E-Kitap Okuyucusu Satışları Düşüyor ve Bu Çok İyi Bir Şey (2 Dakikalık Okuma)

Dijitalleşmenin hangi sektörleri tamamen yıkacağı, hangilerini ise kökten değiştireceği her zaman heyecanlı bir tartışma konusu benim için. Bu konuda bazen yanılıyor, bazen ise sandığımdan da haklı çıkıyorum. 

E-kitapların ve e-kitap okuyucularının pek de gelecekleri olmadığını tahmin ediyordum mesela. Ve bu konuda haklı çıktım.

2011 yılında zirveye ulaşan ve 23.6 milyon adet satılan e-kitap okuyucusu cihazların o şanlı günlerinden eser kalmamış durumda. 2016 yılında küresel e-kitap okuyucusu satışları 7.1 milyona kadar gerilemiş durumda.

E-kitap satışları da çakılmış durumda bu arada. Örneğin 2016’da İngiltere’de e-kitap satışlarında %4’lük düşüş olurken basılı kitaplarda satış artışı %7’yi bulmuş durumda.

Başka bir yazımda plak satışlarındaki artışın üzerinde de durmuştum hatırlarsanız. Anlaşılan o ki insanlar bazı ürünlerle olan ilişkilerini soğuk ekranlara teslim etmeye razı değiller. Ve bence bu insanlık hakkında umut verici bir gelişme.

Fiziksel bir kitabı elinizde tutarken, sayfalarını koklarken, satırlarının üzerini çizer, sağına soluna notlar alırken hissettiklerinizi e-kitaplar asla sağlayamıyorlar.

Kitabı tamamladıktan sonra kapağını kaparken yaşanan zafer duygusu ya da sevdiğiniz yazarın tüm kitaplarının kütüphanenizde dizili halinin verdiği tuhaf huzura ne demeli peki?

İnsanız biz.

Dokunmaya, koklamaya, biriktirmeye, paylaşmaya ihtiyacımız var.

Evet dijitalleşme bazı alanlarda büyük rahatlık sağlıyor ve bizi otomobiller ya da televizyonlar gibi saçma ürünlerden kurtarıyor. 

Ama plaklarımız ve kitaplarımızın yarattığı duygu patlamasını yerini alacak ekranlar yaratılmadılar daha.