+905325441237
bora@ozkent.co

Dün Ne Yaptığınızı Anlatın, Size Geleceğinizi Anlatayım!

Geleceği Kavrayın, Dönüşümü Yönetin, Sınırlarınızı Yıkın, Haddinizi Aşın!

(Okuma Süresi: 4 Dakika)

İyi bir hayatın ve mutluluğun tanımı kişiden kişiye değişebilir.

Benimkisi sanırım kabaca şöyle bir şey:

Vaktimi sadece yapmak istediğim şeylere ve birlikte olmaktan hoşlandığım insanlara ayırabildiğim, düşüncelerimi “kim ne der” demeden ifade edebildiğim, az şey tükettiğim ama tükettiğim her şeyi çok beğendiğim, yazdıklarımla, anlattıklarımla insanların hayatına değer katabildiğim, fiziksel ve zihinsel sağlığımın yerinde olduğu bir yaşam.

Peki şu anda kaba hatları ile tarif ettiğim bu hayatı tam anlamıyla yaşıyor muyum ve tam anlamıyla mutlu muyum?

Elbette hayır.

Çok azaltmakla birlikte, zamanımın bir kısmını yapmak istemediğim işlere ve insanlara ayırmak zorunda kalabiliyorum hala.

Ama her gün vaktimin dağılımını daha iyi yönetmek konusunda yol alıyor, sevmediğim işleri başkalarına yaptırmak ve hoşlanmadığım insanlarla görüşme zorunluluğumu azaltmak konusunda gerekli önlemleri alıyorum.

Düşüncelerimi “kim ne der” demeden her zaman ifade edebiliyor muyum?

Yani sonuçta Türkiye’de yaşıyoruz ve burası bir fikir özgürlüğü cenneti değil maalesef.

Ama en azından iş hayatı hakkındaki düşüncelerimi pek kimseyi iplemeden açıkça ifade edebiliyorum, çünkü gelir modelimi insanlardan bağımsız hale getirmek konusunda her gün attığım adımların meyvelerini topluyorum.

Daha az şey tüketmek konusunda müthiş yol aldığımı ve idealime yaklaştığımı söyleyebilirim rahatlıkla. Kredi kartı ekstrelerimi ve gardırobumun ferahlığını buna kanıt olarak sunabilirim size.

Peki tükettiğim her şeyi çok beğeniyor muyum?

Bir kısmı maddi şartlar (beğenilecek şeylerin bazıları pahallı olabiliyorlar), bir kısmı üşengeçlik (Getir’in satın al düğmesine tuşlamak pazarda en taze ürünün peşine düşmekten daha kolay gelebiliyor), bir kısmı ailemin mutluluğunu da düşünmem gerektiğinden (bebekli bir annenin karavan yerine lüks bir oteli tercih etmesine sayı göstermek gerekiyor) ve bir kısmı da özensizlikten (mesela giysi seçimlerim) dolayı tükettiğim her şeyi çok beğendiğimi söyleyemem doğrusu.

Ama hem beğeni kriterlerimi geliştirmek, hem de tükettiklerime özen göstermek konusunda çok çabaladığımı rahatça söyleyebilirim. Tasarım, mimari, sanat ve gastronomi eğitimlerime durmaksızın devam ediyorum mesela, her şeyin daha iyisini öğrenmeye çalışıyorum.

Ve Getir uygulamasını telefonumdan sildim.

(Ve evet, gelecek yıl karavanla Avrupa’yı gezmek konusunda eşimi ikna ettim gibi:))

Yazdıklarım ve anlattıklarımla insanlara değer katıp katmadığımı yanıtını vermek siz değerli takipçilerimin değerlendirmesine kalmış elbette.

Ama sanırım bu konuda çok çabaladığımı ve her gün sizi kaliteli içeriklerle buluşturmak konusunda çok çalıştığımı takdir edersiniz. Her gün okuyor, düşünüyor ve yazıyorum. Her gün.

Zihinsel sağlığım yerinde çok şükür ama fiziksel sağlığımdan pek memnun değilim.

Düzenli spor yapmıyorum, kiloluyum ve vücudum yaşlanma sinyalleri vermeye başladı. İşin kötüsü bu konuda bir türlü disiplinli bir değişime girişemiyorum, çabalarım yarım kalıyor. Bunun zihinsel sağlığımı olumsuz etkileme ihtimali de var elbette.

Şimdi “Hocam bütün bunlardan bize ne?” diyor olabilirsiniz.Ama eğer bana biraz sabır gösterir ve yazımı okumaya devam ederseniz nereye varmaya çalıştığımı daha iyi anlayacaksınız.

Yukarıda anlattıklarım aslında 10 yıl sonraki Bora’nın hayatının neye benzeyeceğini oldukça açık bir şekilde gösteriyorlar. Öyle falcılara filan gitmeme hiç gerek yok.

Az tüketen, tükettiklerini çoğunu beğenen, açık sözlü ve bundan dolayı belki biraz yalnız, yazmaya, anlatmaya devam eden ve çok sayıda takipçisi olan ama…

… ama kilolu, sağlıksız, formsuz ve belki de biraz fazla erken yaşlanmış bir Bora.

Bütün bunları bilmem için falcı olmama gerek yok.

Çünkü dün yaptıklarım yarınki yaşamımı belirliyorlar.

Söylediklerimin, anlattıklarımın, niyetlerimin ve hayallerimin önemi yok.

Tek önemli olan dün yaptıklarım. Ve bir de bugün yapacaklarım.

Hayallerinizdeki yaşamlara kavuşmanız öyle büyük dönüm noktalarından, derinden etkileyen aydınlanma anlarından veya inanılmaz mucizelerden geçmiyor.

Geleceğiniz her gün yaptıklarınızla, rutinlerinizle, her günkü küçük seçimlerinizle, zamanınızı, paranızı neye harcadığınızla, neye özen gösterip, neyi salladığınızla yavaş yavaş ve adım adım şekilleniyor.

Bundan dolayı bana dün ve bugün ne yaptığınızı söylerseniz, 10 yıl sonra nerede olacağınızı size söylerim.

Kaderiniz böyle olduğu için değil.

Değişemeyeceğiniz için değil.

Geçmişi tekrar etmeye mahkum olduğunuz için değil.

Size on yıl içinde nerede olacağınızı söyleyebilirim, çünkü günlük davranışlarınız gelecekteki yaşamınızın yapı taşları.

Her gün yaptıklarınızla (ve yapmadıklarınızla) 10 yıl sonra nerede olacağınızı haritalandırıyorsunuz, sadece bunu yaptığınızın farkında değilsiniz.

Hemen bugünden başlayarak daha iyi bir geleceği haritalamaya ne dersiniz?

Bir Cevap Yazın