+905325441237
bora@ozkent.co

Kelimelerinize Dikkat Edin, Hayatınızı Değiştirebilirler!

Geleceği Kavrayın, Dönüşümü Yönetin, Sınırlarınızı Yıkın, Haddinizi Aşın!

(Okuma Süresi: 4 Dakika)

Bir gün iki arkadaş muhabbet ederlerken, arkadaşlardan biri şöyle bir konu atar ortaya, der ki:

“Kimsenin sana dertlerinden yakınmadığı, sürekli insanların bir şeyler hakkındaki fikirlerini dinlemek zorunda olmadan bir gün geçirdiğini hayal etsene. Harika olmaz mıydı? Ne kadar huzurlu olurdu.”

Diğer arkadaş ciddi bir ifadeyle bakarak: “Eğer gerçekten istediğin buysa böyle bir yer biliyor olabilirim. Çok katı kuralları olan bir manastır duydum. Mesela kurallardan biri, oradaki keşişlerin sessizlik yemini etmeleri ve yılda sadece iki kelime konuşmalarına izin verilmesi..’’ der. 

Karamanımız böyle bir yerin gerçekten var olup olmadığını araştırmaya başlar ve arkadaşının bahsettiği manastırı bulur.

İşinden ayrılır, arkadaşlarına veda eder ve bir keşiş olarak manastırda yaşamaya gider. 

Manastıra geldiğinde ilk fark ettiği şey ne kadar sessiz olduğudur.

Keşişler konuşmasalar bile bir şekilde birlikte etkili bir şekilde çalışmanın bir yolunu bulmuşlardır.

Baş keşişlerden biri acemi katılımcıya kuralları açıklar. Bizim çocuk yeminlerini ve yeni kıyafetlerini kabul ettiği andan itibaren yılda sadece iki kelime konuşmasına izin verilir. 

Ancak kahramanımımız arkadaşları arasında sözlerini dikkatle seçen biri olarak bilinmesine rağmen, özgürce konuşamamayı beklediğinden daha zor bulur.

Ara sıra hata yapması ve dilinin sürçmesi nedeniyle başı belaya girer. Sonuç olarak, yıllık toplantılarında baş keşişe iki kelime söylemesine izin verilmez.

Baş keşiş onu kurallar ve bunlara uymazsa sonuçlarının ne olacağı konusunda bir kez daha uyarır, “Unutma kardeş, manastırımıza katıldığın zaman kurallarımızı biliyordun. Şimdi onlara uymaya dikkat et ve gelecek yıl tekrar konuşacağız.’’

Kahramanımız baş keşişin ofisinden ayrıldıktan sonra her şeyin yolunda ilerlemesine yardımcı olması için “ne söylediğine ve ne zaman söylediğine dikkat et” mesajı içeren bir bileklik takmaya karar verir. Böylece, manastırdaki ikinci yılından sonra baş keşişle yıllık toplantısına çağrılır.

“Bize katılmanızın üzerinden bir yıl daha geçti” der baş keşiş. ‘’Şimdi bana söyleyebileceğin sadece iki kelimen olduğu için ne söylediğine dikkat etmelisin.’’

“Yatak sert” der kahramanımız.

“Bunu söylediğin için teşekkür ederim,” diye cevaplar baş keşiş.

Bir yıl sonra tekrar baş keşişin ofisine çağrılır.

Baş keşiş: ”Bir yıl daha oldu, söylemek istediğin iki kelime nedir?” diye sorar.

“Yemek berbat” der bu kez de.

“Anlıyorum” diye cevaplar baş keşiş.

Yine bir yıl daha geçer ve bir kez daha baş keşişle bir araya gelir.

”Bunca yıldan sonra şimdi iki sözün nedir?” diye sorar keşiş.

”Pes ettim!” der bu kez bizim çocuk. 

“Pekala, nedenini anlayabiliyorum” diye cevaplar baş keşiş ve devam eder:

‘’Tek yaptığın şikayet etmek. Daha dikkatli olmalısın ve insanlarla konuşurken söylediklerine dikkat etmelisin, özellikle de onların yardımına ihtiyacın varsa.’’

Kullandığınız Her Kelimenin Bir Sonucu Var

Günümüzde de insanların tek yaptığı şikayet etmek değil mi? 

‘’İşimi sevmiyorum’’

‘’Yöneticim neden böyle’’

”Çalışanlarım çok tembel”

‘’İnsanlar bencil’’

‘’Her şey berbat’’

Ancak farkında değil ki insanlar, kelimelerin gücü var.

Bir kelimenin insanın hayatını değiştirdiği çok görülmüştür.

Balzac

İnsanlar farkında değiller ki; seçtikleri her kelimenin bir sonucu var. Seçtikleri her kelime hayatlarının akışını, insanlarla olan ilişkilerini belirliyor. Seçtikleri her kelime başkalarına kim olduklarına ve düşünce yapılarına dair fikirler veriyor. 

Kelimeler, düşüncemizin kıyafetleridir.

Chesterfield

Olumsuz kelimeleri bir zehir olarak da düşünebilirsiniz. O kelimeleri her kullandığınızda hem siz, hem de çevrenizdeki insanlar zehirleniyorlar. 

O kelimeler hem sizin başarı ihtimalinizi azaltıyor hem de etrafınızdakilerle kuracağınız sağlıklı iletişimden, sağlıklı ilişkilerden mahrum ediyor.

Hem siz zehirleniyorsunuz hem de başkalarını zehirliyorsunuz aslında. 

Ağzınızdan çıkan, zihninizde dolaşan her bir olumsuz kelime, gün geliyor sizi pes etme noktasına getiriyor. Mantıklı şekilde hareket etmenizi, hedeflerinize ulaşmanızı engelliyor. 

Kelimeler cama benzer, göstermeye yardım etmedikleri vakit, görüşe engel olurlar.

J.Joubert

Evet, kelimeler işte o kadar güçlü. 

Bu yüzden kullandığınız her bir kelimenin farkında olmalı, kullanmadan önce durup bir düşünmelisiniz: ‘’Bu kelime benim hayatımı nasıl etkileyebilir?’’

Zehri kullanmaya ve yaymaya devam ederek sağlıksız bir zihin ve sağlıksız bir çevreyle yaşamaya devam edebilirsiniz ya da kullandığınız kelimeleri dikkatle seçerek önce kendinizde sonra çevrenizde bir dönüşüm başlatabilirsiniz.

Hayatınızın yönünü değiştirecek, sizi daha değerli ve başarılı bir insan yapacak bir dönüşüm. 

Sözcükler, insanların kullandığı en güçlü ilaçlardır.

R. Kipling

Bir Cevap Yazın