlar, Tesla ise son 3 çeyreğin ikisinde kar etmeyi başardı.

Zaman kimin haklı olduğunu ortaya çıkaracak elbet ama inovasyon tarihi “o fakir dediğin genç” hikayeleri ile dolu:)

Tesla 2.Çeyrekte Satış Rekoru Kırdı

(Okuma Süresi: 1 Dakika)

Dün gece Tesla’nın Nisan-Mayıs-Haziran aylarını kapsayan 2. çeyrek satışları açıklandı ve yer yerinden oynadı.

Tesla 2019 2.çeyrekte 95.200 araç satarak en iyimser beklentileri bile çok ama çok aştı.

2018 2.çeyrek Tesla satışlarının 40.750 adet olduğunu hesaba katarsanız şirketin yıldan yıla büyüme oranının %233 olduğunu görürsünüz ki bu Ford T’den beri otomobil tarihinde görülmüş bir fenomen değil.

Tesla’nın büyüme hızını biraz daha güzel ifade edebilmek için kurulduğu günden bu yana 2. çeyrek satışlarını sunmak istiyorum (Üretim rakamlarını da içeren 2.çeyrekler büyüme eğilimi grafiğini de ayrıca sunuyorum):

  • 2019 2.Çeyrek: 95,200
  • 2018 2.Çeyrek: 40,740 2
  • 017 2.Çeyrek: 22,000
  • 2016 2.Çeyrek: 14,370
  • 2015 2.Çeyrek: 11,532
  • 2014 2.Çeyrek: 7,579
  • 2013 2.Çeyrek: 5,150
  • 2012 2.Çeyrek: 12
  • 2011 2.Çeyrek: 0

Üssel büyüme ya da yıkıcı yaratım tam da böyle bir şey işte.

Tesla’nın doğrudan rekabet içinde olduğu Porsche, BMW ve Mercedes 2019 Haziran ayında ABD satışlarını bir önceki yılın aynı dönemine göre sırasıyla ancak %6, %4 ve %1 oranında artırabilirken Tesla’daki artış tam %156. Diğer tüm lüks markalarda ise düşüş var.

Bilmem daha fazla rakam vermeme gerek var mı?

Gelmektedir gelmekte olan:)

Tam Otonom Robotaksiler Hizmet Vermeye Başladı

(Okuma Süresi: 1 Dakika)

Uber’in ABD’de en büyük rakibi olan Lyft Arizona’nın belli bölgelerinde Google’un Waymo girişimi tarafından geliştirilen tam otonom robotaksilerle hizmet vermeye başladı.

Şimdilik sürücü koltuğunda hala bir insan sürücü her ihtimale karşı oturuyor ve hizmet sadece Lyft-Waymo tarafından daha önce test edilmiş sınırlı bir alanda veriliyor.

Arizona’da Uber ve Lyft’in sürücülü hizmetlerinde bir millik yolculuğun maliyeti 80 Cent civarında, otonom araçlarla bu maliyetin 20 Cent’in altına ineceği öngörülüyor.

Bizde mi neler oluyor?

Bizde Uber gibi hizmetlerin tamamı yasak. Sarı taksi sahiplerinin mafyası memleketin yüzyılın en büyük devrimlerinden birisinin dışında kalmasını başardı.

https://www.cnbc.com/2019/06/27/waymo-makes-autonomous-vehicles-available-to-lyft-riders.html?__source=twitter%7Cmain

Bitcoin Altının Yerini Alacak mı?

(Okuma Süresi: 1 Dakika)

Ben Bitcoin’in küresel bir para birimi olacağına inanmıyorum. Blockchain teknolojisinin parayla başa çıkması kolay değil.

Ayrıca devletlerin kafalarına göre para basmak gibi bir ayrıcalığı ellerinden kaçırmamak için ellerinden geleni yapacağını öngörmek için falcı olmaya gerek yok.

Bence Bitcoin’in asıl tahtından indireceği değer altın.

Altın her ne kadar günlük hayatta pek kullanılmasa da hala insanları yatırım aracı olarak sevdiği, ekonominin kötü gittiği günlerde son güvenli kale olarak gördüğü bir meta. Altın’ın bir yatırım ve değer koruma aracı olarak görülmesinin 5.000 yıllık bir tarihçesi var. Şu anda dünyada kullanımda olan altının 7.5 trilyon dolar değere sahip. Bitcoin ise 10 yıldır var ve toplam değeri 200 Milyar dolarlar civarında.

Aşağıdaki tablo altın ile bitcoinin ile ilginç bir kıyaslamasını veriyor. Maddelerin Türkçe karşılıkları sırasıyla şöyle:

  • Dayanıklılık
  • Taşınabilirlik
  • Geri Ödenebilirlik (Nakite dönüştürelebilme)
  • Doğrulanabilirlik
  • Bölünebilirlik (Kuruşlanabilirlik)
  • Kıtlık (Madenciliğin Zor ve Masraflı Olması)
  • Güçlü Tarihçe (Altın 5.000 Yıl, Bitcoin 10 Yıl)
  • Sansüre Dayanıklılık (Devlet Müdahelesi Gibi)

Ben bu tablonun kazananının bitcoin olduğunu düşünüyorum.Ve sizlerin yorumlarını da çok merak ediyorum.

Otomobil Üretmeye Çalışmak Geçmişe Yatırım Yapmak Demektir!

(Okuma Süresi: 1 Dakika)

Neden yerli otomobil üretmeye değil de yapay zeka becerilerimizi geliştirmeye odaklanmalıyız konusunda size ilginç bir bilgi sunmak istiyorum.

General Motors 2018 yılında 147 Milyar$ dolar ciro yaptı. Buna karşın halka açık olan bu şirketin değeri sadece 49 Milyar$.

Aynı General Motors 2016 yılında otonom sürüş için yapay zeka çözümleri geliştiren Cruise isimli firmanın tamamını 1 Milyar$’a satın aldı.

Cruise yakın zamanda 19 Milyar$ değerleme üzerinden yeni fon topladı.

Yani Cruise’in değeri koskoca General Motors’un %39’una erişmiş durumda. Ve üstelik Cruise daha bir dolar bile ciro yapmadı.

Sözün özü: Otomobil üretmeye çalışmak geçmiş yatırım yapmak demektir! Yapay zeka gibi teknolojilere odaklanmak ise geleceği inşaa etmek!

Artık yanlış tercihler yapmaktan vazgeçsek mi ülkece?

Artık Elektrikli Araçlara Sahip Olmak İçten Yanmalılardan Daha Ucuz!

(Okuma Süresi: 1 Dakika)

Elektrikli otomobiller global pazarı neden ele geçiriyorlar biliyor musunuz?

Hayır ne yazık ki sebep insanların bir anda çevre bilinçlerinin yükselmesi değil. 

Belki Norveç ve Hollanda gibi ülkelerde tüketicilerin çevre bilinci önemli bir rol oynuyordur. Ama küresel dönüşümdeki esas mesele ekonomik. Yani para!

Özellikle teşviklerin uygulandığı yerlere elektrikli otomobil sahipliği, içten yanmalı oto sahipliğinden daha hesaplı hale gelmiş durumda.

Ark Invest’in yaptığı araştırmaya göre ABD’de içten yanmalı motorlu binek araba sahipliğinin maliyeti mil başına 70 sent.  Tesla 3’de bu maliyet 49 sente düşmüş durumda.

Aradaki bu büyük farkın sebepleri arasında enerji tasarrufu ve bakım giderlerinin düşüklüğü büyük önem taşıyor. 

Mevcut durumda teşviklerin de bir rolü var elbette. Ama pil maliyetleri  bugünkü hızıyla aşağıya inmeye devam ederse, teşviklere de gerek kalmayacak birkaç yıl içinde.

Bu arada üretilen elekrikli otomobillerin sayısı arttıkça arabaların kendileri de ucuzlamaya devam ediyor. 

Şu anda en düşük donanımlı Tesla’ların fiyatları 35.000 Dolara kadar inmiş durumda ve tahminlere göre yakın zamanda daha ucuz arabalar da gerçekleşiyor.

Evet, büyük bir devrim tam gözlerimizin önünde gerçekleşiyor.

Siz de bu devrimi benim kadar heyecan verici buluyor musunuz?

Bitcoin’in Öleceğini Öngörenlerin Gülünç Tarihçesi

(Okuma Süresi: 2 Dakika)

Yenilikçi teknolojilerin öleceğini öngörmek pek çok insanın popüler hobisi.

Bitcoin’in bir gün öleceğini söylemek ise veteran yatırımcı, finansçı ve iş insanlarının en sevdiği iddialardan.

Bu insanlar bir gün haklı çıkabilirler mi?

Belki…

Bitcoin henüz çok yeni bir teknoloji ve geleceğini öngörmek benim gibi sadık Bitcoin yatırımcıları için kolay bir mesele değil.

Ama ilk çıktığı yıl 1.000 dolar yatırsaydınız bugün 2.6 Milyar dolar (Evet, yanlış okumadınız, iki nokta altı milyar) servete ulaşmanızı sağlayabilecek Bitcoin hakkındaki olumsuz görüş sahiplerinin, en azından şimdiye kadar epeyce haksız çıktıkları kesin.

Yukarıdaki resimde bazı ünlü insanların haksız çıkan Bitcoin yorumları yorumu yaptıkları zaman Bitcoin’in değeri var. Şu an itibarı ise Bitcoin 7.600 Dolar seviyelerinde.

Yorumların bazılarını sizin için Türkçe’ye çevirdim:

Peter Shiff – Ünlü Ekonomist (1 Bitcoin 10 Dolarken): “Bitcoin modern zamanların lale balonu hikayesine benziyor.”

Warren Buffet – Gelmiş Geçmiş En Ünlü Yatırımcı (1 Bitocoin 100 Dolarken): “Bitcoinin bir değerinin olduğunun söylenmesi adeta bir şaka. Ondan uzak durun. O temelde sadece bir seraptır.”

Paul Krugman-Nobel Ödüllü İktisatçı (1 Bitcoin 1.000 Dolarken): “Bitcoin kötülüktür.”

Nouriel Roubini- 2008 krizini Öngören Efsanevi İktisatçı (1 Bitcoin 1.000 Dolarken): “Bitcoin bir para birimi değil. O bir ponzi şeması ve kanuni olmayan aktivitelerin kanalı. Ayrıca güvenli de değil çünkü hacklenebiliyor.”

Evet, demek ki neymiş yeni teknolojiler hakkında herkes yanılabiliyormuş.

Eğer ben de yanılıyorsam siz de bu yazıyı bana hatırlatırsınız artık:)

Türkiye Değerli Şirket Üretemiyor!

(Okuma Süresi: 3 Dakika)

Bu aralar çok sayıda dijitalleşme, inovasyon ve girişimcilik konferansına gittim.

Şirketlerimizin ve girişimcilerimizin bu alanlarda yaptıkları o kadar olağanüstü şeyleri dinledim ki, bunca teknoloji ile donanmış şirketlerimizin piyasa değerlerinin uçtuğuna ve yepyeni teknoloji girişimcilerinin inanılmaz değerli şirketler yarattığına inandım ister istemez.

Sonra üşenmedim şirketlerimizin son değerlemelerini bir inceleyim dedim.

Öyle ya, bu kadar muazzam dijitalleşme ve inovasyon işleri yapıldığına göre mevcut şirketlerimizin çok ama çok değerlenmesi, bir yandan da yepyeni teknoloji girişimlerinin anormal değerlemelerle piyasa girmesi gerekir

İncelemelerim sonucunda oluşturduğum tablo aşağıda.

Tablodaki basit ve alçakgönüllü analizim hayallerimi acımasız gerçeklerin zalim denizinde boğuverdi ne yazık ki.

Tablo 10 Mayıs 2019 itibarı ile değerli şirketlerimizin TL ve ABD doları cinsinden değerlerini gösteriyor. (DOLAR/TL Kuru: 6)

Analizimde finansal şirketleri ayrı tuttum (Banka, Leasing Sigorta). Çünkü onlar değer yaratıcı değil, değer yaratmak isteyenlere yardım etmesi gereken kuruluşlar. İşin acısı, halka açık firmalarımızın yarattığı toplam değerin %29’u bu kategoriye ait.

Diğer şirketlerde minimum 10 Milyar TL üzerinde değeri olanları aldım. Buradaki 15 şirketin içinde sanayiciler, telekomcular, holdingler ile bir mağazacı bir de Türk Hava Yolları var. Gördünüz gibi ne yazık ki aralarında 10 Milyar ABD doları değerine bile ulaşan kimse yok.

Finans sektörü şirketleri ve 15 en değerli şirketimizden oluşan liste finansal İstanbul Borsasındaki toplam değerin %71’ini oluşturuyor bu arada. Geriye kalan 500’ün üzerine halka açık firmanın toplam değeri sadece 38 Milyar Dolar civarında.

Tekrar yazıyorum: 500’ün üzerinde şirketimizin toplam değeri sadece 38 Milyar Dolar ediyor.

İlk 15’teki şirketlerimizin tamamı eski endüstrilerin şirketleri ve yaşları da oldukça ileri bu arada. Aralarında bir tane bile yeni teknoloji firması yok. Yine aralarında son 20 yılda kurulmuş bir tane şirket bile yok. İşte listedeki şirketlerimizin kuruluş tarihleri:

Koç Holding 1963, Erdemir 1960, Tüpraş 1955, Turkcell 1994, Enka 1957, Bim 1995, Aselsan 1975, İsdemir 1973, THY 1933, Ford Otosan 1953, Sabancı Holding 1967, Türk Telekom 1840, Şişecam 1935, Arçelik 1954, Anadolu Efes 1976

Aşağıdaki liste ise 2019 itibarı ile Dünya’nın en değerli şirketlerini gösteriyor. 10 şirketin 7’si teknoloji firması. İki finansal kuruluş bir de petrolcu var listenin diplerinde. Şirket değerleri ise Amerikan doları olarak verilmiş.

Bu yedi teknoloji firmasının kuruluş yılları şöyle:

Apple 1976, Amazon 1994, Google 1998, Microsoft 1975, Facebook 2004, 1999, Tencent 1998. Bizim ilk 15 şirketimizden çok daha genç olduklarını kolayca görebiliyorsunuz. Apple ve Microsoft gibi göreceli yaşlı olanlar da kendilerini sürekli olarak yenileyebildikleri için takdiri hak ediyorlar.

Evet, bütün bu dijitalleşme ve inovasyon hikayelerinin sonucu bu işte. Bir tane bile yeni şirketimiz yok. Değerli ve listeye giren şirketlerimizin toplam değeri bile küresel akranlarının küsuratları seviyesinde.

Bundan sonra yeni inovasyon, dijital ve girişimcilik konferanslara daha da büyük bir hevesle gideceğim:)

Starlink Gerçekleşiyor

(Okuma Süresi: 1 Dakika)

Ne yazık ki SpaceX’in yeni uçuşu kötü hava koşulları nedeniyle yarına ertelendi.

Bu uçuşla SpaceX Starlink misyonuna ait 60 internet yayın uydusunu uzaya yerleştirecek.

Elon Musk’ın bugün attığı twite bakılırsa 18.5 tonluk ağırlığı ile bu SpaceX’in şimdiye kadar ki en büyük uzay sevkiyatı olacak.

Gönderilecek ilk 60 uydu sayesinde 1 terabitlik band genişliğinde internet yayınına kavuşacağız. Ancak ilk aktivasyon için 6 seferin daha yapılması ve 360 uydunun daha uzaya yerleştirilmesi gerekiyor.

Bütün Dünya’da ciddi bir kapsama alanına kavuşmak içinse SpaceX’in 12 sefer daha yapması lazım. O zaman dünyanın hemen hemen her yerinden geniş band internet erişimi mümkün olacak.

Elon Musk dünyayı değiştirmeye devam ediyor. Heyecanla takipteyim ve bıkmadan paylaşıyorum.

Umarım siz de bıkmıyorsunuzdur.

Bitcoin Yükseliyor!

(Okuma Süresi: 1 Dakika)

Bitcoin 8.000’inin üzerinde açtı günü:)

Umarım Bitcoin burayı yeni destek noktası olarak inşaa ediyordur. Tabii bu Bitcoin, sağı solu hiç belli olmaz. İhtiyatı asla elden bırakmamak lazım:)

Bitcoin’in değerindeki bu ani yükselişi tetikleyen unsurlar kesinlikle manipulatif olabilir.

Benim gibi uzun vadeli yatırımcıları motive eden temel faktörler ise şunlar:

1-) Piyasalarda tırmanan belirsizliklerin insanları Bitcoin’i alternatif bir yatırım aracı olarak görmeye itmesi. Özellikle ekonomisi hızla bozulan Çin’de Bitcoin’e ilgi büyük mesela.

2) Fidelity gibi kurumların müşterilerine Bitcoin yatırımı yaptırmaya başlamaları. Buna “Bitcoin’in Kurumsallaşması” adı veriliyor. Kurumsallaşmak Bitcoin’in ruhuna aykırıysa da fiiliyatta olan bu.

3)Müşterilere dijital varlıklarını basitçe, güvenli ve verimli bir şekilde satın alma, satma, depolama ve harcama olanağı sağlayan açık, kesintisiz bir global şifreleme platformu ve ağı olan Bakkt’ın hizmet verme tarihinin yaklaşması. Bakkt BCG, Microsoft ve Starbucks’ın ortaklaşa kurduğu bir yapı bu arada.

4)Bitcoin’in bankacılık sisteminin zayıf olduğu Sahara Altı Afrika gibi yerlerde en büyük ödeme aracına dönüşmüş olmasının yarattığı dev işlem hacmi.

Evet, heyecan dorukta. Bakalım Bitcoin’i neler bekliyor önümüzdeki günlerde.