+905325441237
bora@ozkent.co

Dünyaya Hangi Anıyı Bırakacaksınız?

Geleceği Kavrayın, Dönüşümü Yönetin, Sınırlarınızı Yıkın, Haddinizi Aşın!

(Okuma Süresi: 3 Dakika)

‘’30 yıldır bu dünyanın üzerinde yürüyorum ve bir şükran ifadesi olarak bir anı bırakmak istiyorum.’’ diyerek çalışan ve 1890 yılında ölen Van Gogh’un bıraktığı anılar hala insanlara ilham vermeye ve duygularını harekete geçirmeye, bulundukları ortamı güzelleştirmeye devam ediyor, sonsuza kadar da devam edecek.

Peki siz ardınızda iz bırakacak mısınız yoksa öylece yaşayıp gitmek mi amacınız?

Öldükten sonra unutulmak istemiyorsanız, ya okunmaya değer bir kitap yazın ya da yazılmaya değer işler başarın.

Benjamin Franklin

Van Gogh’un hikayesini bilenleriniz vardır: Çok çeşitli işlerde çalışıyor gençliğinde, oradan oraya savruluyor. Bir noktadan sonra kendini gerçek tutkusu olan resme adıyor sadece. Ailesi sanat eğilimlerine karşı çıksa da vazgeçmiyor. Çizdiği resimler O yaşarken değer görmese de, zamanla insanların O’nun eserlerinin değerini anlayacağına ve bir iz bırakacağına inanarak devam ediyor çizmeye. Son nefesini verene kadar çiziyor.

İnsanlık tarihi buna benzer binlerce hikayeyle dolu. Değer göremese de, dışlansa da, sefil bir hayat sürse de tutkusunun, inandığı şeyin peşinden giden, anlamlı ve çevresine değer katacak işler yapmak için çabalayan, sonunda büyük izler bırakan binlerce insanın hikayesiyle…

İnsan böyle bir hayvan gibi yaşayıp en küçük bir iz bırakmadan yıkılıp gitmeli mi? Böyle şey olmaz, bu hiç yaşamamış olmaktan beterdir. Hayat demek arkada bırakılan iz demektir.

Panait Istrati

Sizin Hikayeniz Ne Olacak?

Hiç soruyor musunuz kendinize: Bu kadar çalışıyorum ama ne üretiyorum? Değerli ve dünyayı güzelleştirecek şeyler mi? Bu ürettiklerim beni tatmin edip geliştiriyor mu? Peki mutlu muyum? Yapmak istediğim şey gerçekten bu mu? Sayılı günlerimi gerçekten bu şekilde mi geçirmek istiyorum?

Bir amaç uğruna, anlamlı bulduğunun peşinde koşan o kadar az insan görüyorum ki etrafımda. Sadece çok para kazanmak için çalışan, çok para kazanıp çok iyi evlerde oturmak, çok güzel arabalara binmek için çalışan, bu şekilde değerli birisi olacağını ve sadece tüketerek mutlu olacağını sanan insanlar.

Ancak bir haberim var: Sizi siz yapanlar tükettikleriniz veya sahip olduklarınız değil, yaşayacaklarınız ve yaşatacaklarınızdır.

Yaşama Nedenimiz: İz Bırakmak

Aldığınız her yeni nefes, iz bırakmanız için bir fırsat ve biz insanoğlunun yeryüzünde bulunma nedeni, bir iz bırakmak. İsterse yaptığınız bir iş, kattığınız bir değer ile iz bırakmak olsun. İsterse bir insan veyahut binlerce insan üzerinde iz bırakmak…

Yaşamak ve üretmek için gerekli olanları elde etmekten başka insanoğlunun en çok istediği şey geriye kendisinden bir iz bırakmaktır; belki de kendisinin gerçekten var olduğunu ispatlayacak bir kanıt bırakma peşindedir, bu kanıtı bir tahta üzerine, taş üzerine ya da diğer insanların yaşantıları üzerine bırakır.

John Steinbeck

Ne dersiniz? Bundan yıllar sonra geriye dönüp baktığınızda, amaçsız, oradan oraya savrulduğunuz günler geçirmiş bir siz mi görmek istersiniz yoksa hem kendi hayatına hem başkalarının hayatına değer katmış, yapmak istediklerini yapmış, ışığıyla etrafını aydınlatmış bir siz mi?

5 cevap

  1. Esma Aktürk dedi ki:

    👏👏 çok güzel, düşündüren bir yazı.

  2. Gizem dedi ki:

    Şimdi toplum bunu dünyaya bir çocuk getirerek yapıyor, hele bir kadınsanız ve bu yetkinliğiniz yoksa daha da üzücü. Ne kadar başarılı olduğunuzun önemi yok toplumda.

  3. dugunstudyosu dedi ki:

    96.000 kişilik bir Facebook grubunda paylaştım… bilgilerinize.

  4. Cahit dedi ki:

    Yaşanın gayesi bilincini çocukluktan itibaren verilirse beden? Olmasın. Yenek içmek hava atmak üzerine kurulu bir sitemden bir sey beklenemez.

Bir Cevap Yazın