+905325441237
bora@ozkent.co

Öz İmajınızı Başarıya Hazırlayın

Geleceği Kavrayın, Dönüşümü Yönetin, Sınırlarınızı Yıkın, Haddinizi Aşın!

(Okuma Süresi: 4 Dakika)

“Bora Özkent’le Haddini Aş” bültenini başlatma kararını aldığımda iki büyük endişem vardı.

Ve endişelerimin ikisi de kendi öz-imajım, yani kim olduğum hakkında kafamdaki inançlarla ilgiliydi.

Yıllar içinde başlatıp iradesizlik ve disiplinsizlikten dolayı yarım bıraktığım o kadar çok girişimim olmuştu ki, yeni girişeceğim bülten işinin de aynı sonu paylaşmasından korkuyordum.

Neyse ki bu kez akıllılık yapıp insanların kendilerini sabote etmesine neden olduğunu bildiğim “bilişsel uyumsuzluk” meselesini inceledim ve onun olumsuz etkilerinden kurtulmanın yollarını araştırdım.

Araştırmalarım bana gösterdi ki, olumsuz öz imaj hiç de hafife alınacak bir mesele değildi. Ama bazı akıllıca taktiklerle onun etkilerinden kurtulmak pekala mümkündü.

Yalnız acı gerçek şu ki zihninizdeki öz imajınızı değiştirmek hiç de kolay bir yolculuktan geçmiyor.

Bazı meditasyon ve telkin teknikleri faydalı olabilirler belki. Lakin benim gibi her şeyin arkasında bilim ve mantık arayan bir insana bunlar pek işlemiyorlar 🧐

Benim kafamdaki disiplinsizlik ve iradesizlik öz imaj unsurlarını silip, bültenim için her gün yazı yazabileceğime kendimi inandırma yolculuğum şu adımlardan geçti:

1-Kendime Daha Geniş Bir Açıdan Baktım

İş ve öğrencilik hayatımda disiplinsizlik ve iradesizlikten çok çektiğim kesin. Ama neyse ki bunlar hayatta oynadığım rollerden sadece ikisi.

Oysa Bora Özkent olarak benim çok daha fazla rolüm var bu dünyada.

İki çocuğun babasıyım mesela. Babalık rolüm var yani.

Ve büyük kızımın annesi ile boşanmış olduğumuzdan biraz da ekstra zorluklarla dolu bir babalık rolü bu. Yaşayanlar bilir.

Boşanmış çiftlerin pek çoğunda babanın çocuklarından zaman içinde uzaklaştığı maalesef bir gerçeklik.

Bunun çok fazla sebebi olabilir ama babanın çocuklarını görmekte, onlarla düzenli ve kaliteli zaman geçirmekte disiplinsizliği en büyük nedenlerden birisi. Ben ise bu konuda her zaman müthiş disiplinli davrandım.

Kızımla geçireceğim zamanı, birlikte yapacağımız tatilleri, ortak aktivitelerimizi hep çok disiplinli şekilde planladım ve bu planları çok iradeli bir şekilde uyguladım.

O anda daha eğlenceli veya önemli işler olsa bile tercihimi her zaman kızımla geçireceğim vakitten yana kullandım. Asla taviz vermedim.

Demek ki şu hayatta disiplinli ve iradeli olabildiğim şeyler de vardı. Öz imajımı bu yeni iç görüye göre değiştirebilirdim.

Sizinde hayatınızda oynadığınız pek çok rolünüz var. Belki bu rollerden bir kısmını pek hakkını vererek oynamıyorsunuz, ama diğer bazılarında ise müthiş başarılısınız.

O halde kafanızdaki öz-imajı başarısız olduğunuz rollerde yaşadıklarınızla değil, yüksek performans gösterdiğiniz rollerdekilere göre şekillendirmeyi tercih edebilirsiniz.

Ne de olsa hiç kimse her rolde birden başarısız değildir.

2-Küçük Adımlarla Başladım

Baştan beri bültenimin uzun yazılardan oluşmasını arzuluyordum.

Reklam odaklı medya kanallarının kısa ama sığ içeriklerine daha derinlikli, daha çok bilgi veren ve kişisel deneyimlerle desteklenen bir alternatif getirmekti hedefim. Bu ise ancak uzun yazılarla mümkündü bence.

Gelgelelim uzun yazı yazmak çok emek isteyen ve vakit alan bir süreç. Her gün yaklaşık 2 saatimi bu işe ayırmam gerekiyor. Bu da ana gelir kaynağı başka bir alanda olan bir insan için müthiş bir disiplin ve irade gerektiriyor açıkçası.

Böyle bir sürecin beni zorlayacağını bildiğimden yola küçük adımlarla, yani kısa yazılarla çıkmayı tercih ettim.

Ayrıca önceleri her gün değil haftada 3 gün yazıyordum. Zaman geçtikçe yazılarımın hem uzunluğunu, hem de sıklığını artırdım.

Siz de gözünüzde büyüyen ve öz imajınıza aykırı değişimlere küçük adımlarla başlayabilirsiniz.

Bu küçük adımlarda elde edeceğiniz başarı kafanızdaki öz imajı zamanla geliştirebilir. Ve bu da size zaman içinde daha büyük değişimlere girişme cesaretini verebilir.

3-Sevdiklerimi Sürece Dahil Ettim

Peşine düşmeye değen hedeflerin hepsi emek, zaman ve sabır gerektirler.

Bir gün 100.000 aboneye ulaşmasını arzuladığım bültenimin de emek, zaman ve sabır gerektiren bir hedef olduğu aşikar.

Bu tür zorlu hedefler için çıktığınız yolculuklarda tek başınıza değilsiniz. Eşiniz, çocuklarınız, sevdikleriniz de süreçten alabildiğine etkileniyorlar. Hedefinize yürürken onlara ayıracağınız zamandan taviz vermek zorunda kalıyorsunuz en azından.

Sevgili eşime bültenim konusundaki düşüncelerimi açtığımda tepkisi o kadar olumlu oldu ki, bu istekliliğimi kat be kat artırdı.

Büyük kızım ise her gün bülteni okuyor ve bazen yazdıklarımı benimle tartışıyor. Onların tam desteğini almış durumdayım yani.

Ve onlardan aldığım bu muazzam destek öz imajımı da güçlendiriyor. “En sevdiğim insanlar bana bu kadar inanıyorlarsa başaramayacağım ne olabilir ki?” şu hayatta diye düşünüyorum.

Siz de zorlu değişim yolculuklarına çıkarken sevdiklerinizin desteğini almalısınız. Bu destek hem zorlu günlerde sizi ayakta tutuyor, hem de zihnindeki öz imajınızı güçlendirebiliyor.

Sonuç

Evet, benim bilişsel uyumsuzluk ve olumsuz öz imajla mücadele yolculuğumun temel adımları bunlardı.

Ama itiraf etmem gerekiyor ki daha yolculuğumun ilk duraklarındayım. 100.000 aboneye ulaşacak kadar disiplinli ve iradeli bir çalışma performansı çizebilecek miyim zaman gösterecek.

Şimdilik tek söyleyebileceğim iyi bir başlangıç yaptığım.

Gelişmeler için beni izlemeye devam edin 😉.

Bir Cevap Yazın