2019 Hedefim: Dijital Minimalizm

Dijital dünyayı seviyorum.

Burada müthiş insanlarla tanışıp, harika bilgilere bedavaya ulaşıyor ve kendimi fikirlerimi geniş topluluklara anlatma fırsatını buluyorum.

Ama şu da bir gerçek, dijital dünyaya kendimi aşırı kaptırdığım anlar da var. Bazen ekranın karşısında o kadar çok verimsiz zaman geçiriyorum ki.

Üstelik mesele sadece ekran zaman da değil.

Bazı dijital ortam içerikleri o kadar zehirleyici ki.

İlgi çekmek isteyenler sürekli olarak felaket haberciliği yapıyorlar mesela. Sürekli onları okursanız ya buralardan çekip gitmeniz, ya kabuğunuza çekilip dünyayla ilişkinizi kesmeniz gerekiyor.

İşte bu nedenle 2019 yılında kendime koyduğum en önemli hedef dijital minizmalizm olacak.

Dijital minimalizm, sanal dünyanın sunduğu nimetlerden alabildiğine yararlanmak ama verimsiz zaman harcatan ya da kendinizi kötü hissettiren platform ve içeriklerden uzak kalmak anlamına geliyor benim için.

Geçenlerde denk geldiğim fotoğraftaki medya piramidi iyi bir yol gösterici olabilir dijital minimalizm için.

Piramitin tabanı size iyi gelecek medya ve aktivite kaynaklarını sıralarken, en tepede sizi en olumsuz etkileyecek ortamlar var.

Tabii bu piramit ABD vatandaşları için hazırlanmış. Acaba bizim için de böyle bir piramit hazırlansaydı en tepeye kimleri ve hangi kuruluşları koymak gerekirdi.

Gerçi benim aklımda bir kaç isim var ama…

Neyse olsumsuz mesajlar yaymayalım şimdi.

Dijital minimalizm fikri umarı sizlerin de hoşuna gider.

E-Kitap Okuyucusu Satışları Düşüyor ve Bu Çok İyi Bir Şey (2 Dakikalık Okuma)

Dijitalleşmenin hangi sektörleri tamamen yıkacağı, hangilerini ise kökten değiştireceği her zaman heyecanlı bir tartışma konusu benim için. Bu konuda bazen yanılıyor, bazen ise sandığımdan da haklı çıkıyorum. 

E-kitapların ve e-kitap okuyucularının pek de gelecekleri olmadığını tahmin ediyordum mesela. Ve bu konuda haklı çıktım.

2011 yılında zirveye ulaşan ve 23.6 milyon adet satılan e-kitap okuyucusu cihazların o şanlı günlerinden eser kalmamış durumda. 2016 yılında küresel e-kitap okuyucusu satışları 7.1 milyona kadar gerilemiş durumda.

E-kitap satışları da çakılmış durumda bu arada. Örneğin 2016’da İngiltere’de e-kitap satışlarında %4’lük düşüş olurken basılı kitaplarda satış artışı %7’yi bulmuş durumda.

Başka bir yazımda plak satışlarındaki artışın üzerinde de durmuştum hatırlarsanız. Anlaşılan o ki insanlar bazı ürünlerle olan ilişkilerini soğuk ekranlara teslim etmeye razı değiller. Ve bence bu insanlık hakkında umut verici bir gelişme.

Fiziksel bir kitabı elinizde tutarken, sayfalarını koklarken, satırlarının üzerini çizer, sağına soluna notlar alırken hissettiklerinizi e-kitaplar asla sağlayamıyorlar.

Kitabı tamamladıktan sonra kapağını kaparken yaşanan zafer duygusu ya da sevdiğiniz yazarın tüm kitaplarının kütüphanenizde dizili halinin verdiği tuhaf huzura ne demeli peki?

İnsanız biz.

Dokunmaya, koklamaya, biriktirmeye, paylaşmaya ihtiyacımız var.

Evet dijitalleşme bazı alanlarda büyük rahatlık sağlıyor ve bizi otomobiller ya da televizyonlar gibi saçma ürünlerden kurtarıyor. 

Ama plaklarımız ve kitaplarımızın yarattığı duygu patlamasını yerini alacak ekranlar yaratılmadılar daha.