Koronavirüs Günlerinde 5 Kritik Liderlik Davranışı

(Okuma Süresi: 3 Dakika)

Küresel salgının yarattığı endişe, korku ve belirsizlik ortamında insanlar cevaplar için liderlerine dönüyor, güçlü liderlere her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyuyorlar.

Lider olmak demek, binlerce kişinin çalıştığı bir şirketin CEO’su ya da sahibi olmak demek değil bu arada. Hangi seviyede bir yönetici, hangi büyüklükte bir işletmenin  sahibi olursanız olsun siz bir lidersiniz. 

Ve liderliğin hakkını vermelisiniz. Özellikle de lider boşluğunu hiç kaldırmayan bugünlerde.

Bugün korona virüsü gibi felaketlerin gündemi belirlediği ortamlarda nasıl bir liderliğe ihtiyaç duyulduğunu, Gallup grubunun yaptığı bir araştırmanın ışığında yazdım. 

Yazıyı okurken bir liderseniz kendinizi, bir çalışansanız de amirlerinizi ve şirketinizi zihninizde değerlendireceğinize eminim. O nedenle yorumlarınızı heyecanla bekliyorum.

Read more

Liderlerin(!) Ekonomik Kriz Yönetimi Rezillikleri

(Okuma Süresi: 3 Dakika)Ekonomik yavaşlama yöneticilerin en kötü yönlerini ortaya çıkaran bir turnasol kağıdı vazifesi görüyor bugünlerde.

İşlerin iyi gittiği zamanlarda ‟en iyi işveren markası‟ türü yarışmalara olmadık paralar döken, insan kaynakları uygulamalarının katıldıkları yarışmalarda aldığı ‟ödüllerle‟ kasım kasım kasılan sözde liderlerin gerçek yüzünü görüyoruz üzülerek.

Kriz yönetmeyi ilk etapta insan kaynaklarına ayrılan tüm bütçeyi kısmak olarak gören bu yönetici tipleri, eğitimden, işe alıma, motivasyon programlarından, maaş zamlarına kadar her alanda sert tasarrufların peşindeler.

Ekonomideki gidişatın bazı önlemleri zorunlu kıldığını yadsıyacak değilim elbette. Ama acaba ilk önlemler bunlar mı olmalı? 

Onca liderlik dersini, excel tablolarında tasarrufçuluk simülasyonları oynamak için mi aldı bu insanlar. 

Hakikaten yapılacak daha iyi bir şeyler yok mu?

Read more

Mesele Mutluluk Değil Yeğenim, Mesele Anlam…

(Okuma Süresi: 4 Dakika)
Pek çok büyük kurum iş yerinde mutluluğu artırmanın yollarını araştırıyor. Mutlu çalışanların daha verimli, daha adanmış ve daha sadık olacaklarına dair onlarca araştırma sonucunun tetiklediği bir eğilim bu.

Çalışanlarınızın mutlu olması sadece ticari nedenlerle değil, insani nedenlerle de önemli, kim insanların mutlu olmasını istemez ki? Sırf bu nedenle bile iş yerinde mutluluğu artıracak çalışmaları destekliyorum elbette.

Öte yandan bir kurumun en azından mutluluk artırıcı faaliyetlere ayırdığı kadar kaynağı, çalışanların işlerinde bulacakları “anlamı” güçlendirecek uygulamalara da ayırması gerektiğini düşünüyorum. Aksi takdir de çalışanları Umutsuz Ofis İnsanları olmaktan kalıcı olarak kurtarmanız mümkün değildir.

Read more