+905325441237
bora@ozkent.co

Doğru Karar Nasıl Alınırlar?

Geleceği Kavrayın, Dönüşümü Yönetin, Sınırlarınızı Yıkın, Haddinizi Aşın!

(Okuma Süresi: 7 Dakika)

Bugün, başarı yolculuğunda çok önemli olduğuna inandığım bir konuyu paylaşmak istiyorum sizlerle: Doğru kararlar almanın sırrını.

Yatırımlarınız, kariyeriniz, ilişkileriniz veya sağlığınız gibi tüm konularda daha doğru kararlar almanın sırrını.

Yatırımcılar ister istemez daha sık ve daha çok kararlar aldıklarından, konuya oradan örneklerle gireceğim. 

Ama daha sonra hayatın hemen her alanında doğru kararlar alabilmenin en büyük sırrını vereceğim: Karar alma sisteminizi kurmak ve sürekli olarak geliştirmek.

Konu ilginizi çektiyse buyrun okumaya. 

Biraz uzunca bir metin ama gerçekten çok yararlı bir yazı okuma olduğunu düşünüyorum sizler için. 

Her zamanki gibi soru ve yorumlarınızı heyecanla bekliyorum.

Yatırımcılar Daha Çok, Daha Sık ve Daha Kritik Kararlar Alırlar

Yatırımcılık parasal etkileri olan kararları, diğer insanlardan daha sık ve daha çok almayı gerektirir.

“Bu hisse senedinin fiyatı aşırı düştü satın alayım”, “gelecekte elektrikli otomobiller çok baskın olacaklar şu hisseyi biriktirmeye başlayım”, “ABD piyasası fazla şişti portföyü hafifleteyim” ya da “bu varlığın fiyatı anormal hızlı arttı satıp kara geçeyim” gibi kararlardan bahsediyorum.

Üstelik yatırımcılar bu kararları alırken ellerindeki bilgi ve veri setleri de oldukça kısıtlıdır. 

Varlık fiyatlarını ani bir şekilde ya da uzun vadede yavaş yavaş etkileyebilecek o kadar çok faktör vardır ki, bunları hepsini öngörmek, hele hele doğru zamanlama ile öngörmek neredeyse imkansızdır. 

Mesela Trump’ın o gün yumurtlayacağı twitin ne olduğunu kendisinin bile öngördüğüne emin değilim.

Elbette iyi bir yatırımcı bilgi seviyesini artırmak için vasat yatırımcılardan çok daha fazla çabalar. Ama yine de yatırım kararları geleceği ilgilendirdiğinden ve gelecek asla tam olarak öngörülemeyeceğinden, kesin doğru bilgi ve veriye ulaşmak imkansızdır.

Böyle bakıldığında yatırımcıların az bilgi ile kritik etkileri olacak kararları alma becerilerinin, ortalama bir insandan daha yüksek olması gerekir. Çünkü, malum, işleyen demir ışıldar.

Gelgelelim yatırımcılar yine de sık sık yanlış kararlar alırlar. 

Yanlış varlıklara yatırım yapmak, daha sonra değeri artmaya devam eden hisse senetlerini erken satmak, ya da dipten aldığınız sandığınız bir kağıdın düşüşünün hızlanarak devam etmesi gibi kararlar. 

En iyi yatırımcıların bile hayatı bu tür saç baş yolduran, büyük pişmanlıklar yaratan berbat kararlarla doludur.

Bir Kararın Anatomisi:

Tüm kararların temelde iki bileşeni olur: Karar verme süreciniz ve kararınızın sonucu.

Mesela hisse senedi yatırımcılığını düşünürseniz, önce bir hisseyi satınalmaya ya da satmaya karar verme sürecini yaşarsınız. Bir kez kararınızı verdikten sonra ise iyi ya da kötü sonuçlar elde eder, ya çok sevinir ya da çok üzülürsünüz.

Karar verme süreciniz sizin kontrolünüzdedir. Sonuçta kimse size şu hisseyi al ya da sat diye zorlayamaz, nasıl düşüneceğinizi, hangi verileri incelemeniz gerektiğini size dayatamaz.

Oysa kararınızın sonuçları tamamen kontrolünüz dışındadır. 

Bir kez o hisseyi aldıktan sonra fiyatının yukarıya ya da aşağıya gideceğinin üzerinde hiç bir etkiniz yoktur. Piyasa güçleri kontrolü elinizden tamamen alırlar ve akıntıyla sürüklenmeye başlarsınız.

Hayattaki tüm kararlarda da durum benzerdir. 

Mesela hangi alanda kariyer yapmak istediğinize siz karar verirsiniz. Ama o alanın gelecekte parlak fırsatlar sunan bir alan olarak kalmaya devam edip etmeyeceğinin kontrolü siz de değil, piyasa güçlerindedir.

Üniversitede gireceğiniz bölümü seçmek de sizin kontrolünüzdedir mesela. Ama o bölüme girdikten sonra hayal kırıcı bir ortamla ve hocalarla karşılaşmak artık sizin kontrolünüzde değildir. 

En azından bir sonraki kararınızı alana kadar değildir ya da.

Başarısızlık Kötü Bir Eğitmendir, Başarı İse Çok Daha Kötü Bir Eğitmen:

Hal böyleyken aldığımız kararların sonuçlarına, karar alma sürecimizin yapısından daha fazla önem veririz.

O gün portföyünüzde en büyük paya sahip hisse senedinin değeri aniden düşerse, o hisseyi satın alma kararını nasıl verdiğinizi, hangi bilgi ve verileri kullandığınızı ve nasıl bir karar alma sistematiği kullandığınızı filan hatırlamazsınız. 

Kararınızın sonuçları kötü ve yıkıcı olmuştur. 

Bu durumda kararınız yanlıştır. 

Ve bunun pişmanlığı sizi öyle bir duygusal yıkıma sürüklemiştir ki, duygularınızı susturup mantıklı bir analiz yapmaya gücünüz kalmamıştır.

Oysa, hatırlayın, kararlarınızın sonuçları üzerinde bir etkiniz yoktur. 

Pazar şartları, hisse senedine özel konular ya da Trump’ın sürpriz twiti piyasayı altüst ederken olayların akışına müdahale etme şansınız sıfırdır. Yine de kararınızın sonuçları, o kararı alırken nasıl bir süreçten geçtiğinizden daha fazla meşgul eder zihninizi.

Hani hep derler ya “hayatta en iyi eğitmen hatalarınızdır” diye; bu hem doğrudur, hem de yanlıştır. Çünkü eğer yaptığınız hatanın sonuçlarına takılıp kalıyorsanız, hatanızın hiç bir eğitici yönü yoktur. 

Tabii bu kötü sonucu, karar alma sisteminizi gözden geçirmek için kullanıyorsanız durum farklı. Ona biraz sonra geleceğim.

“Başarı kötü bir eğitmendir” benim aslında daha çok sevdiğim bir sözdür ve hemen hemen her zaman geçerlidir. 

Diyelim ki hisse senedi seçiminiz tuttu ve çok para kazandınız. 

Bu durumda da o kararı nasıl verdiğinizle ilgilenmez, zafer sarhoşluğunun şişirdiği egonuzla kendinizi dağların zirvesinde hissedersiniz. 

Oysa belki de sonuçları doğru olan bu kararı sadece “şans eseri” vermişsinizdir ve sonucunun iyi olması piyango biletinize büyük ikramiye vurmasından tamamen farksızdır.

Yani siz doğru karar filan almamışsınızdır ama evren yanınızda olmuştur. 

Hatta belki tamamen yanlış bir karar almışsınızdır ama çok şanslınızdır.

Maalesef insan egosu sadece şanslı olduğunu kabul etmeye pek elvermez. 

Hele hele o kararın sonucunda büyük para kazanılmışsa egonuzun sesi rasyonel düşünme sesinizi tamamen susturur. 

Bu durumda yanlış bir karar alma sistematiğiniz olduğunu anlayamazsınız ve bu da sizi bir sonraki kararınızı alırken büyük risk altına sokar. Çünkü ne de olsa her zaman evren size yardımcı olmaya amade değildir. 

Geçmişte büyük başarı kazanmış yatırımcıların, daha sonraki kararlarında büyük paralar kaybetmelerinin nedenlerinden birisi de budur.

Karar Alma Sisteminizi Gözden Geçirmek:

Ben de bir yatırımcı olarak zaman zaman sonuçları iyi olan, zaman zaman ise sonuçları kötü olan kararlar alıyorum. Ve ben de insan olduğumdan yukarıda açıklamaya çalıştığım sonuçlara bağlı duygu girdaplarına sık sık kaptırıyorum kendimi.

Ama kendimle ilgili gurur duyduğum konu, yıllar içinde doğru karar alma oranımdaki artış ve duygusal iniş çıkışlarımdaki azalma. 

Ve doğru kararlar aldıkça doğru sonuçlara erişme şansımı da artırıyorum tabii ki. 

Bu nedenle de yatırımlarım gittikçe daha iyi sonuçlar üretiyorlar. Yatırım kararlarımın matematiksel sonuçlarına baktığımda, yıldan yıla iyileşen bir grafikle karşılaşmak beni çok mutlu ediyor.

Yükselen grafiğimi borçlu olduğum davranışım ise basit: Karar alma sistemimi, karalarımın sonuçlarından bağımsız olarak sürekli gözden geçiriyor ve iyileştiriyorum. 

Bu sürekli gözden geçirme ve iyileştirmeyi o kadar düzenli ve itinalı yapıyorum ki şu anda sahip olduğum sistemin daha öncekilerle ortak hiç bir yönü yok neredeyse.

Hayır, yeni karar alma sistemim de mükemmel değil elbette ve zaman zaman kötü sonuçlanan kararlar almaya devam ediyorum. Ama doğru kararlarımın yanlış kararlarıma oranında düzenli ve sürekli bir iyileşme var. 

Ve bu hayatımda kendimle en çok gurur duyduğum başarılardan.

Karar Alma Sistemimi Nasıl Gözden Geçiriyorum:

Piyasalar çok dinamik ve çok değişkenler ortamlardır. 

O nedenle hemen her gün kararlarınız adeta 24 saat acımasız bir piyasa yargıcının yargılama sürecine tabii tutulurlar. Bu da size karar verme sistemi kalitenizi sık sık gözden geçirme şansını verir.

Yatırım yaptığım ya da yapmayı düşündüğüm kağıtların sayısı da hayli fazla olduğundan, bu tür düşünme eksersizleri yapmak için bolca fırsatla karşılaşıyorum.

Hisse senetlerinin fiyatlarında değişimler yaşandığında, ilk yaptığım şey o kağıda yatırım yaparken nasıl bir düşünce sistematiği kullandığımı, ne gibi varsayımlar geliştirdiğimi ve bu varsayımlarımdan hangilerinin doğru, hangilerinin yanlış çıktığını gözden geçirmek oluyor. 

Eğer varsayımlarım doğru çıktıysa ne ala, hayır yanlışlarım varsa nerede hata yaptığımı incelemeye çalışıyorum. 

Beni yanlış karara sürükleyen hangi bilgi ve verileri kullandım, kimlerin görüşlerinden yararlandım, gelecekle ilgili neleri öngördüm, hangi pazar trendlerine güvendim… 

Tüm bunları inceleyip karar varsayımlarımı yeniden gözden geçiriyor ve düşünce sistematiğimde gerekli düzeltmeleri yapıyorum. Amaç ileride daha doğru kararlar vermemi sağlayacak bir sistem yaratmak.

Burada önemli bir alışkanlığım daha var: Bütün (büyük) kararlarımı kağıda döküyorum. 

O yatırım kararımı alırken neler düşündüğümü, neleri incelediğimi, kimlerin görüşlerine başvurduğumu da yazıyorum. Böylece ilerde kararımı daha sistematik bir şekilde gözden geçirme şansım oluyor, hafızama değil yazılı bilgiye güveniyorum.

Doğru hisse senedi seçmek için kullandığım karar sistemimi açıklamak bu yazının konusunu aşar. Ama şu anda doğru kararlarımın sayısı, yanlışlardan daha fazla. Ve bu rasyo sürekli olarak iyileşiyor. 

Demek karar alma sistemimi geliştirme tekniğim işe yarıyor.

Sonuçlar:

Büyük ve başarılı yatırımcıları incelediğimde hepsinin bir karar alma sisteminin olduğunu ve bu sistemi sürekli olarak iyileştirmeye çalıştıklarını görüyorum. 

Büyük yatırım kararları alan insanlar içgüdülerine ya da geçmiş tecrübelerine güvenmiyorlar. Onlar yazılı, tanımlanmış ve ölçülebilir bir karar alma sistemi yaratmaya ve geliştirmeye inanıyorlar.

Aslında bu durum her alanda geçerli.

Başarılı insanların biyografilerini her okuyuşumda iyi tanımlanmış ve sürekli geliştirdikleri bir karar alma sistemleri olduğunu görüyorum.

Büyük başarılar kararlarınızın sonuçlarının yarattığı duygusal gelgitleri bir an önce atlatıp, sisteminizi nasıl güncelleyeceğinize odaklanmaktan geçiyor. Eğer bir sisteminiz yoksa ne başarılarınızdan ne de başarısızlıklarınızdan öğreneceğiniz bir şey yok demektir.

Peki sonuçlardan bağımsız başarılı bir karar alma sisteminin özellikleri neler mi olmalıdır?

Bu da başka bir yazımın konusu olsun dilerseniz.

5 cevap

  1. Mursel dedi ki:

    Ellerinize sağlık heyecanla yazılarınızı takip ediyorum. Haddini aşanlardan olacağımı ümit ediyorum. Saygılarımla

  2. Ahmet Çınar dedi ki:

    Hocam elinize, kaleminize sağlık. Yazının devamını bekliyoruz
    Saygılarımla

  3. Özge dedi ki:

    Elinize sağlık faydalı bir yazı olmuş

Bir Cevap Yazın