Apple’de Ters Giden Bir Şeyler Var!

Süper karlı ve hala peynir ekmek gibi telefon satan dünyanın en değerli şirketi hakkında olumsuz yorum yazmak biraz ters gelebilir size.

Ama yıllardır olağanüstü ürünlerini büyük bir keyifle kullandığım ve fanatik müşterisi olduğum Apple’in iyiye gitmediğini kendi deneyimlerimle hissediyorum.

Evet son aldığım Apple ürünü olan IPad Pro müthiş bir ürün (saçma sapan kalemi hariç) ama onun dışındaki Apple ürünleri ile olan ilişkilerimde hızlı bir bozulma var. Eski özenli müşteri deneyimini ve harika tasarımları bulamıyorum artık Apple’de. Read more

Çok Başarılı Girişim Fikirlerinin Üç Özelliği

Hangi girişim fikirlerinin büyük potansiyel taşıdığını, hangilerinin ise batmaya mahkum olduklarını tahmin etmek oldukça zor bir zanaat. En başarılı startup yatırımcılarının bile sık sık hata yaptıklarını ve en olmadık fikirler için para batırırken, sonradan harika birer işe dönüşe girişimlere başlangıç aşamasında burun kıvırdıklarını bizzat gözlemleme şansım oldu.

Tecrübem ve girişimcilik konusunda araştırmalarım başarılı bir girişim fikrini tespit etmek için üç kriterin kritik önemde olduğunu gösteriyorlar bana. Tabii ben de pek çok yatırımcı gibi yanılıyor olabilirim. Yine de bu üç kritere birden sahip olan fikirlerin şanslarının daha yüksek olduğunu söyleyebilirim.

1-Kurucuların Kendi Problemlerini Çözmeye Çalışmaları Read more

Üniversitede Girişimciliği Değil “Doğru Dürüst” Şeyleri Öğrenin

 

Koç Üniversitesi MBA programında girişimcilik dersleri veriyorum son 5 yıldır.

İş hayatımın en zevkli deneyimi gencecik insanlarla girişim fikirleri üzerine çalışmak, bazı fikirlerin gerçek birer işe dönüştüğünü, bazılarının ise başarısız olduğunu fakat öğrencilerim için büyük öğrenme fırsatları yarattıklarına şahit olmak.

Gelgelelim bu dersi vermekten ne kadar zevk alsam da, öğrencilerime “ya ne işiniz var girişimcilik dersinde, gidip doğru dürüst bir şeyler öğrensenize!” demekten de alıkoyamıyorum kendimi. Çünkü bana kalırsa üniversite girişimcilik öğrenmek için değil, “doğru dürüst” bir şeyler öğrenmek için muazzam imkanlar sunan bir yer.

Read more

Büyük Bir Fikre Değil, Size Özgü Bir Fikre İhtiyacınız Var

 

Girişimcilik hayalleri kuran pek çok kişi büyük bir fikrin peşindedir. Kimsenin daha önce düşünmediği ama büyük pazar potansiyeli olan bir fikrin…

Eh, bu kadar büyük bir fikri bulmak da pek kolay olmadığına göre oturduğumuz yerde oturmaya devam etmek daha akıllıca olacaktır.

Hele hele bir beyaz yakalıysanız ve tatlı tatlı damlayan bir maaşınız varsa sizi bir anda çok zengin edecek dev bir fikri bulmadığınız sürece salla başı al maaşı denkleminden asla vazgeçmemek gerekir öyle değil mi? Read more

Yaş 45, Yolun Başı, Yeni Şeyler Öğrenmenin Tam Zamanı…

article-2147643-13355863000005dc-184_634x436

Ömrünüzün bir sonunun olduğunu bilmemiz ama ne zaman öleceğinizin belirsizliği insanoğluna lütfedilmiş en büyüleyici çıkmazdır belki de.

Epeyce felsefi tartışmayı da kaldıracak bir çıkmaz bu, ama o tür derin tartışmalara girmek beni aşar. Ben sadece iş hayatı boyutunda ele alacağım meseleyi.

Bugün bir okurumla görüştüm. Bloğumdaki yazılarımdan cesaret alıp benimle iletişime geçen 25 yılın üzerinde devlet hizmeti olan bir kamu çalışanı ile.

Read more

Ya Küçük Kızınız Aşık Olmuşsa Kafanıza Hiç Yatmayan Bir Mesleğe?

whatsapp-image-2016-12-02-at-14-50-30

Bugün İstiklal Caddesi’nde yürürken üzerime üzerime gelen insan kalabalığını gözlemledim. Bu aralar okuduğum kitapların etkisinden olsa gerek “acaba aralarında dünyanın en iyi balerini olacak birisi var mıydı ya da gelmiş geçmiş en büyük bilardocusu?” diye tuhaf düşüncelere daldım.

Oysa çoğunun yüz ifadelerinden, hallerinden, tavırlarından pek de olağanüstü şeyler yapmadıklarını, vasat işlere ve belki de vasat hayat hikayelerine razı olduklarını hissettim. Umarım yanılıyorumdur.

İstiklal Caddesi insanları gözlemlerimi paylaştığım ve bu konuda bir makale yazmak istediğimi anlattığım şahane insan, bana yardım etmek için kısa bir hikaye yazdı. Evet evet şaşırmayın, böyle  insanlar da var bu dünyada:)

Önce o kısa hikayeyi aktarayım size. Zeynep isimli küçük bir kızın kısacık hikayesini…

“Bugün karne günü. Sıcacık yaz tatiline saatler var. Tüm çocuklar okul bahçesine atmış kendini, çığlık çığlığa bir coşku ortalıkta. Read more

Kendi Sesinizle Kendi Şarkınızı Söyleyin Siz!


İnsanları yeniliklere atılmaktan, başka türlü hayatlar denemekten, güvenli ama öldürücü derecede sıkıcı rutinlerinden çıkmaktan alıkoyan neler var?

Daha önceki bir yazımda belirttiğim gibi para bunlardan birisi tabii, ama çareleri var.

Bence esas önemli korku kaynağı insanların yeteneklerine olan güvensizlikleri.

Acaba girişimci olacak vizyona sahip miyim ben?.. Yazar olmak istiyorum da yazabilir miyim ki?.. Bir kafe açmak istiyorum ama işletebilir miyim?.. Aslında hayatımın gerisi boyunca resim yapmak istiyorum ama resimlerimi satabilir miyim ki?..

Read more

Tamam Starbucks Kahvenizi İçin Beyaz Yakalılar, Peki Ama Özgürlük?

6355333036880643221145841396_starbucks-imgopt1000x70

Starbucks Sırasındaki Beyaz Yakalının İkilemi şimdiye kadar blogumda yayımladığım 290 yazının içerisinde en çok tartışılan, yorum alan içeriklerden birisi oldu.  Sırf Linkedin istatistiklerine bakarsak 10.000’e yakın okuma, 300’ün üzerinde beğeni ve 60’a yakın yorum var.

Kimi yorumlar yazıya hak verirken ya da metindeki argümanların üzerine yenilerini eklerken, kimisi de kıyasıya eleştiriyor. Tüm yorumlara teşekkürler öncelikle, gerçekten öğretici ve ufuk açıcı oldular.

Ama çoğu eleştirinin temel bir yanlış anlama üzerine kurulduğunu farkettim ne yazık ki. Yazı beyaz yakalıları tasarrufa teşvik eden, onları savurganlıkla suçlayan, statü delisi bilinçsiz insanlar olduklarını söyleyen, Starbucks gibi küçük zevk kaçamaklarını eleştiren bir yazı gibi algılanmış çok sayıda değerli okurum tarafından.

Oysa kesinlikle maksadım bu değildi.

Read more

Sıkıcı İşlerde Daha Çok Para Kazanırsınız!

money makes you happy

İş hayatı ile ilgili en önemli çıkarımlarımdan birisi kendiliğinden zevkli olan işlere genellikle çok az para ödendiğidir. Eğer herkesin çok yapmak istediği kendiliğinden zevkli bir işi yapacaksanız az para kazanmaya razı olmalısınız.

Kendiliğinden çok zevkli olan fotoğrafçılık, şairlik, yazarlık, felsefecilik, öğretmenlik gibi işleri yapan ya da hentbol gibi popüler olmayan bir spor dalında mücadele eden kişilerin genellikle az para kazandığını bilirsiniz nitekim.

Read more

Gönlümü Verebileceğim İşi Nasıl Keşfederim?


İnsanların ancak gönüllerini verdikleri işte olağanüstü başarılı olabilecekleri çok kuvvetli bir argüman.

Son derece de mantıklı; ister bir girişimci olun, isterseniz bir kariyer savaşçısı, sevdiğiniz işi yapıyorsanız rakiplerinizden daha uzun saatleri, daha büyük bir arzuyla çalışarak ve daha verimli bir şekilde geçirebilirsiniz. Çok çalışma ile başarı arasında da genellikle güçlü bir ilişki olduğuna göre doğru yoldasınız demektir.

Argüman güçlü ve mantıklı ama küçük bir sorunu var: Çoğumuz gönlümüzü verebileceğimiz işi bilmiyoruz ki.

Para Kazanmasam Bu İşi Yapar mıydım?

Bir işi gerçekten çok severek yapıp yapmadığınızı bulmanın kolayı var aslında. Kendinize şu soruyu sorun: “Para vermeseler de bu işi yapmaya devam eder miydim?”. Read more

Başarının Tanımı Size Özel Olmalı

sHepimiz bir şeyler başarmaya çalışıyoruz. Kimimiz başarı konusunda daha iyi sonuçlar alıyor, kimimiz ise başarı oyununda “kaybedenler” kategorisinde yaftalanıyoruz.

Başarı kavramanının hepimiz üzerinde büyük bir baskı unsuru oluşturduğu da kesin.

Bir mezuniyet toplantısına gittiğinizde  fiziksel durumunuzdan, işinizdeki konumunuza, oturduğunuz evden, eşinizin güzelliğine kadar hemen hemen her konuda okul sıralarındaki can arkadaşlarınızla rekabet ettiğinizi itiraf eder misiniz siz de benim gibi?

Read more

Starbucks Sırasındaki Beyaz Yakalının İkilemi


Bir beyaz yakalı olarak hayatınızdan çok memnun olabilirsiniz. Buna asla itirazım yok, eğer mutluysanız tadını çıkartın.

Ama şu bir gerçek ki çoğu beyaz yakalı mutlu değil.

Beyaz yakalıların mutsuzluğu konusunda çok sayıda araştırma var da sizi istatistiklere boğmayım şimdi. Etrafınızdaki beyaz yakalıların bitmeyen sızlanmalarından ve belki de kendinizin çok da zevkli gitmeyen hayatınızdan dolayı zaten durumun farkındasınız.

Read more

Yoksa Siz de Geç Çiçek Açanlardan mısınız?


Pek çoğumuz gençlik yıllarımızda öğrenme yeteneklerimizin daha yüksek olduğuna inanıyor, öğrenmeyi daha orta yaşlarımıza bile ulaşmadan bir kenara bırakıp kendimizi günlük hayatın koşuşturmasına bırakıyoruz.

Bu kadar öğrenmek yeter, şimdi öğrendiklerimizi uygulama zamanımız geldi diyoruz kendi kendimize.

Oysa son dönemde yapılan araştırmalar beynin öğrenme hızında bir miktar gerileme olsa da, yıllar içinde yapılan zihni birikimlerin yeni kavramsal bağlantılar kurmak konusunda yetişkinlere önemli avantajlar sağladığın ortaya koyuyor. Öğrenmenin yaşı yok anlayacağınız.

Read more

Okullarda Çocuklara Ayrılık Acısı ile Başa Çıkmayı Neden Öğretmiyorlar?

o-couple-breaking-up-facebookBurası benim hem profesyonel, hem de amatör bloğum.

Evet bir yandan tutkum olan işlerle ilgili konularda paylaşımlar yapmayı seviyorum. Ama bir yandan da bir insanım ben ve duygularım var. Duygularından arındırılmış bir robot danışman değilim ki en nihayetinde.

İşte bugün sizinle dertleşmek istiyorum biraz. Yarı amatör, yarı profesyonel bir yazı var aklımda. Biraz da uzun sürecek gibi. Umarım anlayış gösterirsiniz.

“Hayat siz başka planlar yapmakla meşgulken olanlardır” diyor John Lennon .

Read more

Şahane İnovasyon: Kısa Hikaye Otomatı


İstanbul gibi bir trafik cehenneminde insanların yolculukları esnasında daha keyifli, yararlı ve verimli vakit geçirmelerini sağlayacak inovasyonlar lazım. Fransız yolcuların kullanımına açılan “Kısa Hikayeler Otomatı” tam da böyle bir fikir olabilir.

Fikrin sahibi Short Edition isimli bir site. Short Edition yazarlarla okurları internet üzerinden buluşturan bir ortam. 5.000 yazarın 170.000 abone okuyucu ile buluştuğu ve 50.000’e yakın kısa hikayeden oluşan dev bir arşive sahip olan Short Edition, bu dev kütüphaneyi otomatlar sayesinde toplu taşımadan yararlanan Paris’lilerin kullanımına sunuyor. Read more

Hayalsiz ve Öğrenmek İstemeyen Beyaz Yakalılar


Büyük kurumlar çalışanlarına mis gibi eğitimler sunuyorlar. Ben de yıllardır ekmeğimi büyük kurumların yarattığı bu sektörden çıkarıyorum çok şükür.

Lakin şu bir gerçek ki eğitimlere katılan beyaz yakalıların çok büyük bir kısmı eğitime bir şeyler öğrenmek için gelmiyor. Hele kişinin eğitime kendi seçimi ile değil de yöneticisinin ataması ile gelmesi durumunda sıfıra yakın öğrenme gerçekleşiyor diyebilirim.

Read more

Dünya’nın En Büyük 11. Ekonomisi: MIT Üniversitesi 


Bill Aulet’in “Disciplined Entrepreneurship” isimli kitabını okuyorum bu aralar. MIT’de öğretim görevlisi olan Aulet’in kitabı inovatif fikrini başarılı bir işe dönüştürmek isteyen insanlar için kesinlikle bir başucu kaynağı.

Kitap MIT üniversitesinin Amerika’daki girişimciliğe verdiği desteği büyüleyici rakamlarla ortaya koyuyor.

Read more

Ya Dünyayı Değiştirirseniz ve Kimse Farketmezse?

9İnovasyona gönül veren insanlarda gördüğüm en önemli ortak özelliklerden birisi “paraya” değil “faydaya” odaklanmaları. İnsanlara, dünyaya, çevremize faydaya… Silikon vadisi girişimcilerinin sık sık kullandığı bir cümle var zaten; “amacımız dünyayı daha iyi bir yer haline getirmektir”.

Bazı girişimcilerin bunu sadece bir pazarlama sloganı olarak kullandığını düşünsem de Google gibi şirketlerin dünyayı değiştirmek konusundaki çabalarını çok gerçekçi buluyorum açıkçası.

Yalnız dünyayı değiştirme iddiasındaki inovatörlerin ve girişimcilerin göz önüne almaları gereken acı bir gerçek var: İnsanlar muhtemelen dünyayı değiştirdiğinizi farketmeyecekler, hatta umursamayacaklar bile. Read more